Vakıf üniversitesi akademisyenlerinden işten çıkarmalara tepki

Akademisyenler, vakıf üniversitelerinde 200'den fazla akademisyenin işten çıkarılmasına karşı eylem yaptı. Açıklamada, "Üniversiteleri ticarethane, öğrencileri müşteri, akademisyenleri maliyet kalemi olarak gören zihniyeti kabul etmiyoruz" denildi.

Vakıf üniversitesi akademisyenlerinden işten çıkarmalara tepki

GAZETE PENCERE - Öğretmen Sendikası üyesi akademisyenler vakıf üniversitelerindeki işten çıkarmalara karşı, üniversitelerin tanıtımlarının yapıldığı İstanbul Üniversite Tercih Fuarı'nın gerçekleştirildiği İstanbul Kongre Merkezi önünde protesto düzenledi.

İşten çıkarılan akademisyenlerin yanı sıra, vakıf üniversitelerinde öğrenim gören öğrenciler de akademisyenlere destek vermek üzere katıldığı eylemde, "Yaşasın eğitim mücadelemiz", "Piyasa için değil, toplum için bilim", "Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek", "Güvenceli iş, demokratik üniversite" sloganları atıldı.

BAYHAN: VAKIF ÜNİVERSİTELERİ KÂR AMACI GÜDEMEZ

Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan da eyleme katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.

"Çocuğum okusun, gelecekte güzel bir meslek sahibi olsun diye varınızı yoğunuzu ortaya koyuyorsunuz ya, işte onu başarmanız için durmanız gereken yer bu eğitim, bilim emekçilerinin yanıdır" diyen Bayhan şöyle konuştu:

"Yazıyor ki vakıf üniversitelerinin yasalarında, vakıf üniversitelerinde hiçbir akademisyen, hiçbir bilim insanı, kamu üniversitelerinden farklı koşullarda çalıştırılamaz. Vakıf üniversiteleri kâr amacı güdemez. Ama hepimiz biliyoruz ki buralarda kâr hırsı, rant hırsı buralarda kol geziyor. Vakıf üniversitelerini kuranların tek amacı kâr ve rant. Öyle olmasaydı herhalde akıllı hiçbir sermayeler bir üniversite kurmazdı. Bu kâr ve rant hırsının durdurulmasının yolu işte bu eğitim emekçilerinin, bilim emekçilerinin mücadelesinin güçlenmesinden, örgütlülüğünün güçlenmesinden geçiyor."

DURSUN: 200'ÜN ÜZERİNDE AKADEMİSTEN İŞTEN ÇIKARILDI

Eylemde işten çıkarılan öğretmenlerden Nur Tuğçe Biga ile vakıf üniversitelerinden öğrenciler de söz alarak, akademisyenlere destek açıklamasında bulundu.

Konuşmaların ardından Öğretmen Sendikası Vakıf Üniversiteleri Birimi'nin basın açıklaması okundu. Açıklamayı işten çıkarılan akademisyenlerden Derya Avcı Dursun okudu.

Geçtiğimiz haftalarda farklı üniversitelerden olmak üzere 200'ün üzerinde akademisyenin işten çıkartıldığı belirten Dursun, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na ve Anayasa'nın 130'uncu maddesine dikkat çekerek, "Kanuna göre öğretim elemanları üniversitede devamlı statüde görev yapar. Ayrıca kamu tüzel kişisi olarak kanunla kurulan vakıf üniversitelerinde yapılan her türlü işlem idari işlem niteliği taşır. Bu işlemler ise doğası gereği kâr amacı güdemez. Bu husus Anayasa’nın 130. maddesinde de açıkça hüküm altına alınmıştır" dedi.

"YASALAR VE ONLARCA MAHKEME KARARI HUKUKSUZLUĞU ENGELLEMEDİ"

Üniversite yönetimlerinin yasalar ve mahkeme kararlarına uymadığını söyleyen Dursun, "Ne var ki, ne bağlı olduğumuz yasa ve yönetmelikler ne de bugüne kadar işten çıkarmalara ilişkin idari yargı makamlarınca meslektaşlarımız lehine verilen onlarca karar vakıf üniversitelerinin hukuksuz eylemlerini engellemeye yetiyor. Yargı kararları uygulanmıyor, akademisyenler her yıl işini ve geçimini kaybetme korkusuyla karşı karşıya bırakılıyor" diye konuştu.

"GÜVENCELİ ÇALIŞMA HAKKIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ"

Kamuoyuna seslenen Derya Avcı Dursun, şunları söyledi:

"Her yıl işten çıkarılma tehdidi ve geçimini kaybetme korkusuyla çalışmak istemiyoruz. Güvenceli çalışma hakkımızdan vazgeçmiyoruz. Üniversiteleri ticarethane, öğrencileri müşteri, akademisyenleri gözden çıkarılabilecek bir maliyet kalemi olarak gören zihniyeti kabul etmiyor ve çağrımızı yineliyoruz:

Üniversitenin asli bileşenleri olan öğrenciler ve akademisyenler, eğitim ve öğretime ilişkin karar alma süreçlerinden dışlanması; fakülte ve senato toplantıları göstermelik bir şekilde yürütülen formalitelere dönüşmesi; açılacak dersler ve programlar tepeden inme şekilde belirlenirken, öğretim üyeleri alanları dışında ders vermeye zorlanması; keyfi olarak belirlenen zorunlu ders yükleri; araştırma görevlileri ve öğretim görevlileri üzerindeki baskı ve mobbing; idari yargı kararlarına aykırı bir biçimde mesai dayatması, kart basma, ders giriş çıkışlarında QR kod okutma gibi uygulamalar, vakıf üniversitelerinde akademisyenlerin yaşadığı diğer sorunlardır."

AKADEMİSYENLERİN TALEPLERİ

"Hukuki dayanaktan yoksun ve üniversitenin bilimsel, demokratik niteliğiyle bağdaşmayan bu çalışma düzenini kabul etmiyoruz. Üniversitelerde baskıya ve keyfîliğe değil; bilimsel özgürlüğe, demokratik yönetime ve güvenceli çalışmaya dayalı bir düzen istiyoruz" denilen açıklamada, akademisyenlerin talepleri şöyle sıralandı:

  • Keyfi, hukuksuz işten çıkarmalar ve siyasi tasfiyeler derhal durdurulmalıdır. İşten çıkarılan meslektaşlarımız görevlerine iade edilmelidir.
  • Vakıf üniversitelerinde çalışan tüm akademisyenlerin anayasal hakları teslim edilmelidir. İş güvencesi sağlanmalıdır.
  • Güvencesiz çalışma koşullarını derinleştiren ve üniversitelerde eleştirel düşünceyi, akademik özgürlüğü ve örgütlü mücadeleyi hedef olan politikalara ve uygulamalara son verilmelidir.

Kaynak:ANKA

Öne Çıkanlar