Bekar Anneler: Bize balık değil, balık tutacak göl verin
Bekar Anneler Derneği, bekar annelerin çalıştığı şirketlerin ve kurumların yönetimleri veya insan kaynakları birimleri ile birlikte "FinansMom" projesi yürütüyor, bekar annelerin şirket içindeki kırılganlıklarını aşmaya yardımcı oluyor.
Haber: Zeynep SAÇAR
GAZETE PENCERE - Çocuk bakım emeğini tek başına üstlenmek zorunda kaldıkları için güvenceli işlerde çalışamayan bekâr anneler, çözümü dayanışmada arıyor. Sosyal dışlanmayı 2024 yılında kurdukları Bekâr Anneler Derneği çatısı altında toplanarak aşmaya çalıştıklarını vurgulayan Serap Yelkenci ve Lemis Koçak, ‘tek ebeveyn annelerin’ çalışma hayatına dahil olması için mücadele ediyor.
DİĞER BEKAR ANNELERİ GOOGLE'DA ARADI, BULAMADI
2019’dan beri bekâr anne olan Serap Yelkenci, 12 yaşındaki ikizleriyle birlikte yaşıyor. Kendi sürecinin nasıl başladığını şöyle anlatıyor:
“Boşandım ve hayatımın neye benzeyeceğini bilmiyordum. Google’da bekâr anneleri arattım, tecrübeli bir bekâr anneyle denk gelme umuduyla. Baktım ki hiçbir şey yok. Açtım kamerayı, ‘Ben bekâr annelere ulaşmak istiyorum. Sevgili sosyal medya kontaklarım, beni çevrenizdeki bekâr annelerle tanıştırın’ dedim.”
Çektiği videonun açıklamasına bekâr annelerin doldurması için bir form da ekleyen Yelkenci, Bekâr Anneler Derneği’nin tohumlarını bu şekilde atıyor.
Videoyu yüklediği gün 50 bekâr anneye ulaşıyor. İkinci gün bu sayı 200’ü buluyor. Düzenlediği çevrimiçi buluşmaya 80 kadın katılınca dernekleşme süreci de başlıyor. Yelkenci, Lemis Koçak ile de bu şekilde tanışmış.
Derneğin Genel Sekreteri Lemis Koçak, bekar annelerin her şeye baştan başladığını, tek başına ikinci bir hayat kurduğunu, çocuklarının psikolojisi bozulmasın diye güçlü durmaya çalıştığını anlatıyor ve bu çabayı bir tiyatro oyununa benzetiyor:
“13 senelik evliydim, 16 senelik birliktelik. Tüm çevreniz birlikte oluşuyor. Boşandıktan sonra bir kış günü içim sıkışmıştı. Nefes alamıyordum ve kendimi sokağa attım. Amaçsız yürürken çok yakın bir arkadaşımın sokağına geldim, aradım. Normalde bu şekilde plansız görüşebilirdik. Telefonu açmadı. Bir kere daha denedim, açmadı. Daha sonra eşi beni aradı. ‘Bize arkadaşlar eşleriyle ve çocuklarıyla gelecek, kusura bakma. Başka zaman görüşelim’ dedi. Ağlaya ağlaya eve döndüm.”
‘ÇOCUK BAKIMI TOPLUMSAL BİR SORUMLULUK’
Sosyal destek eksikliğine geçim sıkıntısı da eklenince bekar annelerin sorunları katlanıyor. Sosyolog Funda Alpaslan Talay, çocuk bakım emeğini tek başına üstlenmelerinin onları düzensiz ve güvencesiz istihdam biçimlerine yönelttiğini söylüyor:
“Çalışma, çocuk bakımı ve gündelik yaşam sorumlulukları arasında denge kurmak zorunda kalan kadınlar, çoğu zaman sosyal destek ağlarının sınırlılığı nedeniyle ciddi bir yük altında yaşamlarını sürdürüyorlar. Bu durum yalnızca ekonomik güçlükler değil, aynı zamanda sosyal dışlanma, tükenmişlik ve gelecek kaygısı gibi psikososyal etkiler de doğurabiliyor.”
Ücretsiz veya düşük maliyetli kreş hizmetinin etkili bir çözüm olabileceğini vurgulayan Alpaslan Talay, “Bu tür uygulamalar sürdürülebilir, yaygın ve sosyal hizmetlere bağlı bir biçimde tasarlanmalı. Kreş hizmetleri fiziksel mekân sağlamanın dışında çocuk gelişimini ve ailelerin sosyal destek ihtiyacını destekleyen bir yaklaşıma sahip olmalı. Çocuk bakımının toplumsal bir sorumluluk olarak görülmesi hem kadınların yaşam koşullarını iyileştirecek hem de çocukların fırsat eşitliği içinde büyümesine katkı sağlayacak” diye konuşuyor.
ONUN ÇOCUĞU VAR, İŞE GELEMEZ
Alpaslan Talay’a göre bekar anneler çoğunlukla; ev içi hizmetler, gündelik işçilik, bakım hizmetleri ve düşük ücretli hizmet sektörü gibi alanlarda çalışıyor. Serap Yelkenci ise bekar annelerin deneyimli ve eğitimli oldukları alanda iş bulamadığını vurguluyor.
“Lokantada çalışan, nikah şekeri yapan, örgü ören, tezgahtarlık yapan… Kimse kendi işini yapamıyor.”
Yelkenci, Bekâr Anneler Derneği’nin kayıtlı istihdamda olmayan yüzde 89’un istihdama dahil olabilmesi için alanlar yaratabilmeye çabaladığını aktarıyor. “Bu yıl Gayrimenkul Danışmanlığı Meslek Edindirme Programı’na başlayacağız. Bu programın bekâr anneler için çok uygun olduğunu düşünüyoruz çünkü çalışma saatlerini kendileri belirliyor. Sermaye gerekmiyor. Bir eğitim aldığında ve mesleki yeterlilik belgesini edindiğinde başlayabiliyor.”
Çevrimiçi ve esnek saatlerde çalışabilecekleri işlere ihtiyaç duyan bekâr annelerin mevcut durumda işverenin insafına göre hareket edebildiklerini söyleyen Yelkenci, “Özgeçmişimi bir yere gönderdim ve henüz masaya bile koymadan ‘Onun çocuğu var, işe gelemez’ diyerek reddettiler” diyor.
Peki çözüm ne? İşverene yönelik, kadın istihdamını destekleyen vergi ve prim düzenlemelerinin, kayıt dışı çalışmayı azaltabileceğini söyleyen Funda Alpaslan Talay, “Tek ebeveyn kadınların emek piyasasında kalıcı ve güvenceli biçimde yer alabilmesi, bakım hizmetleri, sosyal koruma ve istihdam politikalarının eş zamanlı ve bütüncül bir yaklaşımla hayata geçirilmesine bağlı” diyor.
Talay'a göre, bakanlıklar düzeyinde sosyal koruma sistemlerinin güçlendirilmesi, erken çocukluk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve kadınların istihdama katılımını destekleyen programların artırılması atılabilecek diğer temel adımlar.
BARINMA KRİZİ BEKÂR ANNELERİ DE ETKİLİYOR
Bekâr annelerin en büyük problemlerinden biri de barınma. Bu konuda toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ve bakım emeğinin yarattığı yükü dikkate alan sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Alpaslan Talay, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimi mümkün kılan ve kiracı güvenliğini önceleyen konut modellerine ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.
Bekâr annelerin barınma durumuyla ilgili net verilere ulaşamadıklarını vurgulayan Yelkenci ise “Yüzde kaçı kendi ailesinin yanına taşındı, kaçı kirada bilmiyoruz. Çünkü TÜİK verileri hane sayısı olarak hesaplıyor. Şimdi ben kendi hanemde anne olarak görünüyorum ama annemin yanına taşındığım zaman annemin çocuğu olarak görüneceğim. Yani temiz bir data olmayacak o. Boşanma süreci devam eden kadınlar da var” diyor.
“EŞİN ÖLMEDİYSE, DEVLETTEN DESTEK YOK”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 2022'de bir grup bekâr anneye sosyal konut desteği vereceklerini duyurmuştu. Destek yalnızca; 18 yaşın altında üç çocuğu olan ve eşi vefat etmiş kadınları kapsamıştı. Eşi Vefat Etmiş Kadınlara Yönelik Konut Destek Programı kapsamında 2 bin 23 adet konut temin edeceklerini duyuran dönemin Bakanı Derya Yanık, konut başına 300 bin TL destek vereceklerini de açıklamıştı.
Bakanlık, programın sonuçları ile ilgili 3 Nisan tarihli yazılı sorumuza, haberin yayına girdiği ana kadar yanıt vermedi.
Sadece eşi vefat etmiş bekâr annelere destek açıklanmasına tepki gösterdiklerini aktaran Yelkenci, “Gördüğünüz gibi eşiniz ölmediyse barınma anlamında devletten bir destek alamıyorsunuz. Kadın ya ailesinin yanına gidiyor ya da zor şartlarda düşük kiralarda oturuyor” diyor.
‘BİZE BALIK DEĞİL, BALIĞI TUTACAK GÖL VERİN’
“Bizim karşı olduğumuz şey, bekâr annelere sosyal politika düşünülürken bunun bir para yardımı, para desteği olarak sınırlanması” diyen Lemis Koçak, “Bu şekilde yapılacağına bekâr annelere iş verilsin. Yani bize balığı vermeyin, balık tutacak göl verin bize. Sosyal politika bu değil. Sosyal yardım anlayışı maalesef birçok kırılgan grup için uygulanan bir şey. Yardım kelimesine karşıyız” diye açıklıyor.
FINANS MOM
Dernek, bekar annelerin ekonomik özgürlüğe erişimi için “FinansMom” adında bir proje de yürütüyor. Dernek, proje kapsamında kurumların ve şirketlerin yönetim ve insan kaynakları departmanında yönetici atölyeleri düzenliyor. Atölyelerde “görünmeyen emek” kavramı işleniyor, bekar annelerin finansal sorunları aktarılıyor. Şirketlerin Bekar Anne Risk Haritası çıkarması isteniyor. Harita üzerinden şirkette çalışan annelerin gelir düzeyleri, tükenmişlik oranları ve yan haklara erişimleri gibi bilgilere ulaşılıyor.
FinansMom Projesi ile bekar annelere özel ekonomik yan hakların devreye sokulması bekleniyor. Bireysel emeklilik katkıları, acil durum fonları, çocuk eğitim bursları ve kreş desteği gibi yan haklarla hem bakım emeğinin hafifletilmesi hem de ekonomik güvence hedefleniyor. Çeşitli sigorta şirketleriyle bir araya gelip planlamalar yapan dernek, bekar annelere özel olarak geliştirdikleri Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ile giriş aidatı, çıkış kesintisi gibi uygulamalar olmadan, esnek katkı payı ve devlet katkısıyla bekar annelere yan hak olarak sunulabilecek bir adım attı. Bekâr anneler bu BES planına kurumları aracılığıyla ya da bireysel olarak katılabiliyorlar.
Proje sadece bekar annelerin çalıştığı kurumlarda olan güçlenmeyi değil, ekonomik güvenceyle ilgili diğer basamakları da kapsıyor. Bekâr annelerin yaşadığı ekonomik sorunları kalıcı sistem değişikliğiyle çözmeyi hedefleyen dernek, annelerin iş bulması, o işte kalıcı olması ya da kendi işini kurması ve kazandığı parayı doğru yönetmesine odaklanan dört farklı alanda hareket ediyor.
“NAFAKA BİREYSEL İNİSİYATİFE BIRAKILMAMALI”
Nafaka, onlar için önemli bir başka konu başlığı. Zaten çocukların ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyecek miktarda olan nafakalar, genellikle düzenli de ödenmiyor. Yelkenci, “Sürekli nafaka, İsveç’te olduğu gibi devlet üzerinden ödenmeli. Devlet, babanın maaşından kesinti yapıp çocuğun hesabına direkt olarak yatırmalı. Nafaka bireysel iradeye bırakılmaması gereken bir konu. Babanın ekonomik gelir durumu hesaplanıp, taraflar karşılaşmadan sistem üzerinden direkt olarak yatırılmalı. Yoksa bireysel çatışma oluyor. Bireysel çatışma da çocuğa yansıyor” diyor.
Kaynak:Haber Merkezi