Ankara'da Kızıldere anması: 54 yıl geçti...

54 yıl önce Kızıldere'de katledilen Mahir Çayan ve arkadaşları ölüm yıl dönümlerinde Ankara'da anıldı.

Ankara'da Kızıldere anması: 54 yıl geçti...

GAZETE PENCERE - 30 Mart 1972’de Tokat’ın Kızıldere köyündeki çatışmada katledilen THKP-C ve THKO üyeleri , 54. yılında Ankara’da Karşıyaka Mezarlığı’nda anıldı.

30 Mart 1972’de Tokat’ın Kızıldere köyünde katledilen THKP-C ve THKO üyeleri, 54. yılında Ankara’da Karşıyaka Mezarlığı’nda anıldı.

Devrimci 78’liler Federeasyonu öncülüğünde Karşıyaka Mezarlığı’nda yapılan anmada kortejler halinde Mahir Çayan’ın mezarına gidildi, karanfiller bırakıldı ve konuşmalar yapıldı. Devrimci 78’liler adına yapılan konuşmada devrimci mücadelenin önderlerine sahip çıktıkları ifade edilirken bu tarihin kendileri için bir gurur kaynağı olduğu belirtildi. Devrimci 78’liler adına konuşan Hüseyin Esentürk, devrimci dayanışmayı Kızıldere gibi bir eylemle kendilerine miras bırakan bütün devrimcileri selamladı. Katledilişleri üzerinden 54 yıl geçmesine rağmen dipdiri kalan ve günümüze yol veren bu devrimci mirası yaratanlara karşı saygıyla eğildiklerini belirten Esentürk, Kızıldere’nin faşizme karşı benzeri olmayan bir dayanışma örneği olduğunu belirtti.

Anma sırasında söz alıp devrimci dayanışma ve direniş vurgusu yapan, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kürt hareketinin ve devrimci hareketinin birlikteliğinin zaruri olduğunu belirtti. Bakırhan, Kızıldere’nin, Mahirlerin dayanışma uğruna başka partiden olan yoldaşlarının hayatları için kendi hayatlarını ortaya koymasının bugünkü Türkiye devrimci hareketine dayanışma mirası olduğunu belirtti. Mahirlerde “devrimci dayanışma soyut bir ilke değil, somut bir pratiktir” diyen Bakırhan, Kürt Özgürlük Hareketi’nin ve Türkiye devrimci hareketinin beraber hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Devrimci Gençlik, Mahir Çayan’ın mezarı başında yaptığı açıklamada bu direnişin “düzeniçi varoluşu reddeden ideolojik-politik kopuşun zirvesi” olduğunu vurguladı.

Açıklamada, THKP-C hareketinin 12 Mart faşizmi karşısında yalnızca eylemiyle değil, “sömürge tipi faşizm, suni denge, emperyalizmin bunalım dönemi” gibi kavramsallaştırmalarla da Türkiye solu içinde bir kopuş yarattığı belirtildi. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ı kurtarmak için yola çıkan kadroların, hapishaneden kazdıkları tünelle özgürlüğe uzandığı ve bu yolculuğun onları Kızıldere’ye getirdiği ifade edildi.

Kızıldere’nin açtığı yolun ODTÜ’de ÖTK’dan Fatsa’ya, 12 Eylül sonrası üniversite direnişlerinden 19 Mart isyanına kadar uzanan bir mücadele çizgisi yarattığı kaydedildi. Devrimci Gençlik’in 1 Mayıs’ta Taksim iradesi koymasının da bu mirasın bir sonucu olduğu vurgulanırken, bugün Filistin’den Karadeniz’e, güvencesiz işçi hareketinden gençlik isyanına kadar her alandaki hak mücadelesinde Kızıldere ruhunun yol gösterici olduğu belirtildi.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar