İran Büyükelçiliği'nden Ankara bildirgesine tepki: NATO, İran'a ders veremez
NATO sonuç bildirgesine tepki gösteren İran, "Barışçıl nükleer program ve Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğü ile ilgili asılsız ve siyasi amaçlı iddiaları kesin bir dille reddediyoruz" açıklamasını yaptı.
GAZETE PENCERE - 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da yapıldı.
Zirvenin ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde İran'la ilgili olarak "Müttefikler, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini bir kez daha vurgulamakta ve İran’ı Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisine tam olarak saygı göstermeye çağırmaktadır" ifadelerine yer verildi.
İran'ın Ankara Büyükelçiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, NATO bildirgesine tepki gösterildi.
Açıklamada, "İran İslam Cumhuriyeti, NATO Ankara Zirvesi Bildirgesi'nde yer alan, barışçıl nükleer program ve Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğü ile ilgili asılsız ve siyasi amaçlı iddiaları kesin bir dille reddetmektedir" denildi.
İran'ın nükleer programının barışçıl olduğu savunulan açıklamada, "İran, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'na taraf sorumlu bir devlet olarak, nükleer silahların savunma doktrininde yeri olmadığını sürekli olarak savunmuştur" ifadelerine yer verildi.
ABD'nin saldırıları sonucunda, Hürmüz Boğazı'nda gemilerin seyir güvenliğinin ortadan kalktığı belirtilen açıklama, şöyle devam etti:
"GÜVENLİĞİ TEHLİKEYE ATAN ABD VE İSRAİL SALDIRGANLIĞI"
"İran, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğini ve seyrüsefer özgürlüğünü korumada sürekli olarak sorumlu bir rol oynamıştır. Bölgedeki güvensizliğin temel kaynağı, İran değil, bölge dışı aktörlerin yasa dışı askeri müdahaleleri, provokatif eylemleri ve istikrarsızlaştırıcı politikalarıdır.
Müzakere masasını bombalayan ve diplomasi yerine saldırganlığı seçen İran değil, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail terörist rejimidir."
"NATO ÇİFTE STANDART UYGULUYOR"
"İran halkına karşı saldırganlık eylemlerini destekleyen ve kolaylaştıran NATO, İran'a ders veremez veya bölgesel barış ve güvenlik için politikalar belirleyemez. Bu tür çelişkili ve siyasi güdümlü pozisyonlar ne barışı ilerletir ne de NATO'nun güvenilirliğini artırır; sadece ittifakın çifte standartlarını ortaya koyar.
Egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve ulusal güvenliğini kararlılıkla savunurken, İran diplomasiye, yapıcı angajmana ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın ilkelerine bağlı kalmaya devam etmektedir. Bölgede kalıcı barış ve güvenlik ancak egemenliğe saygı, devletlerin iç işlerine müdahale edilmemesi ve dış baskı ve askeri zorlamadan arınmış gerçek bölgesel işbirliği yoluyla sağlanabilir."
Kaynak:Haber Merkezi