İranlı Tarihçi Ervand Abrahamian: Başarılı olurlarsa sorun Türkiye olacak

New York Şehir Üniversitesi (CUNY) Baruch College Tarih Bölümünden İranlı Tarihçi Prof. Ervand Abrahamian, ABD-İsrail saldırılarının amacının rejim değişikliği olmadığını savundu. Abrahamian,İran’da başarılı olurlarsa, sorun Türkiye olacak" dedi.

İranlı Tarihçi Ervand Abrahamian: Başarılı olurlarsa sorun Türkiye olacak

GAZETE PENCERE - New York Şehir Üniversitesi (CUNY) Baruch College Tarih Bölümünden, İranlı Tarihçi Prof. Ervand Abrahamian ile ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını, sürecin buraya nasıl geldiğini ve bundan sonra neler olabileceğini anlattı.

Evrensel'den Ekim Kılıç'ın sorularını yanıtlayan Abrahamian, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıların amacının rejim değişikliği olmadığını söyledi.

'İSRAİL DEMEK NETANYAHU DEMEK'

Şu anda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının altıncı haftasındayız. İran, bundan önce de onlarca yıldır ABD ve İsrail’in hedefi olmuştu. Ancak işler planlandığı gibi gitmedi, İran direniyor ve aslında şu anda ABD ve İsrail ile pazarlık yapıyor. Mevcut durumla ilgili genel değerlendirmeniz nedir?

1980’den, devrimden sonra, Obama hariç diğer başkanlar, ABD-İran politikasını İsrail’e devretmişlerdi. Bunu Dışişleri Bakanlığında, Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyinde görebilirsiniz. Temelde İran çalıştayları, İran uzmanları yok. İran hakkında hiçbir şey bilen kimse yoktu. Dolayısıyla, Obama dönemi hariç, tutum her zaman şuydu: İran hakkında bir şey öğrenmek istiyorsak, İsraillilere ve Mossad’a sorarız. Ve tabii ki, son yıllarda İsrail demek Netanyahu demek. Netanyahu’nun İran’ı varoluşsal bir tehdit olarak gördüğü açıktı ve bu sadece İslam Cumhuriyeti ile sınırlı değildi. O, İran’ı bir devlet, bir ulus ve İsrail için bir tehdit olarak görüyor ve bu, Ortadoğu’daki Filistinlilere sözde destek veren herhangi bir devletin varoluşsal bir tehdit olduğu yönündeki İsrail’deki genel görüşe uyuyor. Geriye bakarsanız, İsrail, Saddam Hüseyin’i büyük bir tehdit olarak görüyordu, Esad da büyük bir tehdit.

Sözde varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmak için çözümleri o devleti yok etmektir. Irak’ın yok edilmesinde önemli rol oynadılar. Irak artık gerçekten yok. Temelde 3 veya 4 farklı parçaya bölünmüş durumda. Benzer şekilde Libya da artık yok. Suriye de aslında 14 yıldır yok. Gelecekte var olabilir, ama şu anda yok. Dolayısıyla onların çözümü, ya da Netanyahu’nun çözümü, aslında İran’ı yok etmektir.

'İRAN'DAN BİR ULUS YA D DEVLET OLARAK BAHSETMİYORLAR'

İran’dan bir ulus ya da devlet olarak bahsetmiyorlar. İran’ı birçok farklı etnik gruptan oluşan bir ülke olarak görüyorlar. Yani Kürtler, Beluçiler, Araplar, Azeriler. Yani temelde tüm bunlar var, ülkenin etnik gruplara bölündüğü, rejimin kırılgan olduğu ve eğer rejimin başını vururlarsa, tüm devletin çökeceği fikri. İşte Trump’a sattıkları şey buydu: Kısa bir savaş yaparsanız, liderliği devre dışı bırakırsanız, ülke parçalanır. Rejim değişikliği terimini kullanıyorlar. Ancak devralacak alternatif bir rejim olmadığını bilecek kadar da zekiler. Dolayısıyla asıl amaçları rejim değişikliği değil, devletin yıkılmasıydı.

'İRAN'DA BAŞARILI OLURLARSA SORUN TÜRKİYE OLACAK'

Bu, İsrail’in Filistinlilere yönelik politikası hakkında her zaman düşünülmüş bir şeydir. İlk başta Filistinliler diye bir şeyin olmadığını söylediler. Sonra, Filistinliler var ama dışarıdan birinin desteği olmasaydı Filistin sorunu kolayca çözülebilirdi diye tartıştılar. Uzun bir süre Mısır’daki Nasır olmasaydı Filistin sorunu ortadan kalkardı diye savunuldu. Sonra Nasır gitti. Ardından Sovyetler Birliği oldu. Sovyetler Birliği ortadan kalktı. Sonra sorun Saddam Hüseyin ve Esad oldu. Onlar da ortadan kalktı. Şimdi sorun İran. Yani, İran’da başarılı olurlarsa, sorun Türkiye olacak. Çünkü temelde Filistin sorununa neden olan her zaman dışarıdan bir şey olmak zorunda. Çünkü Filistin sorunu olduğunu kabul etmiyorlar. İşte bu konular Filistin meselesiyle aslında bu şekilde bağlantılı.

Haberin tamamı

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar