Aziz İhsan Aktaş davasında beşinci gün | Savunmalar devam etti: "CHP’li olduğumuz mi suçluyuz?"
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Aziz İhsan Aktaş davasında beşinci gün bitti.
GAZETE PENCERE- İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen davada beşinci gün başladı. Tutuklu sanıkların savunmalarında sona yaklaşılmasıyla birlikte, mahkemenin bu haftanın sonunda tutukluluk durumlarına ilişkin ara değerlendirme yapması bekleniyor.
İddianamede “suç örgütü lideri” olarak gösterilen Aziz İhsan Aktaş tutuksuz yargılanırken, dosyada 33 sanık tutuklu bulunuyor. Yargılamanın ilk dört gününde 20 tutuklu sanığın savunması alındı. Kalan tutuklu sanıkların da dinlenmesinin ardından, tutuksuz sanıkların beyanlarına geçilmesi planlanıyor.
DURUŞMA BAŞLADI
Hakkında 704 yıla kadar hapis cezası istenen ve iddianamede “suç örgütü lideri” olarak nitelenmesine rağmen itirafçı sıfatıyla tutuksuz yargılanan Aktaş, bugünkü duruşmaya da katıldı.
Tutuklu sanıkların salona getirilmesinin ardından Mahkeme Heyeti’nin yerini almasıyla birlikte duruşma başladı. Tutuklu İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal, ilk savunmayı yaptı.
"DOSYADAKİ İMZA BANA AİT DEĞİL”
Cumhuriyet'ten Batuhan Serim'in aktardığına göre Rana Uysal, savunmasını zorlanarak tamamladı. Uysal, “Aziz İhsan Aktaş’ı da İsmail Güven’i de tanımıyorum. Dosyadaki imza bana ait değil” dedi.
15 yıldır ihale süreçlerinde görev yaptığını belirten Uysal, ihalelerde amaçlarının “kimseye ayrıcalık sağlamak değil, en uygun fiyatı temin etmek” olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:
“Mustafa Mutlu’nun ihale bilgilerini Aziz İhsan Aktaş ile paylaşıp paylaşmadığını bilemem. Mutlu’nun Aktaş’la ne ilişkisi olduğunu bilmiyorum.”
Mustafa Mutlu, davada “Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” başlığı altında değerlendirilmesine karşın “itirafçı” olduğu için tutuksuz olarak yargılanıyor.
"BAKMAM GEREKEN BİR AİLEM VAR VE 6 AYDIR ÇALIŞAMIYORUM"
İSFALT’ın son tutuklu sanığı, Genel Müdür Yardımcısı Sencer Hacıoğlu, üzerine atılı tüm suçlamaları reddetti ve tahliyesi ile beraatını talep etti. Hacıoğlu, “Bakmam gereken bir ailem var ve 6 aydır çalışamıyorum. Haksız tutuklama kararının sonlandırılmasını istiyorum. Eylem 43’te el yazısıyla yer alan not bana ait değil” ifadelerini kullandı.
İSFALT tutuklulularının ardından son yargılama başlığı olan Beşiktaş Belediyesi’ne geçildi.
"DENETLEMELERDEN ALNIMIZIM AKIYLA ÇIKTIK"
“Ben yoksul bir ailenin çocuğuyum, hayatım boyunca mücadele ettim” diyen Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz, savunmasında şunları söyledi:
“Biz muhalif bir belediyeyiz. Muhalif belediyelerde denetimlerin nasıl yapıldığını herkes bilir. Sayıştay müfettişleri 2 senede bir olması gerekirken her sene denetime gelirlerdi. Ben ve arkadaşlarım bu denetlemelerden alnımızım akıyla çıktık. Eğer devletin kurumunun raporunun bir anlamı yoksa bu kurumların ne anlamı var? Bu kurumların anlamı olmazsa devlet çöker.”
“Bilirkişiler yüzlerce ihale denetliyor, mevzuata hakimler. Benim imzamın karşılığını ve bir suç işlemediğimi biliyorlar. Bunu savcılığa da bildiriyorlar ve savcılık bunu göz önünde bulundurmuyor. Bu ön yargı neden? CHP’li olduğun için mi? Peşinen suçlu ilan edildim.”
“Dosyada gizlilik kararı varken, iddianame hazırlanmadan önce ve hazırlanma sürecinde, yandaş medya organlarında, televizyonlarda ve sosyal medyada hakkımızda haberler yapılmış, kamuoyunda baştan suçlu ilan edilmiş bulunuyoruz. Masumiyet karinesi açıkça ihlal edilmiştir.
Ancak adil bir yargılama yapılır, hukuk kurallarına uygun şekilde deliller ortaya konur ve suç ispatlanırsa, o zaman verilecek karara saygı duyarım. Bunun dışındaki hiçbir suçlamayı kabul etmem mümkün değildir.
Dosyada gizlilik kararı varken, avukatlarımız günlerce, aylarca belge ve bilgiye ulaşamazken; gerçekte var olmayan, soyut beyanlara ve soyut iddialara dayalı suçlamaların dosyada yer almasını anlamakta güçlük çekiyorum. Bunun mutlaka değerlendirilmesi gerekir.”
Üzerime atılı bu suçlamaları kabul etmiyorum. Benim bildiğim, mensubu olduğum ve üyesi bulunduğum tek yapı vardır. O da Cumhuriyet Halk Partisi’dir. CHP’li olduğumuz, solcu olduğumuz, Atatürk’ün askerleri olduğumuz için mi suçluyuz?"
Ali Rıza Yılmaz'ın bu sözleri, salondaki izleyiciler tarafından alkışlandı. Mahkeme başkanı, duruşmaya bir saat ara verdi.
Bir saatlik aranın ardından Beşiktaş Belediyesi Başkanı Rıza Akpolat'ın eşinin eniştesi Burak Kangal'ın savunmasına başlandı.
"BENİM GEÇMİŞİM BELLİ, 7 TANE GAYRİMENKULÜM VAR"
Bir duyum üzerine 8 aydır tutuklu bulunduğunu söyleyen Kangal, “Eşim de tutuksuz olarak yargılanıyor, bir de 6 yaşında kızımız var. Böyle bir aileyiz” ifadelerini kullandı.
Kangal savunmasının devamında şunları söyledi:
“Eşim ile benim birikimlerimiz var, ailemizden kalan birikimlerimiz var, döviz olarak biriktirmiştik. Araştırmalar yaptık, kendimize ev baktık. Baldızımın evi Acarkent’te, onların da yönlendirmesiyle o bölgede bir ev baktık. En sonunda Acarkent’ten bir ev almaya karar verdik”
Evi satın alacakları gün işlemlere geç kalmamak adına eşinden yardım istediğini ve 689 bin avroyu bozdurması için kendisinden ricada bulunduğunu aktardı. Kangal, “698 bin avroyu ona verdim, bozdurdu, sonra bankada buluştuk. Para sayım işlemlerinin ardından tapu dairesine geçtik” diye ekledi.
MASAK raporlarında evi alması için mali durumumun yetersiz olduğunun değerlendirildiğini söyleyen Kangal, savunmasına şu sözlerle devam etti:
“MASAK raporunda şirketime yüzde 5 ortak olduğum yazıyor, ben yüzde 39 ortağım. 2024 yılı için 240 bin TL olan aylık gelirim, MASAK raporunda yıllık olarak gözüküyor. Benim evlerim var, kiraya veriyorum ve bunu Gelir İdaresi’ne beyan ediyorum. Orada ödenen kiralar bile yazar. 960 bin TL sadece kira gelirim var. Şirketten 1.5 milyon TL’ye yakın huzur hakkı alıyorum. Benim yıllık gelirim toplam 7 milyon 830 bin lira. Bunu MASAK bir şekilde bulamıyor. Ama bu benim her yerde görülebilecek resmi gelirim.
Bu evi almış olmamdaki anormalliği anlamış değilim. Akpolat ile tanıştıktan sonra zenginleştiğimiz, hayatımızın değiştiği söyleniyor. İddianamede yazdığı için söylüyorum, ben ilk Rolex saatimi 2005 yılında aldım. Benim evlenmeden önce de dünyada gezmediğim yer kalmamıştı. Benim geçmişim belli, 7 tane gayrimenkulüm var. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak ile alakası yok.”
"SEBEBİ ONA PARAYI BOZDURMASINI SÖYLEMEM, KEŞKE O PARAYI BEN BOZDURSAYDIM"
7 kişilik olarak planlanmış koğuşta, 40 kişilik yatak olduğunu, içeride 60 kişi kaldıklarını anlatan Kangal, duygulanarak ve sesi düğümlenerek şöyle devam etti:
“Ancak beni en çok üzen bu fiziksel şartlar değil, ailemin durumu. Tutuklu olduğum sırada saat 10’da eşimle konuştum, saat 11’de evimize polis baskını oldu. Evde karım ve kızım vardı. Karım gözaltına alındı. Bir anne, 6 yaşındaki kızının yanında gözaltına alındı. Sebebi ona parayı bozdurmasını söylemem. Keşke o parayı ben bozdursaydım. O zaman gözaltına alınmayacaktı.
Benim evim her ay aranıyor, iş yerim aranıyor, hiçbirinde bir suç unsuru yok. Rıza Akpolat benim bacanağım, birlikte tatile gidiyoruz, yemeğe çıkıyoruz, bazen ben ödüyorum bazen o. Bunun ötesinde bir durum yok."
Savunmanın ardından Hakimin “Villanın esasında Akpolat’a ait olduğu ama sizin üzerinize yapıldığı iddiası var. Buna ne diyorsunuz" sorusuna ise Kangal şu yanıtı verdi:
“‘Duydum’ lafları üzerine ben buradayım. Birisi ‘duydum’ deyip etkin pişmanlıktan yaralanıyor, serbest kalıyor, biz aylardır burada tutukluyuz. Kesinlikle öyle bir durum yok”
BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ
“İhaleye Fesat Karıştırma, Edimin İfasına Fesat Karıştırma, Resmi Belgede Sahtecilik” suçlamalarıyla tutuklu yargılanan Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşci, şunları söyledi:
"İhaleye katılan hiçbir firmanın Çevre ve şehircilik Bakanlığınca yasaklı olmadığı bu yüzden herhangi bir şekilde aykırılık olmadığı gözlenmektedir. Benimle birlikte imzası bulunan arkadaşlarım tutuksuz yargılanıyorken ben neden tutuklu yargılanıyorum? Bu, Anayasanın eşitlik maddesine aykırı bir durum. Onlar da tutuklansın demiyorum ama arkadaşlarımla aynı süreçten yararlanmak istiyorum.”
Biz cinayet işlemedik, hırsızlık yapmadık… Tüm iddiaları reddediyorum. Eğer bana bu iddiaları sorsalar, bir gün müsaade etmelerini ister, gerekli tüm evraklarla iddialara yanıt verirdim ve aylardır annemin gözyaşlarını görmek zorunda kalmazdım. Hayatımda ilk defa bencilce düşünmediğim bir yer burası. Kendimi hiç düşünmedim”
“Bilirkişi, ara ihalelerin teknik şartnamelerini göz ardı ederek hatalı bir tespit yapmıştır. Bu sebeple, bilirkişinin yanlış raporuna dayanan suçlamayı kabul etmiyorum” diyen Ateşçi bilirkişi raporuna itiraz etti.
Ateşci'nin savunmasının ardından Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi savunma yaptı. Tutşi, şunları söyledi:
"Bu anı çok bekledim. Hakkımdaki iddialara yanıt vermenin yanı sıra ileride 2 kız çocuğuma bunu anlatmak benim için çok önemli. 15 yıldır devlet memurluğu yapmaktayım. Destek hizmetleri müdürü olarak göreve başladım. Bu mekanizmadaki kimseyi tanımazken ihaleye fesat işlemini nasıl gerçekleştireyim.
Ben tutuklandıktan sonra 7 yaşındaki kızım okula başladı, ben onu hiç okula götüremedim, bir harf öğrenmesine yardımcı olamadım, okumayı öğrenmiş göremedim. 2 kızıma da 'yurt dışındayım' dedim. Psikolojileri bozulmasın diye, görüşe de gelmediler bu yüzden, onlara sarılmayı kokularını özledim. beni unutacaklar diye korkuyorum"
"BENİM BELEDİYEYE GEÇİŞİMİ ONAYLAYAN KİŞİ OZAN İŞ"
Tutşi, kendisini o göreve getiren kişilerin Mustafa Mutlu ve Aziz İhsan Aktaş olduğu iddialarını reddetti, bu konunun somut bir ispatının olmadığını savundu. Kendisini, mesleki öz geçmişinin bu göreve getirdiğini dile getirdi. Tutşi, “İddiaların, beraber konuşulup söylendiği belli. Benim belediyeye geçişimi onaylayan kişi Ozan İş. Bu iddiaları ona sormak lazım” dedi.
Tutşi’yi göreve getirdiği iddia edilen isimlerden Aziz İhsan Aktaş, savunmasının ardından Tutşi’ye, “Göreve geldiğiniz süre içerisinde Elif LPG’nin hak edişlerinin 6 milyon TL’den 3 milyon TL’ye düştüğünü söylediniz. Bunun sebebi nedir?” diye sordu.
Tutşi, “Tüketilen yakıt miktarı azalmıştı. Tüketimi azalttığımız için hak edişlerde azalış olmuştur” yanıtını verdi.
Beşiktaş Belediyesi Eski Destek Hizmetler Müdürü, Gülal Erdovan Anıl da suçlamaları reddetti. Anıl'ın savunmasının ardından duruşmanın 5. günü de tamamlandı. Duruşmaya yarın devam edileceği belirtildi.
Kaynak:Haber Merkezi, Cumhuriyet, ANKA