Dargeçit JİTEM Davası zaman aşımı nedeniyle düşürüldü: 3'ü çocuk 7 sivil katledilmişti...
'Dargeçit JİTEM Davası' olarak bilinen dosyada zamanaşımı kararı verildi. Katliamda 3'ü çocuk 7 sivil ve olaylara şahit bir asker öldürülmüştü.
GAZETE PENCERE - Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, kamuoyunda “Dargeçit JİTEM Davası” olarak bilinen dosyada zamanaşımı kararı verdi.
Mardin’in Dargeçit ilçesinde 1995-1996 yılları arasında aralarında 3’ü çocuk 7 sivil ile birlikte Uzman Çavuş Bilal Batır’ın da kaybedilmesine lişkin dava, 30 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşürüldü.
Dosya, Dargeçit’te 29 Ekim 1995 ile 8 Mart 1996 tarihleri arasında gözaltına alınan üçü çocuk yedi sivilin gözaltında kaybedilmesi, uzman çavuş Bilal Batırır'dan da bir daha haber alınamamasına ilişkindi. İnsan Hakları Derneği adına davayı takip eden avukat Erdal Kuzu, istinaf kararının ardından dosyayı Yargıtay’a taşıyarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmişti.
Mezopotamya Ajansı’ndan Ahmet Kanbal’ın haberine göre Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, yaptığı incelemede 30 yıllık zamanaşımı süresinin 8 Mart 2026 itibarıyla dolduğunu belirtti. Daire, bu gerekçeyle dosyanın düşürülmesine hükmetti.
Yargıtay kararında, dava sürerken hayatını kaybeden üç sanıkla birlikte toplam 15 sanık yönünden, eylem tarihleri esas alındığında olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu ifade edildi. Kararda, sanıklar hakkında lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu kapsamda 20 yıllık olağan ve 30 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin bulunduğu belirtildi.
Daire, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi’nin 18 Nisan 2024’te verdiği beraat kararını da bozdu. Ancak bozma kararı, dosyanın yeniden görülmesi için değil, zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi için verildi. Yargıtay, dosyanın “gerçekleşen dava zamanaşımı” gerekçesiyle düşmesine oy birliğiyle karar verdi.
KEMİKLER YILLAR SONRA BULUNDU...
Dargeçit’te 29 Ekim 1995 ile 8 Mart 1996 arasında yapılan ev baskınlarında Davut Altınkaynak (12), Seyhan Doğan (14), Nedim Akyön (16), Mehmet Emin Aslan (19), Abdurrahman Olcay (20), Abdurrahman Coşkun (21), Hikmet Kaya (24) ve Süleyman Seyhan (57) gözaltına alındı. Bu kişilerden bir daha haber alınamadı.
Ailelerin arayışı sürerken uzman çavuş Bilal Batırır, Süleyman Seyhan’ın cenazesinin nereye gömüldüğünü aileye bildirdi. Seyhan’ın cenazesi 6 Mart 1996’da bulundu. Ancak bu bilgiyi aileye veren Batırır da kısa süre sonra kayboldu.
Batırır ile yedi kişinin akıbetine ilişkin soruşturmada 2012 yılına kadar kayda değer bir ilerleme sağlanmadı. 2012’de dosyaya yeni bilgilerin girmesiyle birlikte arama çalışmaları başlatıldı.
Aynı yıl Seyhan Doğan ve Mehmet Emin Aslan’a ait kemikler Dargeçit’te bir bağ evinde bulundu. 2013’te Abdurrahman Olcay ve Abdurrahman Coşkun’un kemiklerine Kızıltepe’nin Tilzerin köyündeki bir kuyuda ulaşıldı. Nedim Akyön ve Davut Altınkaynak’ın kemikleri ise 2015’te Dicle Nehri kıyısındaki Pekurt harabelerinde bulundu.
Dosya daha sonra Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. İstinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararlarını yerinde buldu. Mahkeme, yargılamada usule veya esasa ilişkin hukuka aykırılık bulunmadığını, delillerde ya da işlemlerde eksiklik olmadığını belirterek istinaf başvurularını reddetti.
Mahkeme ayrıca, dava sürecinde hayatını kaybeden sanık korucular Fethullah Çelik, Naif Çelik ve Ramazan Savcı yönünden yargılamanın düşürülmesine karar verdi.
Kaynak:Haber Merkezi