Emekli amiral Yankı Bağcıoğlu, 6 maddede Mekke Anlaşması'nı değerlendirdi

Mekke Savunma Anlaşması'nın maddelerinin açıklanmaması ve TBMM'ye sunulmamasını eleştiren emekli amiral Yankı Bağcıoğlu, "TBMM tatilde olsa da olağanüstü toplantıya çağrılmalı, olası riskleri ve Türkiye’den beklenebilecek katkılar açıklanmalıydı" dedi.

Emekli amiral Yankı Bağcıoğlu, 6 maddede Mekke Anlaşması'nı değerlendirdi

GAZETE PENCERE - Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında, 7 Ağustos'ta Mekke Ortak Savunma Anlaşması imzalandı. Anlaşma taraf ülkelerden birine yönelik saldırının diğer ülkelere de yapılmış sayılmasını öngörüyor.

Anlaşmanın ardından Yemen'deki İran destekli Husiler (Ensarullah Hareketi) ve Suudi Arabistana arasındaki saldırılar, anlaşma hükümlerinin devreye girip girmeyeceği tartışmalarını gündeme getirdi. Suudi Arabistan'ın bugünkü çağrısıyla 3 ülkenin genelkurmay başkanları toplantı yapacak.

Gelişmeler ve anlaşmayı sosyal medya hesabından değerlendiren emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, anlaşmanın Meclis'e getirilmediğini ve maddelerinin açıklanmadığını hatırlattı.

Genelkurmay başkanlarının yapacağı toplantı öncesinde soru işaretlerinin daha da önemli hale geldiğini belirten Bağcıoğlu'nun 6 maddede sıraladığı soruları ve değerlendirmeleri şöyle:

  1. Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırıları, bölgemizde daha büyük bir çatışmaya yol açabilecek; enerji ve deniz ticareti üzerinden dünyayı da etkileyebilecek bir noktaya geldi. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın sonuçları artık ciddi biçimde ele alınmalıdır.
  2. TBMM tatilde olsa da olağanüstü toplantıya çağrılmalı, anlaşmanın hükümleri, olası riskleri ve Türkiye’den beklenebilecek katkılar bugüne kadar açıklanmalı idi.
  3. Üç ülkenin genelkurmay başkanlarının Suudi Arabistan’a verilebilecek desteği görüşmek üzere toplantıya çağrılması, bu soruları daha da önemli hâle getiriyor. Tartışmayı yalnızca “Türkiye asker gönderecek mi?” sorusuna sıkıştırmamalıyız. Hava savunması, erken uyarı, istihbarat, teknik destek ve savunma sanayii ürünleri de askerî desteğin farklı biçimleridir.
  4. Yunanistan’ın Suudi Arabistan’daki Patriot sistemi ve Fransa’nın Yanbu’nun korunmasına yönelik desteği, askerî katkının farklı biçimler alabileceğini gösteriyor. Bu örnekler Türkiye’nin aynı adımları atması gerektiği anlamına gelmez. Her seçenek, taşıdığı riskler, güvenliğimiz, Türkiye’nin milli hak ve menfaatleri bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
  5. Anlaşma, NATO’nun 5. maddesi gibi anlatılarak “Türkiye bir saldırıda otomatik olarak çatışmaya girer” algısı oluşturulursa, daha sonra atılacak temkinli ve tutarlı adımlar bile uluslararası alanda Türkiye’nin taahhütlerini yerine getiremediği şeklinde yorumlanabilir. Bu, ülkemizin güvenilirliği açısından sorun yaratır.
  6. Dolayısıyla süreç TBMM’nin bilgilendirilmesi ve onayıyla yürütülmeli, kamuoyu mümkün olduğunca şeffaf biçimde bilgilendirilmeli, bilgi ve iletişim yönetimi titizlikle yürütülmelidir.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar