Mehmet Şimşek’ten ‘eşel mobil sistem’ açıklaması
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, "Eşel mobil sistemini uygulamasaydık, bugün itibarıyla örneğin Ankara'da mazotun litresi 83 lira 10 kuruş olacaktı. Mazot fiyatı, eşel mobil sayesinde şu an 67 lira 10 kuruş" dedi.
GAZETE PENCERE - Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı Akit TV programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Şimşek, geçen yılki İsrail-İran Savaşı'nı anımsatarak, Hürmüz Körfezi'nin kapanması ve dünya enerji ve emtia ticaretinin bu kadar büyük ölçekte etkilenmesinin Türkiye'de “bir miktar” etki yaratacağını söyledi.
Bu şoku şu ana kadar iyi yönettikleri görüşünü dile getiren Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
"Merkez Bankamızın aldığı tedbirler var, özellikle döviz ve TL likiditesini yönetmek üzere önemli adımlar attı. TL uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemleri başlatıldı. Sermaye Piyasası Kurulumuz borsada, sermaye piyasalarında spekülatif hareketlere karşı önemli tedbirler aldı, borsada açığa satışı geçici olarak yasakladık. Borsa İstanbul adımlar attı. Emir işlem yoğunluğunu düşürdük, böylece piyasadaki oynaklığı yani iniş çıkışları, dalga boyunu azalttık.
Bakanlık olarak eşel mobil sistemine geçtik. Enerji fiyatlarında ciddi bir tepki bekliyorduk. Körfez'in kapanması riskinin fiyatlara nasıl yansıyabileceğini oturduk değerlendirdik. Eşel mobil sistemini uygulamasaydık, bugün itibarıyla örneğin Ankara'da mazotun litresi 83 lira 10 kuruş olacaktı. Petrol fiyatlarındaki bu yükselişle 83 lira 10 kuruş olacak olan mazot fiyatı, eşel mobil sayesinde şu an 67 lira 10 kuruş. Benzinde de bugün itibarıyla fiyat 62 lira 30 kuruş, halbuki biz bu eşel mobili devreye almasaydık 71 lira 11 kuruş olacaktı.
Bunu niye yaptık? Tabii ki vatandaşımıza yansımalarını sınırlamak istedik. Bunun geçici olduğuna inanıyoruz. Kalıcı olursa bu sürdürülebilir değil. Geçici olacağı varsayımıyla biz bu sistemi devreye aldık. Çünkü bunun bütçe etkisi çok büyük, bizim önemli bir gelir kalemimiz."
"SAVAŞ BELİRSİZLİK KAYNAĞI"
Geçen yıl ekonomi programının rüştünü ispat ettiğini belirten Şimşek, iç gelişmeler ve ticaret savaşları ile zirai don ve tarımsal kuraklığa rağmen enflasyonun düşmeye devam ettiğini aktardı.
Bütçe açığındaki iyileşmenin sürdüğünü ve açığın daraldığını vurgulayan Şimşek, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Türkiye'nin rezervleri artmaya devam etti. Kur korumalı mevduattan çıkışı başarıyla yönettik. Savaş şu an önemli bir belirsizlik kaynağı. Cari açık, enflasyon, büyüme ve bütçe üzerinde ciddi potansiyel etkileri olabilecek büyük bir dış şokla karşı karşıyayız. Yine de şokun geçici olacağı varsayımıyla konuşuyorum. Enflasyon bu yıl da düşmeye devam eder ancak hedeflediğimiz boyutta olup olmayacağını söylemek için henüz erken. Bütçede ilk iki ayda iyi bir başlangıç yaptık. Savaşın etkileri önümüzdeki aylarda bir ölçüde hissedilecek. Cari açık konusunda biraz kaygılıyım, zira petrol fiyatları doğrudan cari açığı artırıyor. Programın hangi boyutuyla en çok tedirginsiniz diye sorarsanız, şu an için cari açık derim ancak yönetilebilir düzeyde kalacağına inanıyorum."
"TASARRUFTA MAKSİMUM HASSASİYETE DEVAM"
Kamuda 2025'te sözleşmesi sona eren kiralık taşıtların sayısında yüzde 21 azaltmaya gittiklerine işaret eden Şimşek, "Tasarruf şuuru çok güçlü ve Maliye Bakanlığının denetimi, raporlamasıyla devam ediyor. Bu sene de tasarruf konusunda gereken maksimum hassasiyeti göstermeye devam edeceğiz." dedi.
Şimşek, program döneminde yüksek gelir grupları ile sermaye kesimine yönelik vergi yükünü artırdıklarını, vergide adaleti sağlamaya yönelik çok ciddi çaba içerisine girdiklerini belirterek, bu alandaki çalışmalarını anlattı.
Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payının yüzde 66'dan yüzde 62 civarına gerilediğine dikkati çeken Şimşek, faiz giderlerinin bütçe içindeki payını kontrol altına almak için faiz dışı fazla vermeye çalıştıklarını ve harcamaları da disiplin altında tuttuklarını vurgulayarak şöyle devam etti:
"Bu yılın özellikle ilk çeyreğindeki faiz giderlerindeki artışın, son iki-üç yıldaki borçlanmayla neredeyse hiçbir ilgisi yok. İlk iki aydaki faiz giderlerinin yüzde 38'i, aslında 10 yıl önce ihraç ettiğimiz enflasyona endeksli tahvilin faizidir. Faiz giderlerinin milli gelire oranı 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 4,4 iken bu yıl yüzde 3,5'e gerilemesini öngörüyoruz. Orta Vadeli Program dönemi sonu olan 2028'de bu oranın yüzde 3,3'e düşeceğini öngördük çünkü faiz dışı fazla vermeye başladık. Geçen yıl uzun bir aranın ardından ilk kez faiz dışı fazla verdik. Faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranı 2002'de yüzde 86 iken 2002-2025 döneminde bu oran yüzde 26 civarına geriledi. 2026'da ise yüzde 20'ye düşmesini bekliyoruz. Program döneminin sonunda bu oranın yüzde 18 civarına gerilemesini öngörüyoruz."
"FAİZDE İKİNCİL PİYASADA YÜKSELME VAR"
Gelirleri, kayıt dışılıkla mücadele ederek artırmaya çalıştıklarını vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:
"Milletimiz müsterih olsun. Sıkıntılar yok değil, bölgemiz şu anda bir savaş içinde. Kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşı var. Bunların etkileri olacak. Normalde biz faiz düşüşü beklerken şimdi geçici olarak ikincil piyasa faizlerinde bir yükselme var. Dış şokları kontrol edemeyiz ama vatandaşımız müsterih olsun. Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde tecrübeli bir ekip var. İyi programımız var. Programın aksayan yönleri olabilir gereken tedbirleri alırız. Program önemli ölçüde Türkiye'yi dış şoklara karşı dirençli hale getirdi. Kırılganlıklarımızı azalttık."
Kaynak:Haber Merkezi