Çernobil işçisi oğlunu savaşta kaybetti
Çernobil faciasının tanıklarından Nikolay Solovyov’un hayatı, radyasyona karşı verdiği “ilk savaş”tan Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinde oğlunu kaybettiği ikinci savaşa uzanıyor.
GAZETE PENCERE - Nikolay Solovyov, 26 Nisan 1986 gecesi Çernobil Nükleer Santrali’nde vardiyadaydı. Patlama anında kaçmak yerine radyasyona karşı “ilk savaşını” vermeyi seçti.
O gece türbin mekanikeri olarak çalışan Solovyov, patlamayı doğrudan duymadığını ancak “deprem gibi hissettiğini” anlattı.
AĞIR RADYASYON HERKESİ ÖLDÜRDÜ
Alarm sesleriyle birlikte reaktöre koştuğunda ağır radyasyona maruz kalan meslektaşlarını gördü. “Biri kusuyordu, biri sedyeyle taşınıyordu, biri de başını kollarına gömmüş haldeydi. Hepsi kısa süre sonra öldü.” dedi.
Patlamanın açtığı dev boşluktan “gökyüzünü” gördüğünü belirten Solovyov, koridorlarda borulardan fışkıran suların aktığını aktardı. Yangına müdahale eden itfaiyecilerin neredeyse tamamı ise daha sonra radyasyon nedeniyle hayatını kaybetti.
“İKİ HAFTAMIZ KALDI”
Gün doğumunda meslektaşlarıyla ne kadar ömürleri kaldığını konuştuklarını söyleyen Solovyov, “İki hafta dayanırız.” diyen bir arkadaşını hatırladı.
Solovyov, o anki düşüncesini “Madem öleceğim, en azından genç ve yakışıklı öleyim.” sözleriyle anlattı.
FELAKET GİZLENDİ, TEMİZLİK BAŞLADI
Sabah vardiyasının ardından Pripyat’a dönen Solovyov, sokakların olağan göründüğünü ancak yolların köpüklü bir maddeyle yıkandığını söyledi. Evine vardığında eşine pencereleri kapatmasını söyledi.
Sovyet yetkililer günlerce felaketi gizlerken, Solovyov santralde kalarak temizlik çalışmalarına katıldı. Patlayan reaktörü kapatan ilk ve ikinci kalkanın inşasında da görev aldı.
Çalışmaya devam etme nedenleri arasında iyi maaş, uzun tatiller ve işin “ilginç” olması olduğunu söyleyen Solovyov, 1986’daki riskli testin Sovyet yönetiminin takdirini kazanmak için yapıldığını savundu.
On binlerce kişinin katıldığı temizlik çalışmalarına dikkat çeken Solovyov, çevredeki yüz binlerce insanın da tahliye edildiğini hatırlattı.
O GECE VARDİYADA OLAN 22 KİŞİDEN SADECE 4'Ü KURTULDU
Tanıdığı birçok kişinin kanserden öldüğünü söyleyen Solovyov, o gece vardiyadaki 22 kişiden sadece dördünün hayatta kaldığını belirtti.
2005 tarihli bir Birleşmiş Milletler raporu ölü sayısını 4 bin olarak açıklarken, Greenpeace bu sayının 100 bine yaklaştığını öne sürdü.
Yüksek dozda radyasyona maruz kalan ve yıllarca sağlık kontrollerinden geçen Solovyov, bugün hala hayatta olmasını genetik yapısına ve sağlıklı yaşamına bağlıyor.
Kiev’in kuzeyindeki Slavutych yakınlarında yaşayan Solovyov, Çernobil Müzesi’nde sergilenen düşürülen Rus dronelarına bakarak “Bu da diğer savaş.” dedi.
“İlk savaşım görünmeyen, kokusuz bir zehre karşıydı.” diyen Solovyov, bölgede insanların “savaştan önce” ve “sonra” derken 26 Nisan 1986’yı kastettiğini ifade etti.
OĞLUNU SAVAŞTA KAYBETTİ
Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgali sırasında Çernobil’e gitmek isteyen Solovyov, köprülerin yıkılması nedeniyle santrale ulaşamadı. Rus güçleri bölgeyi bir ay boyunca işgal etti.
En küçük oğlu Ukrayna ordusuna katıldı ve Eylül 2023’te kaybolduğu bildirildi.
Oğlunun kaybıyla yıkılan Solovyov, çalışacak gücü kalmadığını belirterek erken emekliliğe ayrıldı.
Kaynak:Haber Merkezi