Yer Tunceli: Madencilik nedeniyle üç bin metrelik dağ, 60 yılda yok oldu

Yaklaşık 60 yıldır krom madenciliğinin sürdürüldüğü Tunceli’nin Pülümür ilçesindeki Bağır Paşa Dağı, yıllar içinde dev bir maden çukuruna dönüştü.

Yer Tunceli: Madencilik nedeniyle üç bin metrelik dağ, 60 yılda yok oldu

Kemal Özer

GAZETE PENCERE - Tunceli’nin 3 bin 300 metre rakımla en yüksek ikinci dağı olan Bağır Paşa’da onlarca yıldır süren faaliyetler, madenciliğin doğayı nasıl geri dönülmez biçimde değiştirdiğini bütün açıklığıyla gözler önüne serdi.

Bugün faaliyetlere ara verilmiş olsa da, dağın zirvesinde oluşan büyük tahribat hâlâ bütün çıplaklığıyla duruyor. Bölge halkının ve doğa savunucularının ortak talebi ise faaliyetlerin geçici olarak değil, tamamen durdurulması.

Bağır Paşa Dağı yalnızca yüksek rakımıyla değil, barındırdığı zengin yaşam alanlarıyla da Tunceli’nin en önemli ekolojik bölgelerinden biri. Şamua, bezuvar dağ keçisi, vaşak, ur kekliği ve yüzlerce endemik bitki türüne ev sahipliği yapan dağ, dönem dönem görüldüğü belirtilen Anadolu parsının yaşam alanları arasında da gösteriliyor.

bagir-pasa-dagi-degisimin-uzaktan-gorunme-ali-2

Yıllardır devam eden madencilik faaliyetleri ise yalnızca dağın siluetini değil, bölgenin meralarını, su kaynaklarını ve yaban hayatını da geri dönülmesi güç biçimde tahrip ediyor.

Bağır Paşa Dağı’ndaki madencilik faaliyetlerinin başlangıcı 1970’li yıllara kadar uzanıyor. Ancak Pülümür Belediyesi dahil kazıların ne zaman başladığına ilişkin resmi ve net bir kayıt yok.

EKMEĞİMİZ MERALAR

Yaylacılar, madenciliğin en büyük etkisinin meralar üzerinde hissedildiğini anlattı.

Elazığ’ın Karakoçan ilçesinden 1970’li yıllardan bu yana her yaz bölgeye hayvanlarını otlatmaya gelen Ahmet Akdağ, geçim kaynaklarının tamamen hayvancılığa bağlı olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Yol falan kalmamış. Burada bir şey kalmamış. Yaklaşık 45 sürü sahibi bu meralardan geçiniyor. Bu meralar olmazsa hayvancılık da olmaz.”

Çemişgezek ilçesine bağlı Sarıbalta Köyü’nden yaylacılık yapmak için Bağır Paşa’ya gelen Bekir Karayıldırım da meraların her geçen yıl biraz daha daraldığını belirterek, bölgedeki doğal yaşamın korunmasının hayvancılığın geleceği açısından zorunlu olduğunu ifade etti.

Bölgede yaşananları uzun yıllardır takip eden Avukat Kenan Çetin, Bağır Paşa Dağı’nın yalnızca madencilik yapılan bir alan olmadığını, aynı zamanda önemli su kaynaklarını ve yaylaları barındırdığını hatırlattı.

Çetin, Karagöz bölgesinde yürütülen doğa mücadelesi ile Sekasur’daki pomza madeni girişimine karşı verilen mücadelenin önemli deneyimler oluşturduğunu belirterek, Bağır Paşa için de benzer bir toplumsal sahiplenmenin gerekli olduğunu ifade etti.

Tunceli’de bin 100’ün üzerinde ailenin geçimini yaylacılık faaliyetlerinden sağladığını hatırlatan Çetin, meraların yok edilmesinin yalnızca doğayı değil, bölge ekonomisini ve kırsal yaşamı da doğrudan etkileyeceğini vurguladı.

bagir-pasa-dagi-2024-yilinda-sondaj-makinelerinin-konumlandirilmasi-2

BARO’NUN MÜCADELESİ

Öte yandan Tunceli Barosu da Bağır Paşa Dağı’ndaki krom madenciliğine karşı bir süre önce hukuki süreç başlattı. Baro, Pülümür ilçesine bağlı Şampaşa, Karaderbent ve Kırklar köyleri sınırlarında yürütülen madencilik faaliyetlerinin durdurulması talebiyle önce Tunceli Valiliği’ne başvurdu. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü 28 Ekim 2025 tarihli kararıyla başvuruyu reddetti.

Ret kararının 31 Ekim 2025’te tebliğ edilmesi üzerine baro, 23 Aralık 2025’te Erzincan İdare Mahkemesi’nde iptal davası açtı.

Dava dilekçesinde, proje alanının 25 hektarın üzerinde olmasına rağmen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu hazırlanmadan faaliyete başlandığı, Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altındaki yaban keçisi, vaşak ve Anadolu parsı gibi türlerin yaşam alanlarının zarar gördüğü, Pülümür Çayı’nın “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsünün göz ardı edildiği ve faaliyetlerin 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı’na aykırı olduğu belirtildi.

bagir-pasa-dagi-kaziya-bagli-olusan-devasa-obruklar-13

Baro ayrıca bölgede halk açısından kutsal kabul edilen Bağırê Sipi Ziyaretgâhı’nın bulunduğunu, Pülümür Vadisi’nin ise bilimsel ve doğal özellikleri nedeniyle istisnai evrensel değere sahip alanlardan biri olduğunu vurgulayarak, idarenin ret kararının yürütmesinin durdurulmasını ve iptal edilmesini talep etti.

Yaklaşık 60 yıldır devam eden madencilik faaliyetlerinin ardından bugün Bağır Paşa Dağı’ndan geriye büyük bir tahribat kaldı. Bölge halkı, yaylacılar, doğa savunucuları ve hukukçular ise aynı noktada buluşuyor: Tunceli’nin en önemli yaşam alanlarından biri olan Bağır Paşa’nın daha fazla tahrip edilmeden kalıcı olarak korunması gerekiyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar