Aziz İhsan Aktaş davasında 4. haftada | Aktaş'ın oğlu: Biz örgüt değiliz, aileyiz

Aziz İhsan Aktaş davasında 4. haftada savunmalar devam ediyor. Sanık avukatlarının beyanda bulunmasının ardından duruşma savcısının mütalaasını açıklaması bekleniyor.

Aziz İhsan Aktaş davasında 4. haftada | Aktaş'ın oğlu: Biz örgüt değiliz, aileyiz

GAZETE PENCERE - “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” davasında dördüncü hafta başladı. Toplam 200 sanığın yer aldığı davada 24 kişi tutuklu bulunuyor ve tüm sanıkların savunmalarının tamamlanması planlanıyor. Sanık avukatlarının beyanda bulunmasının ardından duruşma savcısının mütalaasını açıklaması bekleniyor.

DURUŞMADA YAŞANANLAR:

12:30 | DURUŞMAYA 1 SAAT ARA VERİLDİ

Duruşmada, Mustafa Uz, Ömer Güngör, Özcan Tunçel, Özkan Aktaş, Sinan Kalander, savunma yaptı.

12:00 | DURUŞMA SAVUNMALARLA DEVAM ETTİ

Aziz İhsan Aktaş'ın şirket yöneticilerinden Tubuhan Aksoy savunma verdi:

"Öncelikle iddiaların aksine; ihale süreçlerine ilişkin olarak ihalelerde yaklaşık maliyet çalışmalarına yönelik farklı firmaların tekliflerini sunmadım. Farklı firmalarla iletişime geçmedim. İdare personeli ile beraber bu süreçleri organize etmedim. Bu iddiaların tamamını reddediyorum. İş verenim Hüsnü Fakılı'nın 25 Nisan 2025 tarihinde vermiş olduğu ifadede, açıkça benim çalışan olduğumu ve şirketin teklif verme konusunda yetkimin olmadığını ifade etmiştir. Vermiş olduğu ifade, şahsımın emniyette ve savcılıkta vermiş olduğum ifadelerle örtüşmektedir.

Ben, ihale kapsamında sunulması gereken evrakları hazırlar, EKAP sistemine yüklerim. İhalelerin şirketin uhdesinde kalması durumunda sözleşme evraklarını hazırlar, kurumla sözleşme yapmaya giderim. Sözleşme kapsamındaki işin doğal bir şekilde yürütülmesinin takibini yaparım. İşin araçlara ilişkin olması halinde planın oluşturulmasını sağlarım. Projeyi başlatıp hak ediş işlemlerinin takibini yaparım. Dolayısıyla iddia edildiği üzere ihale süreçlerine ilişkin bir görevim bulunmamaktadır; görevim edimin ifası aşamalarındadır.

Bu yüzden şahsım hakkındaki örgüt üyesi olmak suçlamasını kabul etmeyerek reddediyorum. Gerek emniyet aşamasında, gerek savcılık aşamasındaki ifadelerimi tekrar ederek hakkımdaki iddiaları kabul etmiyorum. Soyut iddialara dayalı olarak 4 ayı aşkın süredir tutuklu kaldığım bu suçlamalardan dolayı hakkımda beraat kararı verilmesini talep ediyorum. Hakkımda verilen adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını ve çalıştığım iş yerinde bulunmam gerektiğinden duruşmalardan vareste tutulmamı mahkemenizden talep ediyorum.”

12:30 | AZİZ İHSAN AKTAŞ'IN KARDEŞİ DE SAVUNMA VERDİ

Duruşmada, Metin Aktaş'ın savunmasının ardından Aziz İhsan Aktaş'ın kardeşi Özkan Aktaş'ın savunmasına geçildi. Aktaş kendi firmasıyla ilgili savcılığın her hangi bir suç isnadı olmadığını söyledi:

Aktaş'ın ifadeleri şöyle:

“Savunmama başlamadan önce kendimden kısaca bahsetmek isterim. 1985 Diyarbakır doğumluyum. Lise mezunuyum. Hem okudum, hem çalıştım, hem kahvecilik yaptım. Tekrar başladım. 7 yaştan çalışmaya başladım. Dokuz on yaşlarında hastanede çalıştım. Usta yardımcılığı yaptım. Kredi Yurtlar Kurumunda yemekhanede kantinde çalıştım. Yaklaşık on sene kafe işletmeciliği yaptım. Birikimlerimle gayrimenkul aldım. 2012 yılında evlendim. Düğünde gelen takılarla ve kafe işletmeciliğindeki kazancımla 2014 yılında Bilginay şirketinin %50'sini satın aldım. Daha sonra maddi sınırlardan dolayı devam edemedim. Anlaşamadık. 2018 yılında hissemi sattım.

Ardından ağabeyim Doğan Aktaş'ın şirketinde kısa bir süre çalıştım. Burada akaryakıt, lojistik, nakliye işine baktım. Daha sonra Bursa'ya yerleştim. Bursa'da bir arsa satın aldım. Aktaş Grup isimli şirketimi açtım. Bu şirketle aldığım arsada inşaat işine başladım. İnşaat işine devam ederken nakliye işleriyle de uğraşmaya başladım. Söz konusu şirketim ve Aziz İhsan Aktaş ve diğer kardeşlerimin desteği, sermayesi yoktur. Söz konusu şirket sadece bana aittir. Şirketin tek yetkilisi benim. Zaten şirketim incelendiği takdirde herhangi bir kamu ihalesine girmediğim de ortaya çıkacaktır. Hiçbir kamu kurum ve kuruluşlarıyla çalışmadım.

İlgili suçlamaları okudum. İddianamede Aziz İhsan Aktaş örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve sahte fatura suçlamalarından suçlanmaktayım. Gizli tanık Yaprak, aile üyeleri ve benim adıma suçlamada bulunmuş; fakat emniyete giden e-posta ve mailde ismim dahi geçmemektedir.

Suç örgütüne üye olma: İki bin yirmi bir yılında Bursa'da Aktaş Grup Sosyal Hizmetler İnşaat Şirketi'ni açtım. Eşim ve çocuklarımla birlikte Bursa'ya taşındım. Bursa'da inşaat işlerine başladım. Aile üyelerim, akrabalarım adına olan şirketlerde ortaklığım, hissem, yetkim yoktur. İddianameyi okudum. Vatandaş UYAP portalından dosyayı inceledim. Benimle ilgili iddialarda önünüzdeki ceza dosyasında suç tarihim yoktur. Eylem tarihine bakıldığı zaman, 2020 sonrası olan bir iddianamede, yıllar öncesine ait ortaklığımdan neden suçlanmaktayım? Eski ortaklığın ne zamandan beridir ceza kanunu anlamında suç teşkil etmektedir? Bilginay Temizlik Hizmetleri Şirketi'nde 2014 ile 2018 yılları arasında hissem bulunuyor. Bilirkişi raporları ihalelere ilişkin dönemsel incelemesi 2020 ile 2024 yılları arasındadır. Sahibi olduğum dönemde herhangi bir değerlendirme ya da sorumluluğumu gösteren bir tespit iddianamede yoktur. Ben Aziz İhsan Aktaş’ın iddia edilen örgütüne üye değilim. Aziz İhsan Aktaş abim olur. Ticaretimiz farklıdır. Kendisinin bana emir ya da talimat vermesi gibi bir durum yoktur. Bursa'daki adresimde yapılan aramada bahsedilen soruşturma konusu şirketler ile alakalı bir belge, bir materyal bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle üzerime atılan suç örgütüne üye olma suçlamasını kabul etmiyorum"

11:40 | AZİZ İHSAN AKTAŞ'IN OĞLU KONUŞTU: BİZ BİR AİLEYİZ

Aziz İhsan Aktaş'ın büyük oğlu Metin Aktaş duruşmada savunma yaptı:

"İddianamede; yaşım ve mali profilim dikkate alındığında şirketimin kuruluşu ve hisse ediniminde örgüt lideri tarafından organizasyon ve finansal destek sağlandığı, emir ve talimatlarla hareket ettiğim ve tarafıma duyulan güven nedeniyle şirket kurulduğu iddia edilmektedir. Ayrıca babamın örgüt lideri, benim ise örgüt üyesi olduğum ileri sürülmektedir.

Ancak aramızdaki ilişki yalnızca aile ilişkisidir. Aile bağlarının örgütsel bir yapı olarak değerlendirilmesini anlamam mümkün değildir. Akraba olmak, arkadaş çevresiyle görüşmek, ticari ilişkide bulunmak gibi hayatın olağan akışı içerisinde yer alan durumların hangi hukuk sisteminde örgütsel yapı sayıldığı belirsizdir.

Mevzuata göre bir örgütten söz edilebilmesi için, suç işlemek amacıyla bir araya gelmiş kişiler arasında hiyerarşik bir yapı ve emir-komuta zinciri bulunması gerekmektedir. Benim ve akrabalarım arasında, gelenek ve göreneklerimiz gereği büyüğe saygı ve küçüğe sevgi dışında böyle bir ilişki yoktur. Bu durum emir-komuta zinciri değildir.

Akrabalarımla ticaret yapmayı tercih etmem, içinde bulunduğum kültürün bir gereğidir ve en doğal hakkımdır. Bu ticari ilişkilerde indirim ve uzun vadeli satışlar nedeniyle kâr marjım nispeten düşüktür. Buna rağmen önceliğim, zarar etmeden sürdürülebilir bir ticari yapı kurmak ve eğitim aldığım alanda kendimi geliştirmektir.

Bu ilişkilerin suç işlemek amacıyla kurulmuş bir yapı olarak değerlendirilmesi hukuka aykırıdır. İddianamede hisse edinimi ve aile içi ticari ilişkiler örgütsel faaliyet olarak nitelendirilmiş olsa da, bu işlemler Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuata tamamen uygundur."

10:50 | DURUŞMA BAŞLADI

Aziz İhsan Aktaş davasının duruşmasında 4. hafta başladı. Duruşmada ilk olarak Kıyasettin Yağan savunma yaptı. Yağam'ın savunmasında şu ifadeler yer aldı: "İddianamede var olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş suç örgütünün üyesi değilim. Kendilerinden herhangi bir emir ya da talimat almadım. Sahibi olduğum şirketlerin ticari ilişkileri nedeniyle örgüt üyesi olarak suçlanmaktayım. Ancak ticari ilişkiler içerisinde bulunan kişilerin örgüt olarak adlandırılması hukuka aykırıdır.

Ben bir iş insanıyım ve ticari hayatım bu suçlamalar nedeniyle zarar görmüştür. Bir kişinin faaliyetleri, ticari planlama ve ekonomik kazanç elde etme amacına dayanıyorsa, bu tür faaliyetlerin suç örgütü olarak tanımlanması mümkün değildir. Çünkü bu tür firmaların amacı kâr elde etmektir. Bu nedenle hakkımdaki suç örgütüne üye olma suçlamasını kabul etmiyorum.

Rüşvete aracılık ettiğim iddiası kapsamında; sahibi olduğum şirketlerin Bilgiyar Limited Şirketi ile yaptığı ticari ilişkiler nedeniyle, Bilgiyar şirketi yetkilisi Tekin Aktaş’ın talebi üzerine, Enza Kalite Limited Şirketi adına kayıtlı 2017 model Mercedes ve 2016 model Audi A8 marka araçları 15 milyon TL bedelle satın aldım. Bu satın alma işlemi, şirketlerim ile Bilgiyar şirketi arasındaki ticari ilişkilerden kaynaklanmaktadır.

Araçları satın aldığım dönemde Enza Kalite şirketinin sahibinin kim olduğunu bilmiyordum. Enza Kalite şirketine ödediğim bedel, Bilgiyar şirketi yetkilisi Tekin Aktaş’ın ödenmesini istediği tutardır. Bilgiyar şirketinin Beşiktaş Belediyesi’nden aldığı ihalelerle ilgili herhangi bir bilgim bulunmamaktadır.

Sahibi olduğum şirketler bugüne kadar hiçbir kamu ihalesine katılmamıştır. Kamu ihaleleriyle ilgili herhangi bir faaliyetimiz yoktur. Ne Beşiktaş Belediye Başkanı ile ne de belediyenin herhangi bir görevlisiyle irtibat kurmadım. Bu nedenle rüşvete aracılık etme iddialarını kabul etmiyorum.

Sahibi olduğum şirketler bugüne kadar hiçbir kamu ihalesine katılmamıştır. Kamu ihaleleriyle ilgili herhangi bir faaliyetimiz yoktur. Ne Beşiktaş Belediye Başkanı ile ne de belediyenin herhangi bir görevlisiyle irtibat kurmadım. Bu nedenle rüşvete aracılık etme iddialarını kabul etmiyorum.

Vergi Usul Kanunu’na muhalefet ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamaları kapsamında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı Denetim Başkanlığı tarafından yapılan incelemelerde, benimle ya da şirketlerimle ilgili sahte belge düzenlendiğine dair herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Şirketlerim hakkında bugüne kadar sahte belge düzenleme nedeniyle herhangi bir cezai işlem yapılmamıştır."

NELER OLDU?

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında Zeydan Karalar’ın da olduğu 9 kişinin tahliyesine karar verdi.

704 yıla kadar hapis cezası talep edilen davada, “itirafçı” olduğu için tutuksuz yargılanan Aziz İhsan Aktaş da savunmasını tamamladı. Yaklaşık üç saat süren duruşmada, Aktaş “etkin pişmanlık” ifadelerini tekrar ederek, malvarlıklarına konan tedbirlerin ve yurtdışı yasağının kaldırılmasını talep etti.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar