İBB davası tartışmayla bitti: Ben sizi 4 defa yendim, 5 değil 7 defa yeneceğim
İBB davasında ilk gün sona ererken söz alma talebi reddedilen Ekrem İmamoğlu ve Mahkeme Başkanı arasında tartışma yaşandı.
GAZETE PENCERE - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması bugün Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde görüldü.
Duruşmada sanık avukatları mahkeme heyetinin tarafsızlığını yitirdiğini savunarak reddi hakim talebinde bulundu. Talep ilgili olarak İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da söz istedi.
Talepleri reddeden mahkeme heyeti, duruşmayı yarına erteledi. Söz verilmemesine tepki gösteren İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı arasında tartışma yaşandı.
Mahkeme Başkanı ve İmamoğlu arasında gerginlik: Söz almak istiyorum... Mikrofonu kesin...
İmamoğlu, duruşma savcısı ve Mahkeme Başkanı arasında yaşanan konuşmalar şöyle:
Ekrem İmamoğlu: (Söz hakkı verilmemesi hakkında) Aksi takdirde kaçarak çıkarsınız. Olmaz, yazık ediyorsunuz.
Mahkeme Başkanı: Alalım neyi bekliyorsunuz? Alalım.
İmamoğlu: Yüce Türk yargısına yazık ediyorsunuz. Sayın hakim, görevinizi yapacaksanız, 10 dakika söz hakkı verirsiniz, rahatlarsınız. Sizi uyarıyorum.
Mahkeme Başkanı: Sanığı alalım.
İmamoğlu: Peki. Teşekkür ederim. Mikrofonu açar mısınız?
Mahkeme Başkanı: Yoo, söz hakkı vermedim. Alalım sanığı.
İmamoğlu: Ne yapıyorsunuz? 86 milyon insanın yükünü taşıyabilir misin? 86 milyonun sahibini taşıyabilir misin? Bir kişinin yükünü taşıyabilir misin?
İBB davasında ilk gün sona erdi: Reddi hakim talepleri reddedildi
"BU YAYGARAYA NE GEREK VAR?"
Mahkeme Başkanı: Avukat hanım, bu bağırışın sebebi nedir? Niye oyalayacağım ben sizi? Neden dolayı oyalayacağım sizi? Redde ilişkin bir talebinin olup olmadığını sordum, redde ilişkin bir talebinin olmadığını söyledin. Söz hakkını yarın kaldığım yerden veririm. Ya bunda neyi bu kadar abarttınız, benim anlamadığım? Yani ne yapacağız? Sana savunma hakkı vermeden yargılamayı sona mı erdireceğiz. Yani böyle bir şey var mı ya? Bu yaygaraya ne gerek var bu kadar ya?
İmamoğlu: Sayın hakim, sizden söz hakkı isteyen, burada ‘örgüt lideri’ diye tariflenen iddianamedeki kişiye söz hakkı vermiyorsanız, siz yargılamaya değil buraya başka bir şey için geldiniz.
Mahkeme Başkanı: Bu alkışlar devam etmesin. Bu alkışlar devam ederse sabahki yaptırımı uygulayacağım. Boşaltın.
Özgür Özel: Yargılamayı bile başlatamadılar, utandım
"EL KOL HAREKETİ YAPMAYACAKSIN"
İmamoğlu: Söz hakkı vermek zorundasınız. Aksi halde buradan kaçarak gidersiniz…
Mahkeme Başkanı: Benim kaçtığım yok.
İmamoğlu: Kaçarak gidersiniz. El kol hareketi yapmayacaksın. Hesabını vereceksin.
Duruşma savcısı: Elini indir. Elini indir.
"İNSANLARI EVİNE YOLLAYIN BENİMLE MÜCADELE EDİN"
İmamoğlu: Burası, 86 milyon için kahramanlık yapan arkadaşlarımla doludur. Kadın arkadaşlarımın o güzel ellerinden öpüyorum. Dik duranlar buradadır. Bu işi yöneten kişinin biraz mertliği varsa, bu insanları bırakır, tek başıma benimle burada mücadele eder. Onun için bu mücadele büyüktür. Sizlerin tahliyesine karar vermemek bile korkaklıktır. İşte bu şekilde kaçarak gider. Bu şekilde hakimlik olmaz. Yazıktır bu millete, yazıktır bu memlekete, bu görev yapan jandarmalara. Burada kişi başına iki tane, üç tane jandarma düşüyor.
Böyle bir şey olmaz. Beni iterek… Bakın, sevgilim komutanım… Bir saniye. Buraya bu sabah, bin bir sıkıntıyla gelen arkadaşlar var. Bu sabah. Bu acımasızlık nedir yahu? Bak kalp pilini gördüm adamın, kolunu gördüm, kalp pilini. Kalp piliyle gelen kişinin avukatı diyor ki, ‘Dilekçe verdim. İlgileniyorum.’ Ama 8 milyon dolar kaptırdım diye suç duyurusunda bulunan adamı şirketinin başına geçiriyorlar. Şimdi bu şekilde hakimlik yapılamaz. Bu şekilde yargılama olmaz. Olamaz. Korkaklar! Diyorum; kardeşim derdiniz benimle. Bu insanları yollayın evine. Benimle mücadele edin. Ben sizi 4 defa yendim. 5 değil, 7 defa yeneceğim.
Kaynak:Haber Merkezi