Bülent Eczacıbaşı: Çok çalışarak başarılı olamazsınız!

Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, gençlerin kendisine en sık yönelttiği iki soruyu yanıtladı: "Başarı için çok çalışmak gerektiğine dair klişe sözdür."

Bülent Eczacıbaşı: Çok çalışarak başarılı olamazsınız!

GAZETE PENCERE - Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Hacı Ömer Çetinsaya Vakfı’nın bu Ramazan 34’üncüsünü düzenlediği iftar davetinde kpnuştu.

Artaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya’nın davetiyle kürsüye gelen Bülent Eczacıbaşı'nın sözleri gündem oldu. Ekonomim'den Sadi Özdemir, bu konuşmayı köşesine taşıdı.

Özdemir'in konuyla ilgili yazısı şöyle:

"Önce Eczacıbaşı Holding’in kuruluş öyküsünü özetledi. Ardından özellikle gençlerin kendisine en sık yönelttiği iki soruyu yanıtladı. Sorulardan birincisinin ‘girişimcilikte başarının sırrı’ ikincisinin ‘aile şirketlerinde başarılı kuşak değişiminin’ nasıl yapılabileceği olduğunu söyledi. Eczacıbaşı, “Başarının sırrını keşke bilsem” diye başladı ve şöyle devam etti: “İki klişeden kaçınırım ki biri, ‘başarı için çok çalışmak gerektiğine’ dair klişe sözdür. Elbette çok çalışmadan başarılı olunmaz çünkü dünyada çok akıllı insan var ve onlarla yarışırken çok çalışmadan bir yere gidemezsiniz ama çok çalışmak başarılı olmak için yeter mi?

Ben çok çalışkan olan çok insan hatırlarım, sizler de öyle insanları hatırlarsınız. Çok çalışkandılar ama hiçbir yere gelemediler. İşte ‘onların eksiği nedir’ derseniz bence azimli olmamaktır, azim olmadan çalışmak yetmez. İkinci klişe ise yine gençlere söylenen ‘tutkunuzu takip edin’ sözüdür.

Gençlere yönelik her konuşmada bu da öğütlenir. Oysa insanlar tutkularının ne olduğunu kolay kolay bilemez. Bu nedenle önce tutku keşfedilmelidir. Bunun için de ‘meraklı olmak’ şarttır ve ancak çok meraklı insanlar gerçek tutkularını keşfedebilir. Başarılı olmak için öncelikle ‘çok meraklı olmak’ önemlidir. Nihayet gençlere asıl tavsiyem ise önce başarıyı iyi tanımlamalarıdır. Gençlerimiz başarılı olmayı genellikle şirkette basamakları hızla atlamak ve çok para kazanmak sanıyor. Asıl başarı mutluluktur ve başarının zenginlik değil mutluluk olduğunu anlamalarını tavsiye ediyorum. Başarının maddi ölçülerle ölçülmesi bence çağımızın en büyük hastalıklarından bir tanesidir.”

Bülent Eczacıbaşı, Türkiye’nin aile şirketlerinde en temel sorunlardan biri olan ‘kuşak geçişleri ya da çatışmaları’ konusunun kendisine en çok sorulan soru olduğunu belirtti ve bu konudaki görüşlerini şöyle özetledi: “Ben babamla 20 yıl kadar çalışma şansına eriştim. 1990’ların başında kardeşimle birlikte topluluğumuzun yönetimini üstlendik. Şimdi de bizden sonraki kuşağa yönetimi devretmenin adımlarını atıyoruz, bunun hazırlıkları içindeyiz. Bana en çok sorulan sorulardan biri de bu konuda oluyor. Aile şirketlerin devamlılığı nasıl sağlanır?

Kuşaklar arası geçişler başarılı şekilde nasıl tamamlanır? Öncelikle bunun sihirli bir çözümü yok. Bu sorunun bana çok sorulmasının başlıca nedeni Eczacıbaşı’nda birinci kuşaktan ikinci kuşağa geçişin başarılı bir örnek olarak görülmesidir. Doğrudur biz birinci kuşaktan ikinci kuşağa başarılı şekilde geçiş sağladık, pürüzsüz ve uyumlu geçişi başardık ama asıl sorun ikinci kuşaktan üçüncü kuşağa geçişte yaşanır. Çünkü ikinci kuşak genellikle kardeşlerden oluşur ve onlar birbirini iyi tanır, aynı evde büyümüşler, aynı kültürde yetişmişlerdir.

Oysa üçüncü kuşaktan itibaren hissedar sayısı artar, farklı evlerde, farklı kültürlerde yetişmiş hissedarlar, kuzenler devreye girmiştir ve uyum gittikçe zorlaşır. Bu nedenle aile şirketlerinde en büyük sıkıntı ikinciden üçüncüye geçerken yaşanır.

Biz henüz bu geçişi yapmadık ama umarım başarıyla yaparız. Bir de aile şirketleri bazen hastalıklara yakalanır ve bu hastalıklar ölümcül olabilir. Aile şirketlerinde çok hastalıklar görülse de genellikle iki hastalık vardır. Bir tanesi yetkinliği olmayan, yönetme kapasitesi bulunmayan aile üyelerine sorumluluk verilmesidir. İkinci hastalık ise aile üyeleri sorumlulukları paylaştıktan sonra hissedar konumuna geldiklerinde aralarındaki anlaşmazlıklarla şirketi çalışamaz hale getirmeleridir. Bu hastalıklardan korunmak için de kurumsallaşmaya ve profesyonelleşmeye önem vermek gerekir.”

'DÖRT DÜNYA LİDERİ VAR...'

Artaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaşı hatırlattı ve iş insanları olarak ‘Türkiye, dünya nereye gidiyor’ diye kaygılandıklarını söyledi. Çetinsaya, şöyle konuştu: “’Rusya Ukrayna savaşı ne olacak’ diye endişe yaşarken İsrail ve ABD, İran ile savaş başlattı. Bir taraftan da İran’ın, Ortadoğu’daki hareketleri kaygılandırıyor. Yarın ne olacak? Ülkemiz nereye gidiyor? Endişeler yaşıyoruz. Dünyada dört tane lider var. Biri savaş çıkaran lider; önce savaş çıkarıp ertesi gün ‘barış yaptım’ diyen lider var. Çin’in ne yaptığını bilen yok. Putin de dünya lideri ama o da savaş çıkarttı.

Bizim ülkemizde de bir lider var; savaşlara karşı çıkan, savaşları durdurmak için gayret eden hiçbir ayrım yapmadan arabulucu olan liderimiz var. Bu savaş çıkaran liderler birbiriyle konuşamıyor ama bizim liderimiz bu üç liderle de iletişim kurabiliyor. Bizim liderimiz Trump ile Putin ile Zelensky ile Çin ile İran ile konuşabiliyor, ilişki kurabiliyor. Türkiye’nin çevresinde savaşlar var ama Allah’a şükür tek güvenli liman olan ülke Türkiye. Allah Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı başımızdan eksik etmesin; bu, 25 yılın tecrübesidir. Tecrübe olmadan lider olunmadığını da anladık."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar