Gazete Duvar yazarı Özgür: Erdoğan, İstanbul tarihinin en büyük mülkiyet gaspına hazırlanıyor

Gazete Duvar yazarı Bahadır Özgür, Meclis'e gelen yeni yasa ile AKP'nin İstanbul'da rezerv alanlar yaratarak mülkiyet haklarının askıya alınacağını belirtti. Özgür, " İstanbul’da milyonlarca insanı yerinden edecek, ellerindeki...

Gazete Duvar yazarı Özgür: Erdoğan, İstanbul tarihinin en büyük mülkiyet gaspına hazırlanıyor

Gazete Duvar yazarı Bahadır Özgür, Meclis'e gelen yeni yasa ile AKP'nin İstanbul'da rezerv alanlar yaratarak mülkiyet haklarının askıya alınacağını belirtti. Özgür, " İstanbul’da milyonlarca insanı yerinden edecek, ellerindeki mülke el koymanın yolunu açacak. Eskisinden de beter rant dağıtım mekanizması kuracak bir hinlik bu" ifadelerini kullandı.

Özgür "Bu yasa tarihin en büyük mülkiyet gaspının yolunu açacak bir düzenlemedir. Kimsenin “benim binam sağlam”, “lüks yerde oturuyorum” filan diyerek kurtulamayacağı, parası yetmeyen herkesin şehir dışına, TOKİ konutlarına mahkum edileceği, kent merkezlerinin iktidarın seçkinlere uygun biçimde yeniden imar edileceği bir büyük çitleme harekatıdır" ifadelerini kullandı.

Özgür'ün "Erdoğan, İstanbul tarihinin en büyük mülkiyet gaspına hazırlanıyor" başlıklı bugünkü yazısı özetle şöyle:

"Geçen hafta Meclis’e 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun’unda değişiklik yapılması için yasa teklifi sunuldu. Sunulduğu andan beri de tartışılıyor. Zira iktidar, deprem korkusuyla tir tir titreyen İstanbul’da milyonlarca insanı yerinden edecek, ellerindeki mülke el koymanın yolunu açacak. Eskisinden de beter rant dağıtım mekanizması kuracak bir hinlik bu. Nedir yapılmak istenen?

"Mevcut yerleşim yerleri de rezerv alan ilan edilebilecek, binanızın sağlam olması önemli değil"

Yasa teklifinin esasını ‘rezerv yapı alanı’ oluşturuyor. Mevcut yasada şöyle deniliyor: “Bu kanun uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere, TOKİ’nin veya idarenin talebine bağlı olarak veya resen bakanlıkça belirlenen alanlar…” Değişiklikte ise “yeni yerleşim alanı” ibaresi çıkarılıyor. Yani iktidar yasaya dayanarak mevcut yerleşim yerlerini de ‘rezerv alan’ ilan edebilecek. Sizin binanızın sağlam olması önemli değil, rezerv alanı ilan edildiği vakit tüm mülkiyet haklarınız da askıya alınıyor.

18 yıllık inşaat kuşatması nihayetinde bir yerde sınırına ulaştı. 2019 seçimlerinde İBB yönetimi de kaybedilince, AKP’yi yaratan imar rantı üretimi darbe yedi. Üzerine düşük faiz politikası duvara çarptı. Dış açık alarm veriyor. Bütçeyi toparlamak için zam ve vergilere yüklenildi. Şimdi faiz artırımı ile beraber istihdamın da daralması bekleniyor. Erdoğan için iktisadi risk büyüyor. Mehmet Şimşek para bulmak için kapı kapı dolaşıyor lakin ortada somut bir gelişme yok. Deprem bölgesinin inşası için kaynak da bulunamıyor. Haliyle inşaatı yeniden canlandıracak tulumbaya su koymak lazım. Elde avuçta olan yegane şey, uluslararası tezgaha da sürüp satabileceğiniz bir mülk olan İstanbul.

Bunu açık açık söylediler de. 6 Şubat Kahramanmaraş-Hatay depremlerinin hemen ardından Erdoğan, İstanbul’un iki yakasında 500’er binlik iki yeni şehir inşa edeceklerini ilan etti. Çevre, İklim ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve seçimden sonra koltuğu devrettiği Mehmet Özhaseki de planı detaylandırdı. Kurum 9 Mart 2023 günü yaptığı açıklamada, “1.5 milyon konutun 500 binini Avrupa, 500 binini Anadolu yakasında inşa edeceğiz. 500 bin konut ise yerinde dönüşüm yapacağız. Bunu da 5 yıl içinde gerçekleştireceğiz” dedi. 130 milyon metrekare rezerv alan tespiti yapıldığını da belirtti. Seçimden sonra bakanlık koltuğuna oturan Mehmet Özhaseki’nin, 20 Temmuz 2023 günü yaptığı açıklamaları ise yeni imar kuşatmasına dair ayrıntılı bilgiler veriyordu.

Buna göre İstanbul için özel bir ekip kurulmuş. İlk etapta 8 ay içinde 600 bin konut yıkılacak. Bunların yerine Anadolu yakasında 150, Avrupa yakasında 200 bin konutluk rezerv alanlar belirlenmiş. Özetle 350 bin konutta yaşayanlar yer değiştirecek. Kısaca iktidar planını, daha deprem yıkıntısı altında insanlar kurtarılmayı beklerken hazırlamış bile. Tabii ortada bir sorun var; kaynak nereden, nasıl bulunacak?

"Yeni yasa ile ‘dönüşüm’ adı altında kentin gözde merkezleri pazarlanacak"

Özhaseki ek vergilerle bütçeye kaynak yaratılacağını fakat özellikle Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerin de fon sağlamaya gönüllü olduğunu vurguluyordu. Zaten Mehmet Şimşek’in, Erdoğan ile beraber yaptığı Körfez turlarında da masaya koydukları en cazip ‘ürün’ İstanbul’du. Yeni yasa ile ‘dönüşüm’ adı altında kentin gözde merkezleri pazarlanacak. Çünkü AKP için İstanbul kadar kolay, bereketli ve istikrarlı bir gelir imkanı bulunmuyor.

Özetle bu yasa tarihin en büyük mülkiyet gaspının yolunu açacak bir düzenlemedir. Kimsenin “benim binam sağlam”, “lüks yerde oturuyorum” filan diyerek kurtulamayacağı, parası yetmeyen herkesin şehir dışına, TOKİ konutlarına mahkum edileceği, kent merkezlerinin iktidarın seçkinlere uygun biçimde yeniden imar edileceği bir büyük çitleme harekatıdır.

Erdoğan bütün bunları yapabilir mi? Meclis’teki yasanın ucu o denli açık ki, kağıt üzerinde hepsini mümkün kılıyor. Geriye sinsi yolları devre sokmak, toplumu başka şeylerle oyalamak, harç kamyonlarını sahaya sürecek fırsatlar yaratmak kalıyor, o kadar…"

Öne Çıkanlar