'Emeklilikte prim ve faiz tuzağı'
Çelik’in yazısına göre en düşük emekli aylığının 20 bin lirada bırakılması tartışmaları, hükümetin “kaynak yok” iddiasıyla birlikte emeklilik sisteminin geleceğine ilişkin ciddi bir yön değişikliğini de gündeme getiriyor.
GAZETE PENCERE - BirGün yazarı Aziz Çelik, köşe yazısında hükümetin en düşük emekli aylığını sınırlı bir artışla yasalaştırmasının arkasında bilinçli bir tercih olduğunu savundu. Çelik’e göre iktidar, mevcut kamu emeklilik sistemiyle daha yüksek aylık verilemeyeceğini öne sürerek Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ni (TES) meşrulaştırmaya çalışıyor. Ancak “kaynak yok” söylemi gerçeği yansıtmıyor; sorun kaynak eksikliğinden çok bölüşüm tercihlerinden kaynaklanıyor.
“PRİM-FAİZ HESABI BÜYÜK BİR TUZAK”
Çelik, emekli aylıklarının düşük olmasını primlerin yetersizliği ya da “doğru nemalandırılmaması” ile açıklayan yaklaşımları sert biçimde eleştiriyor. Son dönemde yaygınlaşan “Emekliler primlerini bankaya yatırsaydı daha fazla maaş alırlardı” iddiasının hem teknik olarak yanlış hem de emeklileri bireysel tasarruf ve özel sigortacılık tuzağına sürükleyen bir söylem olduğunu vurguluyor.
Yazıya göre sosyal güvenlik sistemi bireysel birikim ya da yatırım hesabı değil; kuşaklar arası dayanışmaya dayanan kamusal bir hak. Günümüz koşullarında yalnızca primlere ve aktüeryal dengeye dayalı bir sistemle insanca emekli aylığı ödenmesi mümkün değil. Çelik, “Primli sosyal güvenlik çağının çoktan kapandığını” belirtiyor.
Aziz Çelik’e göre emekli aylığı bir “faiz getirisi” ya da bireysel yatırım meselesi değil, yurttaşlık hakkıdır. Mevcut prim düzeyleriyle yüksek emekli aylığı vaat eden hesaplar gerçekçi olmadığı gibi, TES gibi özel ve tamamlayıcı sistemlerin önünü açmayı hedefliyor.
Çelik, insanca bir emekli aylığı için gerekli kaynağın Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nda (GSYH) fazlasıyla bulunduğunu savunuyor. Yazısında, GSYH’den emekli aylıklarına ayrılan payın yaklaşık yüzde 1,3 artırılması halinde emekli maaşlarının yüzde 50 oranında yükseltilebileceğini ifade ediyor.
Yazıya göre emekli aylıkları tartışmasında temel mesele aktüeryal hesaplar değil, siyasi tercihler ve bölüşüm politikaları. Çelik, emeklilerin pastadan aldığı payın bilinçli olarak küçültüldüğünü, çözümün ise daha fazla kamu kaynağı ayırmak ve emekliliği kamusal bir sosyal hak olarak yeniden tanımlamak olduğunu vurguluyor.
Kaynak:Haber Merkezi