Selçuk Geçer uyardı: Kur şoku yakında!
Döviz kurları gündemdeki yerini korurken ekonomist Selçuk Geçer, konuyla ilgilili bir yazı yazdı. Geçer, "Kur şoku" yakında diyerek Mehme Şimşek'in yurt dışı ziyaretlerini kaleme aldı.
GAZETE PENCERE - Ekonomist Selçuk Geçer, bugünkü köşe yazısında Ekonomi ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ekononomi politikalarını eleştirdi.
Şimşek'in Londra'da yatırımcılarla yaptığı sunumu değerlendiren Geçer, Yeniçağ'daki yazısında şu yazıyı kaleme aldı:
"Bugünkü yazımıza, Mehmet Bey’in Londra’da yatırımcılara yaptığı sunumdan seçmelerle başlayalım.
Kendisi, Türkiye ekonomisinin bölgesel risklere karşı dayanıklı olduğunu, makroekonomik istikrarın korunduğunu ve Orta Doğu’daki çatışmalar ile petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların etkilerinin yönetilebilir düzeyde olduğunu söylüyor.
Ayrıca yine kendileri; ekonomi programının planlandığı gibi sürdüğünü, dezenflasyon sürecinin ve rezervlerdeki güçlenmenin devam ettiğini, kira enflasyonunda yavaşlama olduğunu ve eşel mobil sayesinde akaryakıt fiyatlarındaki artışın kontrol edildiğini söylüyor.
Üstelik bunlar yapılırken Mayıs 2023’ten bu yana brüt rezervlerde 79 milyar dolar, swap hariç net rezervlerde 103,5 milyar dolarlık artış olmuş.
Anlayacağınız Mehmet Bey’e göre; “her şey kontrol altında” imiş.
Peki, gerçekten öyle mi?
Ne yazık ki kocaman bir hayır!..
Şimdi gelelim gerçeklere…
Önce çok övünülen Carry trade tarafı ile başlayalım.
Sadece son bir haftada çıkış 6,9 milyar doları geçti. Son dört haftada yaşanan toplam 21,5 milyar dolarlık çıkış, sıcak para güveninin ciddi şekilde sarsıldığını gösteriyor.
Döviz mevduatlarında yaşanan keskin artış ise yerli yatırımcının bile artık sisteme ve liraya güvenmediğinin en net göstergesi.
Geçen hafta gerçek kişilerin döviz mevduatları 1,83 milyar dolar, tüzel kişilerin mevduatı ise 379 milyon dolar yükseldi.
Bu eğilim, yatırımcıların TL yerine dövize yöneldiğini ve piyasada ciddi bir döviz baskısı oluştuğunu gösteriyor.
Reel sektörün riski ise çok daha büyük…
Bu kesimin döviz açığı 197,6 milyar dolarla tarihsel bir rekor seviyeye ulaşmış durumda.
Hem reel sektör, hem finans sektörü hem de kamuyu ilgilendiren kısa vadeli dış borç ise 239 milyar dolara fırladı.
Bu rakamlar, olası bir kur krizinde şirketlerin darmadağın olacağını açıkça gösteriyor.
Şimdi gelelim Mehmet Bey ve tayfasının “harika” olarak tanımladığı Merkez rezervlerine.
Brüt rezervler son iki-üç haftada tam 60 milyar dolar eriyerek 155 milyar dolar seviyesine düştü.
Swap hariç net rezerv ise 80 milyar düşerek 100 milyar dolardan 20 milyar dolara çakıldı.
İki yıldır yüksek faizlerle toplanan rezervler iki günde çöküverdi yani.
Bu arada kur baskısı nedeniyle ihracatta da yolun sonuna gelindi.
Mart ayında ihracat yüzde 6,4 düşerek 21,9 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 8,4 artarak 33,1 milyar dolarla resmen patladı.
Dış ticaret açığı yüzde 56,6 artışla son dönemin rekorunu kırdı ve 11,2 milyar dolara yükseldi.
Ocak-Mart döneminde ise yüzde 27,5 yükselişle 28,6 milyar dolara ulaştı.
Bu tablo, dış ticaretteki dengesizliği ve yine olası döviz şokunu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.
Bankacılık sektöründe de durum farklı değil.
Toplam kredi hacmi 227 milyar lira azalarak 24,3 trilyon liraya, toplam mevduat ise 285 milyar lira düşerek 27,9 trilyon liraya geriledi.
Bitti mi bitmedi…
Eşel mobile rağmen mazot fiyatları son bir ayda 50 liradan 80 liraya çıktı.
Merkezi yönetim borç stoku 15 trilyon liraya dayandı, faiz ödemeleri tamamen patladı.
Milletin kredi ve kredi kartı borçları 8 trilyon lirayı aştı, kiralar vatandaşın maaşını geçti, icralık olan kişi sayısı 25 milyonu aştı.
Şirketler ya patır patır battı ya da yurt dışına kaçtı.
Gerçek işsizlik resmi verilere göre bile yüzde 30’a fırlarken, genç işsizlik yüzde 16’ya dayandı.
Elde avuçta ne kadar kamu malı varsa satıldı, yabancılar pazarın kontrolünü tamamen ele geçirdi.
Bunlar hep Mehmet Bey ve tayfasının harika ekonomi yönetimi sayesinde oldu.
Doğal olarak da bu rezaleti gören sıcak para baronları, arkalarına bile bakmadan topuklamaya başladı.
Bu kaçışla birlikte TCMB rezervleri hızla erirken, kalan swap hariç net rezervler ile bırakın 239 milyar dolarlık kısa vadeli dış borcu, 19,1 milyar dolarlık hazine garantili dış borcu bile karşılayamayacak düzeye geldi.
Ha bu arada, elden çıkarılan veya swap yapılan 60 tondan fazla altın rezervini saymıyorum bile.
Kısacası Mehmet Bey’in, olmayan ekonomi programı nedeniyle Türkiye ekonomisi son üç yılda çökme noktasına geldi."
Kaynak:Haber Merkezi