Ak Parti iktidarında 19 yıldır en yoksul sektör tarım: Yatırım betona yapılıyor
TÜİK verilerine göre tarım sektörü, 2006’dan bu yana hane halkı gelirlerinde son sıradan yukarı çıkamadı. CHP’li Ömer Fethi Gürer’e göre tablo tesadüf değil: Çiftçi sistemli biçimde yoksullaştırılıyor, üretim yerine beton teşvik ediliyor.
PENCERE - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in 2006–2025 dönemini kapsayan hanehalkı gelir verilerini inceledi. Ortaya çıkan tabloya göre tarım sektörü, aradan geçen 19 yıla rağmen gelir sıralamasında hep en altta kaldı. Gürer, çiftçinin içinde bulunduğu durumun ekonomik tercihlerden bağımsız olmadığını vurguladı.
Gürer’e göre tarım, yıllardır bilinçli politikalarla geri plana itiliyor. Üretim yerine tüketimi önceleyen yaklaşımın, kırsalda geçim koşullarını ağırlaştırdığını belirten Gürer, çiftçinin hem hizmet hem de inşaat sektörünün gerisinde bırakıldığını söyledi.
İNŞAATLA TARIM ARASINDAKİ UÇURUM BÜYÜDÜ
Veriler, tarımla inşaat sektörü arasındaki gelir farkının yıllar içinde dramatik biçimde açıldığını gösteriyor. 2006 yılında tarımda çalışan bir kişinin yıllık geliri 5 bin 719 TL iken, inşaat sektöründe bu rakam 6 bin 327 TL düzeyindeydi. Aradaki fark sınırlıydı.
Ancak 2025 tahminlerine gelindiğinde tablo tamamen değişti. İnşaat sektöründe yıllık ortalama gelir 402 bin TL’ye yaklaşırken, tarımda çalışanların geliri 237 bin TL’de kaldı. Gürer’e göre bu fark, kırsaldan kente göçü ve toprağın terk edilmesini hızlandıran temel nedenlerden biri.
ÜLKE ORTALAMASININ YARISI
Tarım sektöründeki gelirler, yalnızca inşaatla değil, Türkiye genelindeki ortalama kazançlarla da kıyaslandığında geride kalıyor. 2025 yılı için öngörülen ortalama yıllık iş geliri 403 bin TL iken, çiftçinin payına düşen bunun neredeyse yarısı.
Hizmet sektöründe ortalama gelir 426 bin TL seviyesine çıkarken, gıdayı üreten kesimin bu rakamların çok altında kalması dikkat çekiyor. Gürer, üretenden çok hizmet sunanın kazandığı bir yapıda gıda enflasyonunun kalıcı biçimde düşmesinin mümkün olmadığını ifade etti.
“ÇİFTÇİNİN BAYRAMI YOK”
Tarımın diğer sektörlerden farklı olarak kesintisiz emek gerektirdiğini hatırlatan Gürer, çiftçinin çalışma koşullarına da dikkat çekti. Bayramı, tatili, mesaisi olmayan bir alanda üretim yapıldığını belirten Gürer, doğa koşullarıyla sürekli mücadele eden çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını dile getirdi.
Gürer’e göre tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda ülkenin gıda güvenliği ve toplumsal dengesi açısından stratejik bir alan. Buna rağmen en düşük gelirle ayakta kalmaya zorlanan bir sektör hâline gelmesi, tarımın geldiği noktayı açıkça ortaya koyuyor.
Kaynak:Haber Merkezi