Aziz İhsan Aktaş davasında 10. celse
Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda görülen 7’si tutuklu 200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası 10. celsesi başladı.
GAZETE PENCERE - Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda görülen 7’si tutuklu 200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası, karar celsesinin 10. duruşma gününde devam ediyor.
Bugün, örgüt lideri olduğu iddia edilen ancak etkin pişmanlık ifadesinin ardından tahliye edilen iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın avukatı Özer İncegül, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasına başladı.
DURUŞMADA YAŞANANLAR
15.00 - Aktaş'ın avukatı savunma yapıyor: Beraat edeceğine inanıyorum
Duruşmaya verilen aradan sonra; örgüt lideri olduğu iddia edilen ancak etkin pişmanlık ifadesinin ardından tahliye edilen iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın avukatı Özer İncegül savunmasına başladı. Öte yandan; Aktaş ve akrabaları, 3. celsenin ilk gününden bu yana olduğu gibi diğer sanıkların kullanımına kapalı olan kapıdan içeri getirilerek duruşma salonundaki yerini aldı.
Savunmasının 2-3 gün süremesi beklenen avukat İncegül, “Gerçeklerin ortaya çıkacağı yerin televizyon ekranları değil, şu an huzurunuzda bulunduğumuz mahkeme olduğunun farkındaydık. Savunmamı yaparken bazen dosyanın savcısı olacağım, bazen en ağır şekilde eleştireceğim, bazen de dosyanın bir numaralı sanığının avukatı olacağım. Savunmasını yaptığım müvekkil Aziz İhsan Aktaş'ın bu dosyada mağdur edilmiş bir iş insanı olarak beraat edeceğine olan inancım tamdır. Çünkü müvekkil bu dosyanın sanığı ve faili değil; iddia edilen yolsuzluk düzeninin mağdurudur” diyerek sözlerine başladı.
Davanın siyasi olduğu yönündeki eleştirilere değinen İncegül, “Bu dava, siyasi bir dava değildir. Bu dava adli bir davadır. Dosyanın da siyasi değil, adalet ve hukuk çerçevesinde sonuçlandırılması gerektiğine inanıyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi ile müvekkilin herhangi bir husumeti bulunmamaktadır. Bu dava son günlerde gündemde olan ne mutlak butlan tartışmalarının ne de kurultaydaki şaibe iddialarının ceza davasıdır. Eğer müvekkile karşı suç işleyen herhangi bir kişi varsa, bunun A Partisi, B Partisi ya da C Partisi mensubu olmasının hiçbir önemi yoktur. Bu durum, ilgili siyasi partinin kendi içinde değerlendirmesi gereken bir konudur. Müvekkilin siyaseti dizayn etmek ya da siyasete yön vermek gibi bir amacı hiçbir zaman olmamıştır” ifadelerini kullandı.
Kaynak:Haber Merkezi