Çeşme'de 11 tutuklamanın ihbarcısı şiddet faili çıktı: Halüsinasyon görüp çocuklarına saldırmış

Çeşme Belediyesine yönelik operasyonda ihbarcının şiddet faili olduğu, psikolojik sorunları olduğu ve şiddete karşı çıkan esnaftan belediye yetkilisine herkesi şikayet ettiği ortaya çıktı.

Çeşme'de 11 tutuklamanın ihbarcısı şiddet faili çıktı: Halüsinasyon görüp çocuklarına saldırmış

GAZETE PENCERE - Çeşme Belediyesinde rüşvet, irtikap, suç örgütü kurma ve resmi belgede sahtecilik iddialarıyla başlatılan ve 11 kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanan operasyonun yankıları sürüyor.

Halktvcom.tr'den Tolga Balcı'nın haberine göre soruşturma dosyasına giren şüpheli ifadeleri, avukat beyanları ve mahkeme tutanakları, operasyonun çıkış noktasına ve iddiaların temeline dair çarpıcı detayları gün yüzüne çıkardı.

Soruşturmanın ana hattını, dönemin İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer'in boşanma aşamasındaki eşi E.S.'nin savcılığa verdiği şikayet dilekçeleri ve iddiaları oluşturuyor.

DOSYADAKİ İHBARCI ŞİDDET FAİLİ

Dosyadaki resmi belgeler, E.S.'nin aile içi şiddet geçmişi ve psikolojik tedavi süreçleri ile rüşvet çarkı iddiaları arasındaki tutarsızlıkları gözler önüne seriyor.

Operasyonun fitilini ateşleyen şikayetlerin sahibi E.S.'nin, tutuklanan şüphelilerden Buğçe Sağlamer ile Mart 2026'dan bu yana çekişmeli bir boşanma süreci geçirdiği ifade tutanaklarına yansıdı. Dosyaya sunulan resmi belgelere göre, E.S.'nin eşine ve çocuğuna şiddet uyguladığı yer alıyor.

Ayrıca Buğçe Sağlamer'in, yaşadığı evden devletin resmi acil müdahale sistemi olan KADES uygulamasına basarak polis gözetiminde ayrıldığı ve E.S. hakkında aylardır devam eden uzaklaştırma kararı bulunduğu da soruşturma dosyasına girdi.

E.S. hakkındaki belgeler yalnızca aile içi şiddetle sınırlı kalmadı. İhbarcı sıfatındaki şahsın birden fazla kez Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğü, alkol problemi yaşadığı ve yeşil reçeteli ruh ve sinir hastalıkları ilaçları kullandığına dair hastane raporları da savcılık makamına sunuldu.

Aktarılanlara göre E.S., halüsinasyon görüp çocuklarına şiddet uygulayan bir kişi.

AİLESİNE SAHİP ÇIKANLARI ŞİKAYET ETTİ

İddiaların, kurum içinde İmar Müdürlüğüne kadar uzanan şikayetler zincirine dönüşmesinin ardında, E.S.'nin görevden alınması ve ailesine sahip çıkanlara karşı beslediği husumetin yattığı yönündeki beyanlar dikkat çekti.

Soruşturmada, belediye içinde "havuz" adı verilen bir rüşvet toplama ve paylaşma sistemi kurulduğu, bu sistemin başında ise Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz ile Fen İşleri Müdür Vekili Furkan Yiğit'in olduğu öne sürüldü. Ancak Sulh Ceza Hakimliği sorgularında ortaya çıkan tabloda iddia edilen örgüt hiyerarşisi ile fiili durum arasındaki çelişki ortaya çıktı.

HTS KAYITLARI BİLE YOK

Örgüt lideri/yöneticisi olmakla suçlanan Emre Can Durmaz ve Furkan Yiğit'in, bu sistemi ifşa ettiği belirtilen Bulut Değirmenci, Aziz Metin, Aydın Aydemir ve Deniz Songül Yalçın gibi isimleri hiç tanımadıkları, bu kişilerle aralarında hiçbir HTS (telefon arama) kaydı, banka hareketi veya ortak fotoğraf bulunmadığı ortaya çıktı. Fen İşleri Müdür Vekili Furkan Yiğit savunmasında, "İşletme ruhsatı veya numarataj verme yetkisi İmar ve Ruhsat Müdürlüklerindedir. İddia edilen canlı müzik izni ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkisindedir. Ben bu yetkilere sahip bile değilim" sözleriyle organizasyon şemasındaki iddiaların teknik olarak imkansızlığına dikkat çekti.

İFADELER ÇELİŞKİLİ


Daha da dikkat çekici olanı ise örgütün hiyerarşik yapısına dair verilen örnekti. İddianamede aynı suç örgütü içinde ast-üst ilişkisinde gösterilen memur Aziz Metin'in, alkollü araç kullanması sebebiyle bizzat "örgüt lideri" olmakla suçlanan Emre Can Durmaz'ın talimatıyla altındaki belediye aracı alınarak görev yerinin değiştirildiği ve cezalandırıldığı tutanaklara geçti.

E.S.'nin İddiaları ile tutuklanan Emlak İstimlak Müdür Vekili Çağlayan Bingöl ve memur Okan Aktaş'ın durumu da soruşturmadaki eksikliklere dair soru işaretleri yarattı.

E.S., şikayet dilekçesinde bu iki memurun rüşvet karşılığı yapı kullanma izin belgelerine imza attığını iddia etse de, "Buğçe'nin bu parayı Okan ve Çağlayan'a verip vermediğini bilmiyorum" ifadesini kullandı.

İMZA YOK, GÖREVLER FARKLI

Savcılık sorgusunda evraklar incelendiğinde, Çağlayan Bingöl'ün rüşvet alındığı iddia edilen bazı dosyalarda imzasının dahi bulunmadığı, işlemi bizzat başka memurların yaptığı tespit edildi. Dahası, rüşvetle onaylandığı öne sürülen bir başka kaçak yapının, bizzat Çağlayan Bingöl tarafından gidilerek mühürlendiği ve yapı sahibine ceza kesildiği resmi tutanaklarla ispatlandı. Memurların avukatları, müvekkillerinin o tarihlerde İmar Müdürlüğünde değil, Emlak ve İstimlak Müdürlüğünde görevli olduklarını, olayın yalnızca E.S.'nin eşini zor duruma düşürmek için çalışma arkadaşlarını dosyaya dahil etme çabasından ibaret olduğunu savundu.

Operasyon kapsamında üç esnaf/işletmeci de tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çeşme'de Alarga Pansiyon'un sahibi olan Metin Akpınar'a rüşvet vermek suçu yöneltildi. Ancak Akpınar'ın yapı kullanma izin belgesini aldıktan tam altı ay sonra, Çeşme Belediyesinin plajlarında kullanılmak üzere bir kum eleme iş makinesi ile Alaçatı ek binasına masa ve sandalye bağışladığı, bu işlemlerin doğrudan üretici firmaya faturalı olarak ödendiği ve belediye envanterine demirbaş olarak girdiği belirlendi. Akpınar, hakimliğe verdiği ifadesinde, "Ben rüşvet verdiysem, benim binam ve otelim belediye tarafından neden daha sonra defalarca mühürlendi? Benim 6 adet aleyhime encümen ve yıkım kararım var" diyerek iddiaların mantığa aykırılığını vurguladı.

ŞİDDET SONRASI OTELİ AÇAN ESNAFI ŞİKAYET ETTİ

Rüşvete aracılık etmekle suçlanan esnaf Yücel Güngör'ün ise, Buğçe Sağlamer eşi E.S. tarafından polis eşliğinde evden atıldığında ona ve çocuklarına otelini açarak sahip çıktığı, E.S.'nin bu sebeple kendisine husumet güttüğü ifade tutanaklarında yer aldı.

Soruşturmanın seyrini değiştiren ve tutuklamalara "delil karartma şüphesi" olarak yansıyan 5 Ekim 2026 tarihli evrak yakma olayı da ifadelerle yeni bir boyut kazandı. Çöp transfer istasyonunda belediye evraklarının yakılması olayının, E.S.'nin şikayetlerinden bağımsız olarak İmar Müdür Vekili Buğçe Sağlamer'in kendi inisiyatifiyle, başkanlık makamına veya sıralı amirlerine bilgi vermeden aldığı bir karar olduğu ortaya çıktı.

İmha edilmek istenen evrakların büyük çoğunluğunun 1991-2000 yılları arasındaki eski arşiv kopyaları olduğu, soruşturmaya konu edilen güncel ada ve parsellere ait orijinal dosyaların ise zaten aylar öncesinde Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığına resmi olarak teslim edildiği anlaşıldı. Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz'ın olaydan sosyal medya aracılığıyla haberdar olduğu, derhal evrak yakma işlemini durdurarak belgelerin jandarmaya teslim edilmesi talimatını verdiği ve işlemi yapan personel hakkında kurum içi idari soruşturma başlattığı kayıtlara geçti.

Mahkeme heyeti, tarafların somut belgelere dayanan savunmalarına ve banka/HTS kayıtlarına dair ortada henüz bir bilirkişi raporu bulunmamasına rağmen, Onur Gülin dışındaki 11 şüphelinin "mevcut delil durumu ve delillerin henüz toplanmamış olması" gerekçesiyle tutuklanmasına hükmetti.

Kaynak:Halk TV - Tolga Balcı

Öne Çıkanlar