AFGANİSTAN’DA İNSANLIK ÖLÜYOR
Taliban’ın yönetimi ele almasının ardından dünya ile ilişkisi daha zorlu hale gelen Afganistan’da şimdi de kıtlık tehlikesi bulunuyor. Başta çocuklar olmak üzere çok sayıda insan açlıkla mücadele ediyor. Kimi aile kız...
Taliban’ın yönetimi ele almasının ardından dünya ile ilişkisi daha zorlu hale gelen Afganistan’da şimdi de kıtlık tehlikesi bulunuyor. Başta çocuklar olmak üzere çok sayıda insan açlıkla mücadele ediyor. Kimi aile kız çocuklarını ve organlarını satışa çıkarıyor kimisi ise açlığını hissetmemesi için çocuğunu hapla uyutuyor.
BBC muhabirlerinin izlenimlerine göre, Taliban yönetiminde ikinci kışına giren ülkede halk, kıtlıktan bir adım uzakta. Abdulvahap, “Çocuklar ağlayıp duruyor ve uyumuyorlar. Hiç yiyeceğimiz yok. Bunun için eczaneye gidip ilaç alıp çocuklarımıza uykuları gelsin diye bu tabletleri veriyoruz” diyor.
Ülkenin üçüncü büyük şehri Herat'ın hemen dışında, savaş ve doğal afetler nedeniyle evlerinden ayrılmak zorunda kalan, yılmış insanlarla dolu bir yerde yaşıyor Abdulvahap. Bu yerleşimdeki evler, on yıllar içinde binlerce küçük kerpiç evin yapımıyla oluşmuş.
Abdul, etrafımızda toplanan yaklaşık bir düzine erkekten oluşan grubun arasında… “Kaçınız çocuklarınıza sakinleştirici ilaç verdiniz” sorusunu, "Birçoğumuz, hepimiz" diye yanıtlıyorlar.
Gulam Hazrat tuniğinin cebini yokluyor ve bir tablet şeridi çıkarıyor. Bunlar alprazolam tabletleri. Kaygı bozukluklarını tedavi etmek için reçete edilen sakinleştiriciler.
Doktorlar, bu tür ilaçların yeterli beslenmeyen küçük çocuklarda karaciğer hasarına, kronik yorgunluk, uyku ve davranış bozuklukları gibi bir dizi başka soruna neden olabileceğine dikkat çekiyor.
Yerel bir eczanede, bu ilaçların beş tabletini 10 Afgana (yaklaşık 10 ABD senti) veya bir parça ekmek fiyatına satın alınabildiğini görüyoruz.
Birçok aile, aralarında birkaç parça ekmek paylaşarak günleri geçiriyor. Yerleşimdeki bir kadın, bize, sabahları kuru ekmek yediklerini, akşam ise nemlendirmek için ekmeği suya batırdıklarını söyledi.
Birleşmiş Milletler'e göre Afganistan'da yaşanan "insani bir felaket".
Herat'ın dışındaki bölgelerdeki erkeklerin çoğu günlük ücretli işçi olarak çalışıyor. Hayatının henüz baharında, 20'li yaşlarındaydı. Koruma amaçlı kimliğini ismini değiştirdiğimiz Ammar anlatıyor:
3 BİN 100 DOLARA BÖBREĞİNİ SATTI
"Çıkış yoktu. Yerel bir hastanede böbrek satılabildiğini duymuştum. Oraya gittim ve onlara bunu yapmak istediğimi söyledim. Birkaç hafta sonra bir telefon aldım ve hastaneye gelmemi istediler. Bazı testler yaptılar, sonra kendimden geçiren bir şey enjekte ettiler. Korktum ama başka seçeneğim yoktu."
Ammar'a bunun için yaklaşık 3 bin 100 dolar ödeme yapıldı. Bu paranın çoğu, ailesine yiyecek almak için daha önce borç aldığı paranın geri ödemesine gitti. Ammar böbreğini satmasına karşın durumlarının düzelmediğini anlatıyor:
“Bir gece yersek ertesi akşam yemiyoruz. Böbreğimi sattıktan sonra kendimi yarım bir insan gibi hissediyorum. Umutsuzum. Hayat böyle devam ederse ölebilirim gibi hissediyorum.”
Kızlarını satan insanların hikayelerini daha önce de çok duyduk.
Nizameddin, "5 yaşındaki kızımı 100 bin Afganiye (yaklaşık 1000 sterlin) sattım" diyor. Bu bir böbrekten çok daha az bir miktar.
Anlatırken dudaklarını ısırıyor ve gözleri doluyor.