'Halkın olacak' dediler, özel firmaya devrettiler: Ilıca'ya 950 TL giriş ücreti konuldu!
Orhangazi'de seçim dönemlerinde "köylünün olacak" vaatleriyle gündeme gelen Keramet Ilıcası özel işletmeye devredilince lüks oldu. Giriş ücreti 950 TL'ye fırlayan tesise dışarıdan yiyecek sokmak da yasaklandı.
GAZETE PENCERE - Bursa Orhangazi’de, Kerametli köylünün yıllarca "Ilıca bizimdir, halkındır" diye sesini duyurmaya çalıştığı tesis yaklaşık 3,5 yıl sonra 19 Temmuz'da açıldı.
AK Partili Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, tesisin yapım sürecinde "Hem bölge halkı hem Orhangazi hem de yurt dışındaki vatandaşlarımızın kullanabileceği bir yer olacak" vaadinde bulunmuştu.
2021 yılında yap-işlet-devret modeliyle işletme hakkı özel bir firmaya devredilen, seçim dönemlerinde ise "yine köylünün olacak" diye kürsülerden vaatler yağdırılan o Ilıca'ya bugün 950 TL ile karşılığında girilebiliyor. Tesis özel işletmeye geçince, köylünün şifalı suyu yine "lüks"e dönüştü.

"KÖYLÜNÜN ILICASI" DEDİLER, 950 TL GİRİŞ ÜCRETİ KOYDULAR
Geçmişte herkesin bütçesine uygun olan Ilıca için belirlenen yeni fiyatlar köylünün tepkisini çekti.
Tesisin açıkladığı yeni tarife, bölge halkı için bir "giriş ücreti" değil, adeta bir "giriş yasağı" haline geldi. 13 yaşından büyük herkes için kapı 950 TL'den açılıyor. 5-12 yaş arasındaki çocuğunu kaplıcaya sokmak isteyen bir anne babanın kişi başı 550 TL ödemesi gerekiyor.
Aile jakuzisini tercih edenler içinse fatura daha da kabarıyor. 30 dakikalık kullanım 1.200 TL, 60 dakikası ise 2 bin TL. Basit bir hesapla; iki yetişkin ve iki çocuktan oluşan bir aile, sadece giriş için yaklaşık 3 bin TL'yi gözden çıkarmak zorunda. Aile jakuzisi de işin içine girince, bu rakam 5 bin TL’yi aşıyor.
DIŞARIDAN YEMEK GETİRMEK YASAK
Sadece giriş ücretiyle de bitmiyor. Vatandaşın bütçesine bir darbe de "içeriye dışarıdan yiyecek getirmek yasak" kuralıyla vuruluyor. Yani köylü, kendi toprağından fışkıran şifalı suya girmek için hem para ödeyecek, hem de karnını doyurmak için yine o işletmenin fahiş fiyatlı yemeklerine mahkum edilecek.

Bölge sakinleri bu duruma, sosyal medya hesaplarından "Bu ücretlerle Ilıca’ya girmemiz mümkün değil. Köylü kendi Ilıcasına giremeyecek" sözleriyle tepki gösteriyor.
NE OLMUŞTU?
Belediye yönetimi, "hizmet" adı altında köylünün ortak varlığını sermayeye aktardı. Eskiden köylünün emeğiyle işlediği ve ortak kullanımında olan bu tesis, önce belediye tarafından kamulaştırılarak mülkiyetine alındı. 2021 yılında ise işletmesi için özel bir şirkete devredildi.
Bu süreç sonunda köylü, nesillerdir ekip biçtiği topraklardan uzaklaştırılarak kendi yurdunda fahiş fiyatlardan dolayı neredeyse misafir bile olamayacak bir noktaya itildi.
Kaynak:Halk TV - Özge Esen