Avukatlardan Alican Uludağ için dilekçe: İddianame geri çekilsin, Uludağ serbest bırakılsın
Tutuklu gazeteci DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ'ın avukatlar iddianamenin geri çekilmesini ve Uludağ'ın serbest bırakılmasını talep etti.
GAZETE PENCERE - Tutuklu gazeteci DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ'ın avukatları, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin ardından İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi'ne sundukları dilekçeyle hem iddianamenin iadesini hem de gazetecinin tahliyesini talep etti.
31 Mart 2026 tarihli dilekçede, iddianamenin yetkisiz mahkemeye sunulduğu, tutuklama gerekçelerinin ise "hayatın olağan akışına aykırı" olduğu savunuldu.
Gazeteci Uludağ, X platformundaki 13 paylaşımı nedeniyle cumhurbaşkanına alenen hakaret suçlamasıyla 20 Şubat'tan bu yana tutuklu bulunuyor.
İDDİANAME DE NE VAR?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dün Uludağ hakkında "cumhurbaşkanına alenen hakaret" (TCK 299), "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (TCK 217/A), "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" (TCK 301) ve "zincirleme suç" (TCK 43) maddelerinden iddianame düzenlendiğini duyurmuştu.
Bu suçlamalar için öngörülen cezaların üst sınırına zincirleme suç hükümleri uygulandığında yaklaşık 19 yıl 6 aya kadar çıkabileceği hesaplanıyor.
MAHKEMENİN YETKİSİ YOK
DW'den Pelin Ünker'in haberine göre; Mahkemeye bugün sunulan dilekçede ilk olarak iddianamenin yetkisiz mahkemeye sunulduğu savunuldu. Avukatlar, "iddianamenin görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenmesi gerektiğini" hatırlatarak somut olayda bu koşulun sağlanmadığını belirtti.
Alican Uludağ'ın paylaşımlarının Ankara'dan yapıldığı ve gazetecilik faaliyetini uzun süredir Ankara'da sürdürdüğü vurgulanarak "suçun işlendiği yerin Ankara ili olduğu ve bu nedenle Ankara mahkemesinin yargı çevresinin davaya bakmakla yetkili olduğu bellidir" denildi. Dilekçede "cumhurbaşkanına hakaret suçu bakımından Cumhurbaşkanı'nın ikamet ettiği yer olması açısından farklı yetki tartışmalarının mümkün olabileceği, bunun için de İstanbul Anadolu mahkemesinin yetkisinin tartışılabileceği" belirtildi. Dilekçede "Yasal düzenlemeye göre hiçbir durumda İstanbul mahkemesinin davaya bakma yetkisinin olmadığı açık ve nettir" ifadeleri kullanıldı.
CEZALANDIRMA NİTELİĞİ TAŞIYOR
Dilekçede, tutuklamanın hukuki niteliğine ilişkin de sert değerlendirmeler yer aldı. Avukatlar, "Bu tutuklamanın hukuki bir tedbir niteliğinde değil kanunsuz bir cezalandırma niteliğinde olduğu görülmektedir" ifadelerini kullandı.
"Yakalanma" ifadesinin de gerçeği yansıtmadığı savunulan dilekçede, Alican Uludağ'ın herhangi bir çağrı yapılmadan evinde gözaltına alındığına dikkat çekildi.
TAHLİYE TALEP EDİLDİ
Avukatlar, delil karartma ve tanık baskısı iddialarını da reddetti. Suçlamaya konu paylaşımların sosyal medya içerikleri olduğunu ve dosyada mevcut bulunduğunu hatırlatan dilekçede, somut olay bakımından ne toplanacak başkaca bir delil, ne de dinlenecek tanık ya da başka bir kişi söz konusu olmadığı vurgulandı.
Bu nedenle "Olmayan, olmayacağı apaçık olan tanıklar üzerinde şüphelinin baskı kurma girişiminde bulunmasına dair kuvvetli şüphe olduğunu söylemek, hayal edilmesi bile mümkün olmayan ütopik bir gerekçe niteliğindedir" ifadelerine yer verildi.
Avukatlar dilekçenin sonuç bölümünde, iddianamenin iadesi ile birlikte Uludağ'ın tahliyesine karar verilmesini talep etti. Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise tutuklama yerine "makul ve ölçülü" adli kontrol tedbirlerinin uygulanması istendi.
Mahkemenin iddianameyi değerlendirmek için iki haftalık süresi bulunuyor. Bu süreçte hem iddianamenin kabulü hem de tutukluluk haline ilişkin karar verilmesi bekleniyor.
Kaynak:Haber Merkezi