Bilal Erdoğan'dan sonra Selçuk Bayraktar'dan çıkış: MIT'de okudum ama hala Laz uşağı olarak duruyorum

Son dönemde Bilal Erdoğan’ın basına verdiği demeçlerden sonra Bayraktar’ın da açıklama yapması dikkat çekti.

Bilal Erdoğan'dan sonra Selçuk Bayraktar'dan çıkış: MIT'de okudum ama hala Laz uşağı olarak duruyorum

GAZETE PENCERE - Son dönemde Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görev süresinin bitmesi üzerine kurulan senaryolarda Bilal Erdoğan’la birlikte AK Parti’nin gelecekteki lideri olarak ön plana çıkan Selçuk Bayraktar açıklama yaptı.

Son dönemde Bilal Erdoğan’ın basına verdiği demeçlerden sonra Bayraktar’ın da açıklama yapması dikkat çekti.

Bilal Erdoğan, son yaptığı açıklamada seküler bir ülkede büyüdüğünden yurtdışına adaptasyonda sorun yaşamadığını ama kültürünü koruduğunu ifade etmişti.

Selçuk Bayraktar’da “MIT’de okudum ama Laz uşağı olarak tanınırım” dedi.

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, babası Özdemir Bayraktar'ın, mezun olduğu lise Robert Koleji için "Burası Batı'nın Amerika'nın devşirme mektebi gibi bir yer" dediğini aktardı. "Robert Kolej'de de MIT'de de okudum, ama hâlâ Laz uşağı olarak duruyorum" dedi. Bayraktar, kendisini "Türk Müslüman Selçuk Bayraktar. Bu ülkenin evladı" diye tanımladı.

DEVŞİRME MEKTEBİ

Patronlar Dünyası'ndan Toygun Atilla'ya konuşan, okul yıllarına ve kimlik tanımına dair değerlendirmelerde bulunan Selçuk Bayraktar, Robert Koleji'ne giriş sürecinde annesi Canan Bayraktar'ın rolünü "Annem çalıştırdı beni sınava" sözleriyle anlattı ve "Annem sayesinde Robert'e girdim" dedi. Bayraktar, babasının okula başlamadan önce "Burası Batı'nın Amerika'nın devşirme mektebi gibi bir yer" diyerek kendisini uyardığını aktarırken, "Robert Kolej'de de MIT'de de okudum, ama hâlâ laz uşağı olarak duruyorum" ifadesini kullandı.

TÜRK MÜSLÜMAN BAYRAKTAR

Bayraktar, kendisini "Robertli / Amerika eğitimli" gibi etiketlerle tarif etmediğini belirterek, "Türk Müslüman Selçuk Bayraktar diye tanımlarım. Bu ülkenin evladı" dedi. "Biz etnik olarak bir millet değiliz" sözleriyle devam eden Bayraktar, "Selahaddin Eyyubi'nin de torunuyuz, Fatih Sultan Mehmet'in de, Eyüp Sultan'ın da" ifadelerini kullandı.

Röportajın ilgili bölümü şu şekilde:

Selçuk Bayraktar ile söyleşimiz ilerledikçe Sarıyer'in Garipçe köyünde bir balıkçı kasabasında geçen çocukluk, mütedeyyin bir çevre sonrasında ise Robert Kolej...

Tüm bunlar film şeridi gibi dönüyor kafamda. Soruyorum, "Garipçe köyünden Robert Koleji'ne... "Beyaz Türklerin" çocuklarının okuluna... Nasıl uyum sağladınız ? Sizin hayatınızda neler değiştirdi ? "

Selçuk Bayraktar, Robert'e geçişi "kasabadan gelmiş gibi" diye tarif ediyor. Sarıyer'den Robert'e geçiş, bir sosyal-kültürel bir değişim. Bu geçişin duygusal ve ideolojik yükü var onun için.

BABA NASİHATI

Babası Özdemir Bayraktar, daha okula gitmeden tembihlemiş: "Burası Batı'nın Amerika'nın devşirme mektebi gibi bir yer." Osmanlı'nın devşirme benzetmesini tersine çevirerek kullanıyor. Robert'in misyoner kökenini hatırlatıyor; "inanç dünyamız açısından büyük farklar" diyor. Bu cümleler Türkiye'de tartışma çıkarır; ama aynı zamanda Bayraktar'ın kimliğini nasıl kurduğunu anlamak için referans niteliğinde.

Bu gerilim, onda kopuşa değil, "bilerek okuma" refleksine dönüşmüş görünüyor. Bir yandan da Robert'in ona açtığı başka bir pencere var: farklı kültürlere ilk kez maruz kalma. Sarıyer'in kasaba kültüründen, İstanbul'un ve Türkiye'nin başka kültürlerine geçiş. İşte tüm bunlar bugün karşısınıza çıkan Selçuk Bayraktar'ın hamurundaki en onemli unsurlar...

LAZ UŞAĞI

Selçuk Bayraktar'ın Amerika anlatısı, "Batı beni değiştirdi" klişesine gelmiyor. Tam tersine.

"Robert Kolej'de de MIT'de de okudum, Ama hala laz uşağı olarak duruyorum." diyor ve kahkaha atıyor. Sonra yine gülerek ekliyor; "Allah'tan anacığım Kastamonu'lu ya her ikisi de Trabzonlu olsaydı"

Söyleşimizden sonra Selçuk Bayraktar'ın söylediklerini düşünüyorum. Kurduğu cümleler iddialı olduğu kadar sosyolojik bir itirazı da içinde barındırıyor. Küresel tüketim kültürünün "stereotip" insan üretmesine karşı çıkıyor. "Herkes Amerikalı gibi olursa robot gibi insanlar olacak" diyor. Kendi "orijinal" kalışını bir renk olarak savunuyor. Fransa, Yunanistan, Hindistan, Çin, Tayvan gibi farklı milletlerden arkadaşlarla "fıkra gibi" bir grup olduklarını anlatması da bu renklilik fikrini güçlendiriyor.

Selçuk Bayraktar, küresel elit sistemin içinden geçip onu reddeden bir dil kuruyor; ama bunu kaba bir anti-Batı diliyle yapmıyor. "Seçici öğrenme" diyebileceğimiz bir pozisyona eviriyor. Bence çok kıymetli bir pencere...

TÜRK VE MÜSLÜMAN

Şimdi tam yeri diyorum kendi kendime... Böylesi bir hikaye ve geçmişten sonra peki "Selçuk Bayraktar kendini nasıl tanımlıyor ? "

Kendini "Robertli/Amerika eğitimli" gibi etiketlerle tarif etmiyor. Tek bir cümle söylüyor ve hiç düşünmeden yanıtlıyor: "Türk Müslüman Selçuk Bayraktar diye tanımlarım. Bu ülkenin evladı."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar