Yeni yılın ilk 16 gününde 424 bin icra

Yeni yılın daha ilk günleri… Takvim 16 Ocak’ı gösterdiğinde ortaya çıkan tablo, ekonomik krizin soyut bir kavram olmadığını bir kez daha hatırlattı. 16 günde 424 bin yeni icra dosyası açıldı.

Yeni yılın ilk 16 gününde 424 bin icra

GAZETE PENCERE - CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko’nun paylaştığı verilere göre, yalnızca ocak ayının ilk yarısında açılan icra dosyası sayısı; Gümüşhane, Ardahan, Tunceli ve Bayburt’un toplam nüfusunu geçti. Dört ilin nüfusu kadar insan, iki haftada icralık oldu.

Bugün icra dairelerinde bekleyen toplam dosya sayısı 24 milyonun üzerinde. Bu ne demek? Türkiye’de neredeyse her üç kişiden biri borç nedeniyle icra tehdidi altında yaşıyor.

BORÇ BÜYÜYOR, ÇIKIŞ KAPISI GÖRÜNMÜYOR

Sorun sadece icra dosyalarıyla sınırlı değil. Bankaların “tahsili gecikmiş alacak” olarak tanımladığı batık krediler 603 milyar lirayı aştı. Üstelik bu rakam, sadece bir haftada 7,7 milyar lira arttı.

2025’te batık krediler yüzde 101 artmıştı. 2026’nın daha başında bu artış devam ediyor. Yani borç kapanmıyor, borç borçla çevriliyor.

Çalışan maaşla ay sonunu getiremiyor, esnaf krediyle dükkânı açık tutmaya çalışıyor, emekli ise çoğu zaman icra tebligatıyla uyanıyor. Borç, artık geçici bir durum değil; kalıcı bir yaşam biçimi hâline gelmiş durumda.

VERGİ REKORU HALKIN CEBİNDEN ÇIKTI

Devletin kasası doluyor ama vatandaşın cebi boşalıyor. 2025’te vergi gelirleri 11 trilyon lirayı geçti. Kâğıt üzerinde bu bir “başarı” gibi sunuluyor. Ancak detaylara bakıldığında tablo değişiyor.

Toplanan verginin büyük bölümü dolaylı vergilerden geliyor. Yani maaşlı çalışan, emekli, asgari ücretli; ekmek alırken, elektrik faturası öderken, akaryakıt alırken vergi ödüyor. Yük yine aynı kesimin sırtında.

BÜTÇEDE EN HIZLI BÜYÜYEN KALEM: FAİZ

Kanko'nun paylaştığı bir başka çarpıcı veri ise faiz ödemeleri. Bütçede en hızlı artan kalem, eğitim ya da sağlık değil; faiz. Faiz giderleri yüzde 61’i aşan artışla 2 trilyon lirayı geçti. Devletin topladığı vergilerin önemli bir kısmı, vatandaşa hizmet olarak değil, borcun faizine gidiyor.

Vatandaş borçla ayakta durmaya çalışıyor, devlet borcun faizini ödüyor, sistem kendi kendini besleyen bir çıkmaza dönüşüyor. Bu yüzden icra dosyaları artıyor, batık krediler büyüyor, geçim derdi kronikleşiyor. Sorun artık “geçici sıkıntı” değil; milyonlarca insan için kalıcı bir ekonomik kuşatma.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar