AB-MERCOSUR anlaşması Türkiye'yi nasıl etkileyecek?
AB–MERCOSUR anlaşmasına Türkiye taraf değil ama Gümrük Birliği nedeniyle AB üzerinden dolaylı ticaret baskısı ve AB pazarında özellikle tarımda artan rekabetle karşı karşıya kalması bekleniyor.
GAZETE PENCERE - Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa çok önemli bir misyon için bugün Paraguay'da. Güney Amerika Ortak Pazarı (Mercado Común del Sur - MERCOSUR) ile AB arasında 25 yıl müzakere edilen serbest ticaret anlaşması (STA), nihayet törenle MERCOSUR dönem başkanlığını yürüten Paraguay'da imzalanıyor.
Anlaşma; AB ile MERCOSUR üyesi Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay'ı kapsayan ve 700 milyondan fazla nüfusun yaşadığı bölgeleri birbirine bağlayan, dünyanın en büyük serbest ticaret alanlarından birini oluşturmayı hedefliyor. Bolivya da MERCOSUR grubuna dahil olsa da başlangıçta anlaşmanın bir parçası olmayacak.
25 yıldır müzakere edilen anlaşma; Fransa ve Polonya gibi bazı ülkelerin itirazlarına rağmen AB üyesi 27 ülkenin 21'inin nitelikli oy çokluğuyla geçen hafta kabul edilmişti.
Türkiye'de ise asıl tartışma, masada olmadığı halde ülkenin bu anlaşmanın sonuçlarından etkilenip etkilenmeyeceği sorusu etrafında şekilleniyor. Uzmanlara göre Türkiye, AB ile Gümrük Birliği ilişkisi nedeniyle anlaşmanın doğrudan tarafı olmasa da, özellikle tarım ve sanayi ürünlerinde rekabet dengelerini değiştirebilecek bir tabloyla karşı karşıya kalabilir.
TÜRKİYE NEDEN ETKİLENİYOR?
DW Türkçe'de yer alan habere göre, anlaşma kapsamında AB ile MERCOSUR arasında ticareti yapılan malların yaklaşık yüzde 91'inde gümrük vergilerinin kaldırılması planlanıyor. AB Komisyonu'nun hesaplamalarına göre, AB'nin MERCOSUR ülkelerine yıllık ihracatı bu sayede yüzde 39 oranında, yani yaklaşık 49 milyar euro büyüme kaydedebilir. 2024 itibarıyla iki taraf arasındaki ticaret hacmi 111 milyar euroyu bulmuş durumda.
Türkiye açısından tartışmanın merkezinde ise Gümrük Birliğiyer alıyor. DW Türkçe'ye konuşan Kocaeli Sanayi Odası ve İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, AB'nin serbest ticaret ağının Türkiye ile uyumsuz biçimde genişlediği görüşünde. Zeytinoğlu, "AB ve Türkiye'nin STA'ları arasında bir dengesizlik bulunuyor. AB'nin STA'ları 80'e yakınken Türkiye'nin 24 STA'sı yürürlükte bulunuyor" diyor.
Bu dengesizliğin Türkiye açısından dezavantaj yarattığını vurgulayan Zeytinoğlu, MERCOSUR anlaşmasının ölçeğinin bu sorunu daha görünür hale getirdiğini belirtiyor. Anlaşmanın dünyanın en büyük serbest ticaret alanını oluşturacağını tekrarlayan Zeytinoğlu, "Türkiye gümrük birliği partneri olduğu için bundan doğrudan etkileniyor" diye ekliyor. Zeytinoğlu'na göre, AB ülkelerinin MERCOSUR ülkeleri pazarına engelsiz erişimi söz konusu iken "Türkiye bu haklardan yararlanamayacak." Bu durumun "hem AB üzerinden dolaylı ticaret baskısı" hem de "AB pazarında özellikle tarım açısından artan rekabet" anlamına geldiğini söylüyor.
DÜNYANIN EN BÜYÜK SERBEST TİCARET ANLANI NASIL ŞEKİLLENİYOR?
Anlaşmanın içeriğine bakıldığında; AB ülkeleri MERCOSUR ülkelerine daha çok otomobil ve kimyasal ürünler ihraç ederken, Güney Amerika'dan ağırlıklı olarak tarım ürünleri ve ham madde ithal ediliyor. Anlaşmanın Avrupa'nın ilaç, makine sanayi ve otomobil endüstrisi için büyük avantajlar sağlayacağı öngörülüyor. Otomobil sektöründe MERCOSUR ülkelerine uygulanan yüzde 35'e varan gümrük vergilerinin kaldırılması bu avantajlardan biri olarak görülüyor. Buna karşılık; sığır ve tavuk eti gibi bazı tarım ürünlerinde AB iç pazarını korumak amacıyla kota ve ek güvence mekanizmaları da anlaşmaya dahil edildi.
Kocaeli Sanayi Odası ve İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Zeytinoğlu'na göre Türkiye açısından asıl kırılgan alan tarım: "Özellikle tarım ürünlerinde bu baskıyı hissedebiliriz" endişesini dile getiriyor. Tarım ürünlerinin Gümrük Birliği'ne dahil olmadığını, ancak işlenmiş tarım ürünlerinin kapsama girdiğini hatırlatan Zeytinoğlu, Ortaklık Konseyi'nin 1/98 sayılı kararıyla tarımda serbestleşmenin zaten uzun süredir hedeflendiğini de anımsatıyor.
Bu karara göre AB ile Türkiye arasında tarım ürünleri ithalatı ve ihracatında miktar kısıtlamaları ile eş etkili tedbirlerin kaldırılması öngörülmüştü. Ancak Gümrük Birliği'nin güncellenmesi sürecinde tarım ticaretinin serbestleştirilmesi hedef olarak benimsenmesine rağmen, bu süreç fiilen başlatılamadı.
REKABET TÜRKİYE'Yİ ZORLAR MI?
Buna rağmen Türkiye'nin AB'ye önemli bir tarım ihracatı bulunduğunu da vurgulayan Zeytinoğlu, 2025'ten itibaren kanatlı ihracatının da başladığını hatırlatıyor. Brezilya ve Arjantin gibi tarım ve hayvancılıkta güçlü üreticilerin AB pazarına serbest ticaretle girmesinin, Türkiye'nin bu alanlardaki rekabet gücünü zayıflatabileceğini söylüyor.
TÜRKİYE İÇİN ÇIKIŞ YOLU...
Bu tablo karşısında Türkiye'nin seçeneklerine ilişkin değerlendirmesinde Zeytinoğlu, "Sektörel koruma önlemleri özellikle acil durumlarda iç pazar açısından korunma sağlar" diyor. Ancak daha kapsamlı ve sürdürülebilir çözüm üretilmesi gerektiğini belirten Zeytinoğlu, "en mantıklı çözüm"ün Gümrük Birliği'nin güncellenmesi sürecinin bir an önce başlatılması ve STA sorunu başta olmak üzere iki taraf için de zorluk yaratan sorunların müzakere yoluyla çözülmesi olduğunu söylüyor.
Zeytinoğlu, AB'nin MERCOSUR STA'sını 25 yılda tamamladığını hatırlatarak, Türkiye'nin Gümrük Birliği'nin güncellenmesini "en acil değerlendirilmesi gereken hedef" olarak görüyor.
Kaynak:Haber Merkezi