2026, kalıcı toparlanmaya işaret etmiyor: Küresel iflaslarda artış sürecek
Allianz Trade 2026 yılının ilk Küresel İflas Raporu’nda iflasların 2025 yılını çoğu ülkede artış eğilimiyle tamamladığını ortaya koydu. 2025 için ilk veriler, ekonomistlerin ticari iflaslarda küresel olarak yüzde 6'lık artış beklentisini doğruluyor.
GAZETE PENCERE - Allianz Trade 2026 yılının ilk Küresel İflas Raporu’nu yayınladı. Rapora göre iflaslar 2025 yılını çoğu ülkede artış eğilimiyle tamamladı. 2025 yılı için ilk veriler, ekonomistlerin ticari iflaslarda küresel olarak yüzde 6'lık artış beklentisini doğruluyor.
Yüzde 6 ile Batı Avrupa küresel artış eğilimine en çok katkı sağlayan bölge olmaya devam ederken, birçok Asya ülkesi ise iflaslarda çift haneli artış kaydetti. Çoğu gelişmiş ekonomide iflaslar, pandemi öncesi rakamları belirgin şekilde aştı.
Dünyada ticari alacak sigortası devi Allianz Trade her yıl hazırladığı iflas raporunu 2026 yılının ilk aylarında güncelledi. Rapora göre zaten yüksek seviyelerde olan ticari iflaslar, 2025 yılını çoğu ülkede artış eğilimiyle tamamladı.
TİCARİ İFLASLAR YÜZDE 6 ARTTI
Allianz Trade İflas Raporuna göre küresel olarak, ticari iflaslardaki artış eğilimi, halihazırda yüksek seviyelere ulaşmış olmasına rağmen çoğu ülkede devam ediyor.
2025 yılına ait resmi rakamlar henüz tüm ülkeler için açıklanmamış olsa da şu ana kadar elde edilen veriler, Allianz Trade tarafından yayınlanan önceki Küresel İflas Raporu'nda vurgulanan eğilimleri doğruluyor ve bazı istisnalar dışında, ticari iflaslarda küresel artış eğilimi devam ediyor.
Aralık ayı için en son 33 ülkedeki resmi iflas kayıtları ve önceki aylardakilerin, 25 ülkede iflaslarda hala yıl başından bu yana artış kaydedildiği ve bunların 14’ü gibi önemli bir kısmında çift haneli artışlar yaşadığı bilgisi raporda veriliyor.
Rapora göre; 2025 yılının dördüncü çeyreği için geçici rakamlar, Batı Avrupa'nın yıllık yüzde 9 artışla üst üste on dokuzuncu çeyrekte de küresel iflas artışlarına en çok katkı sağlayan bölge olmaya devam ettiğini gösteriyor.
Orta ve Doğu Avrupa’nın yüzde 15, Latin Amerika’nın yüzde 4 ve Asya-Pasifik’in ise yüzde 7 ile iflaslarda hala belirgin bir ivme kaydettiği de raporda verilen bilgiler arasında.
KÜRESEL İFLASLARDAKİ ARTIŞ SÜRECEK
Allianz Trade’in uzman ekonomistleri 2026-2027 yıllarında da yüksek iflas seviyelerinin sürmesini bekliyor.
Küresel iflasların 2026 yılında da artmaya devam ederek üst üste beşinci yıl artmış olacağını belirten uzmanlar; artış hızı küresel ortalama olarak yüzde 3’e gerilese dahi iflasların azaldığı çoğu ülkeye göre bu oranın yüksek kalacağı görüşüne raporda yer veriyor.
Raporda, 2027 yılında ise iflasların daha yaygın hâle geleceği ancak sınırlı da olsa yüzde 1 gibi bir düşüş eğiliminin başlayacağı belirtiliyor.
Ödeme alamama riski nedeniyle alıcı iflaslarından ve tedarik zinciri kesintilerinden kaynaklanabilecek tedarikçi iflaslarından dolayı, kritik müşteri ve tedarikçilerin yakından takip edilmesi gerektiği raporda vurgulanıyor.
Büyük firmaların da iflaslara karşı bağışıklığı yok
Allianz Trade Küresel İflas Raporu’na göre büyük firmaların da iflaslara karşı bağışıklığı yok. 2025'in son çeyreğinde 147 vaka ve tüm yıl boyunca 475 vaka, yani her 18 saatte bir vaka gerçekleşerek rekor sayıda büyük çaplı iflas vakası kaydedildiği de raporda yer alıyor.
Batı Avrupa bölgesindeki cirosu 50 milyon euroyu aşan büyük şirketlerin iflaslarının uzmanların iç raporlamalarındaki yerini aldığı belirtilirken hem iflas sayılarındaki artış hem de 311 vaka ile vaka sayısı bakımından küresel sıralamada Batı Avrupa’nın başı çektiğine raporda değiniliyor.
Bununla birlikte, ölçek bakımından en büyük vakaların çoğunun Amerika ve Çin’de gerçekleştiği ve yılın en büyük 20 iflas vakasından 17'sinin bu ülkelerde görüldüğü vurgulanıyor.
Raporda, büyük şirketlerin genellikle, küresel parçalanma ve değişen ticaret modelleri, jeopolitik gerilimler, dijital dönüşüm ve çeşitli sektörlerde yapısal dönüşümler gibi küresel sorunlara daha fazla maruz kaldığı belirtiliyor.
Bu nedenle bu durumun tedarikçiler ve alt yükleniciler üzerinde yaratacağı domino etkisi riskinin dikkate alınması gerektiği tavsiyesinde bulunuluyor.
Kaynak:Ekonimim