Zam döneminin en dikkat çekici başlığı milletvekili maaşları olacak

Haziran enflasyonuyla en dikkat çekici başlığın milletvekili maaşları olacağını belirten SGK Uzmanı Özgür Erdursun, toplumun temel beklentisinin temsil edenle temsil edilen arasındaki ekonomik mesafe­nin makul sınırlar içinde tutulması olduğunu söyledi.

Zam döneminin en dikkat çekici başlığı milletvekili maaşları olacak

GAZETE PENCERE - SGK Uzmanı Özgür Erdursun, Dünya Gazetesi’nde yayımladığı köşe yazısında, temmuz sonrasında milletvekili ile emekli milletvekili aylığını birlikte alanların toplam gelirinin yaklaşık 512 bin liraya ulaşacağını duyurdu.

Milyonlarca çalışanın bir ay boyunca üreterek ka­zandığı ortalama gelirden da­ha yüksek bir artışın tek kalem­de milletvekillerinin gelirine ekleneceğini belirten Erdursun, ilgili köşe yazısında şunları aktardı:

“3 Temmuz’da açık­lanacak Hazi­ran ayı enflasyonu ile birlikte milyon­larca memur, me­mur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emekli­sinin maaş artışları netleşecek.

Beklentimiz, Ha­ziran ayı enflasyo­nunun yüzde 1,2- 1,3 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde. Bu durumda SSK ve Bağ-Kur emeklileri yaklaşık yüzde 18, memur ve memur emeklileri ise yüzde 13,5-14 civarında artış alacak.

MİLLETVEKİLİ MAAŞLARI

Ancak bu zam döneminin en dikkat çekici başlığı yine mil­letvekili maaşları olacak.

Bugün milletvekili maaşı 273 bin 196 lira, emekli mil­letvekili aylığı ise 177 bin 658 lira seviyesinde bulunuyor. TBMM’deki milletvekilleri­nin yaklaşık yüzde 85’i aynı zamanda emekli milletvekili aylığı da aldığı için toplam ay­lık gelirleri 450 bin 854 liraya ulaşıyor.

Temmuz ayında yapılacak artışla birlikte bu rakam yak­laşık 512 bin liraya yüksele­cek. Böylece hem milletvekili maaşı hem de emekli millet­vekili aylığı alanların gelirin­deki artış yaklaşık 61 bin lira olacak.

Türkiye’de kamu ve özel sektör birlikte değerlendiril­diğinde çalışanların ortalama aylık kazancı yaklaşık 52 bin lira seviyesinde bulunuyor.

Başka bir ifadeyle milyon­larca çalışan bir ay boyunca emek vererek, ortalama 52 bin lira gelir elde ediyor.

Milletvekili ile emekli mil­letvekili aylığını birlikte alan bir kişinin yalnızca Temmuz ayında alacağı maaş artışı ise yaklaşık 61 bin lira.

Yani milyonlarca çalışanın bir ay boyunca üreterek ka­zandığı ortalama gelirden da­ha yüksek bir artış, tek kalem­de milletvekillerinin gelirine eklenecek.

'SADECE MAAŞ FARKI DEĞİL, EMEK FARKI'

Gelirleri karşılaştırırken yalnızca rakamlara değil, o ge­lirin hangi emek karşılığında elde edildiğine de bakmak ge­rekir.

Türkiye’de milyonlarca ça­lışan haftada 45 saat, günde ortalama 7,5 saat olmak üzere ayda yaklaşık 225 saat çalışı­yor. İş hayatına yeni başlayan bir işçinin yıllık ücretli izin hakkı ise yalnızca 14 gün.

Emekliler de bugün aldıkları maaşı yıllarca çalışarak, prim ödeyerek ve üretime katkı sağ­layarak hak etmiş durumda.

Milletvekilliği ise elbette anayasal ve önemli bir kamu görevidir. Ancak TBMM’nin çalışma takvimi, özlük hakla­rı ve emeklilik sistemi, top­lumun büyük bölümünün ta­bi olduğu çalışma düzeninden farklı bir yapıya sahiptir.

İşte toplumun sorguladı­ğı konu da tam olarak burada başlıyor.

Bir tarafta ayda yaklaşık 225 saat çalışan milyonlarca in­san…

Diğer tarafta farklı çalışma ve sosyal haklara sahip millet­vekilleri…

Dolayısıyla tartışma yalnız­ca maaşların büyüklüğü değil, emeğin karşılığındaki denge­nin de bozulmuş olmasıdır.

Asıl çelişki Meclis’te yaşa­nacak!

Temmuz ayında bir başka dikkat çekici tablo daha orta­ya çıkacak.

Kendi aylıkları tek kalemde yaklaşık 61 bin lira artan mil­letvekilleri, aynı günlerde en düşük emekli aylığının artı­rılıp artırılmayacağını görüş­mek üzere Meclis’te bir araya gelecek.

Bugün 20 bin lira olarak uy­gulanan en düşük emekli aylı­ğının yaklaşık 23 bin 600 lira­ya mı çıkarılacağı, yoksa farklı bir rakam mı belirleneceği yi­ne milletvekillerinin oylarıyla kararlaştırılacak.

Yani kendi gelirindeki artış 61 bin lirayı bulan milletve­killeri, milyonlarca emeklinin aylığında 3 bin 600 liralık ya da 4 bin liralık artışın bütçeye etkisini tartışacak.

Elbette kamu maliyesi, büt­çe dengesi ve enflasyonla mü­cadele her hükümetin ve ya­sama organının dikkate almak zorunda olduğu temel konular arasında yer alıyor. Ancak ka­muoyunda tartışılan nokta da tam burada ortaya çıkıyor.

Kendi gelirlerinde çok daha yüksek tutarlı artışlar yaşanır­ken, milyonlarca emekliye ya­pılacak birkaç bin liralık artı­şın maliyeti ve enflasyona et­kisinin tartışılması, toplumda adalet duygusunu zedeleyen bir çelişki olarak görülüyor.

Vatandaşın zihnindeki soru oldukça basit:

“61 bin liralık artış ekono­miyi zorlamıyorsa, 3 bin 600 liralık artış neden bu kadar uzun tartışılıyor?”

ASGARİ ÜCRETLİYE SIFIR ZAM

Temmuz ayında asgari ücre­te ara zam yapılmayacak.

Milyonlarca çalışan aynı üc­retle yaşam mücadelesini sür­dürmeye devam edecek.

Ortalama emekli aylığı yak­laşık 23 bin 500 lira seviyesin­de bulunuyor. Beklenen yüzde 18’lik artış ortalama emekli­nin maaşına yaklaşık 4 bin lira ilave edecek.

Ancak kök aylığı düşük olan milyonlarca emeklinin bu ar­tışı alabilmesi için ayrıca ya­sal düzenleme yapılması ge­rekiyor. Aksi halde kök aylığa uygulanan zam nedeniyle ma­aşı yine 20 bin liranın altında kalan emekliler, aynı tutarı al­maya devam edecek.

MESAFE BÜYÜYOR!

Temmuz sonrasında millet­vekili ile emekli milletvekili aylığını birlikte alanların top­lam geliri yaklaşık 512 bin li­raya ulaşacak.

Bu rakam yaklaşık 25 en dü­şük emekli aylığına, yaklaşık 18,5 asgari ücrete karşılık ge­liyor.

Demokrasilerde milletvekili milleti temsil eder.

Toplumun beklentisi ise temsil edenle temsil edilen arasındaki ekonomik mesafe­nin makul sınırlar içinde ol­masıdır.

Bugün tartışılan konu yal­nızca maaşların büyüklüğü de­ğildir.

Tartışılan; emeğin karşılığı, fedakârlığın paylaşımı ve alı­nan kararlarla o kararlardan etkilenenler arasındaki mesa­fedir.

Ekonomik reformların ba­şarısı yalnızca büyüme rakam­larıyla değil, toplumun adalet duygusunu güçlendirebilme­siyle ölçülür.

Çünkü vatandaş enflasyon kadar adaleti de hissederek yaşar. Adalet duygusunun ze­delendiği yerde ise ekonomik göstergelerdeki iyileşme, top­lumun refah algısını tek başı­na güçlendirmeye yetmez."

e
Özgür Erdursun

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar