ABD ile İran savaşı sonrası Çin’in planı ne?
ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkesi uzatmasının ardından Çin, Orta Doğu’nun 'kritik bir eşikte' olduğu uyarısını yaptı. Analistlere göre Pekin, düşük profilli ama stratejik bir çizgiyle savaşı fırsata çeviriyor.
GAZETE PENCERE - Çin Halk Cumhuriyeti makamları tarafından yapılan açıklamada, Orta Doğu’daki mevcut durumun 'kritik bir aşamadan geçtiği' uyarısında bulunuldu. Açıklama, ateşkesin uzatıldığına yönelik haberlerin hemen ardından geldi.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, düzenlediği basın toplantısında, “Bölgedeki mevcut durum, savaş ile barış arasında hassas bir eşikte bulunuyor. Çatışmaların yeniden başlamasını önlemek için tüm çabaların gösterilmesi en yüksek öncelik olmaya devam ediyor” dedi.
Guo, ateşkesin uzatılmasına ilişkin doğrudan yorum yapmaktan kaçınırken, Pekin’in süreçte 'yapıcı bir rol' oynamayı sürdüreceğini belirtti.
PEKİN'İN STRATEJİK YAKLAŞIMI
Analistlere göre Çin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşında düşük profilli ama stratejik bir çizgi izleyerek ekonomik ve diplomatik çıkarlarını koruyor. Pekin yönetimi, tüm taraflarla ilişkilerini sürdürürken 'istikrar sağlayan güç' imajı oluşturmayı hedefliyor ve diğer bir taraftan da savaş sonrası döneme hazırlanıyor.
El Cezire'de yer alan bir analize göre Çin, sahada dramatik hamleler yapmak yerine 'bekle-gör' stratejisiyle hareket ediyor ve ortaya çıkan fırsatları değerlendirerek pozisyon alıyor.
Cumhuriyet’in aktardığına göre, işte, o analizden öne çıkanlar...
ÇİN'İN EN BÜYÜK AVANTAJI
Çin’in en önemli avantajlarından biri de çatışmadaki tüm aktörlerle eş zamanlı ilişkiler yürütebilmesi.
İran’ın en büyük ticaret ortağı ve petrolünün büyük bölümünü satın alıyor
2021’de Tahran ile 25 yıllık kapsamlı stratejik anlaşma imzaladı
Körfez ülkeleriyle son 10 yılda ilişkilerini derinleştirdi
ABD ve İsrail ile de güçlü ticari bağlarını sürdürüyor
Zhejiang Uluslararası Çalışmalar Üniversitesi’nden Ma Xiaolin’e göre Çin, “ABD, İsrail, İran ve Körfez ülkeleriyle aynı anda iyi ilişkiler kurabilen nadir aktörlerden biri.”
SAVAŞ SONRASINA HAZIRLIK
Uzmanlara göre Çin’in bölgedeki temel motivasyonu jeopolitikten çok ekonomi. Ancak çatışmanın tırmanması, Çin için ciddi riskler barındırıyor. Çünkü ülkenin ham petrol ithalatının yüzde 40’tan fazlası Orta Doğu’dan geliyor.
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, savaşın başlamasından ateşkese kadar geçen süreçte 26 telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Özel temsilci Zhai Jun ise bölgedeki aktörlerle çok sayıda temas kurdu.
Buna rağmen Pekin, ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık ateşkesteki rolünü özellikle düşük profilde tutmayı tercih etti. Uzmanlara göre Çin, "barışı destekleyen ama barışın garantörü olmayan" bir pozisyonda kalmak istiyor.
Çin, İran ile Körfez ülkeleri arasındaki dengeyi korumaya çalışırken son derece hassas bir politika izliyor. Aynı zamanda Pekin, savaş sonrası döneme de hazırlanıyor. Analistlere göre Çin’in hedefi, savaş bittikten sonra Körfez’in her iki tarafında da güçlü bir konum elde etmek.
'GİZLİ DESTEK' İDDİALARI
Batı medyasında yer alan bazı iddialar, Çin’in perde arkasında İran’a askeri destek sağlayabileceğini öne sürüyor.
CNN’e göre Pekin, İran’a taşınabilir hava savunma sistemleri göndermeye hazırlanıyor. Financial Times ise İran’ın Çin yapımı bir casus uyduyu ABD üslerini hedef almak için kullandığını iddia etti.
Ancak uzmanlara göre Çin, ABD ile ilişkilerini riske atacak 'açık ve kontrolsüz' adımlar atmaktan kaçınacaktır.
Tüm bu tablo, Çin’in Orta Doğu’daki krizleri doğrudan yöneten değil, yönlendiren ve fırsata çeviren bir aktör olarak hareket ettiğini gösteriyor.
Kaynak:Haber Merkezi