İBB Davası'nda para dolu çantayla geldi: 'Sizi rüşvetle suçlasam kendinizi nasıl aklayacaksınız?'
İBB Davası'na para dolu çantayla gelen Melih Geçek’in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu "Desem ki müvekkilimin tahliyesi için rüşvet verdim. Sizlerle bugün 0 metre baz verdik. Kendinizi nasıl aklayacaksınız" diyerek iddianamedeki baz suçlamalarını eleştirdi.
GAZETE PENCERE - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik olarak aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 107’si tutuklu 402 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.
İstanbul'un Silivri ilçesindeki Marmara Cezaevi'nde görülen duruşmada sanık İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek’in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu savunma yaptı.
İddianamede, suçlamaların baz sinyallerinin çakışması ve beyanlara dayandığını belirten Koçoğlu, duruşma salonuna içinde 500 bin lira nakit para bulunan çantayla geldi.
Kendisi ve mahkeme heyetindeki hakimlerin duruşma nedeniyle aynı yerde bulundukları için cep telefonlarının aynı istasyondan baz sinyali verdiğini belirten Koçoğlu, "Ben çıkıp desem ki müvekkilimin tahliyesi karşılığında rüşvet verdim. Biz sizlerle bugün 0 metre baz verdik. Kendinizi nasıl aklayacaksınız?" diye sordu.
"Siz baz kaydı ile hiçbir yere varamazsınız" diyen Yiğit Gökçehan Koçoğlu, "Bazı oraya, bunu buraya bağlayamazsınız. Sizin yıllarca kürsü arkadaşlığı yaptığınız insanlar FETÖ'cü çıktı. Hepsiyle baz kaydınız vardı; bu durum sizi FETÖ'cü mü yapar? Yapmaz. Bu insanlar aynı yerde çalıştıkları için gelip diyorlar ki, 'Sen niye 2 bin defa baz verdin?" Verecek tabii aynı yerde çalışıyor. Siz de verdiniz. Bu sizi bir şey yapar mı? Yapmaz" şeklinde konuştu.
Avukat Yiğit Gökçehan Koçoğlu, savunmasında şunları söyledi:
"NEREDE BAĞIMSIZ YARGI?"
Ben daha nasıl net konuşabilirim? Bu dosya siyasi. Her yerden kilitliyorlar. Avukatları kilitleyelim, halkı kilitleyelim, hakimleri kilitleyelim... E ne oldu? Nerede bağımsız yargı? Şimdi başkanım, vallahi bunu yapmada çok kararsızım ama yapacağım. Yani yapacak bir şey yok.
Şimdi ben çıkıp desem ki bakın sadece farzımuhal, lütfen yanlış anlamayın. Ben Zaza Doğan dosyasındaki müvekkilimin tahliyesi karşılığında Mahkeme Başkanı'na (bunun en kaçıncı olduğunu unuttum bu arada) 9 Nisan 2026 günü 500 bin lira rüşvet verdim desem; veya desem ki ben 19. Ağır Ceza'nın 2023'e 49 esas sayılı dosyasındaki sanık müvekkilimin tahliyesi karşılığında kıdemli üyeye 9 Nisan tarihinde 500 bin lira rüşvet verdim desem; ya da geçen hafta tahliye olanlardan birisinin tahliyesi karşılığında heyetinizin tamamına rüşvet verdim desem...
"PARA BURADA, SİZLE BUGÜN BAZ DA VERDİK"
Şimdi ne lazım? Bir çanta lazım. Ha, çanta burada. İki, para lazım. Bakın para lazım. Para mı lazım? Alın. Para çektim başkanım. Buyurun, buyurun parayı çektim. Burada 500 bin lira para var. Herkes de görür, burada 500 bin lira para var. Çanta nerede? Çanta burada. Para nerede? Para da burada. Dekont nerede? Dekont da burada. Baz nerede? Biz sizle bugün baz verdik.
Biz sizlerle bugün 0 metre baz verdik. Nasıl ispatlayacaksınız? Ben 2 sene sonra çıksam, "Mahkeme heyeti rüşvet aldığınız dosyada, tarihi de budur" desem ve gitsem... Ben 2 sene sonra bir kitap yazsam; "Müvekkilimi tahliye ettiler, parayı da çektim, dekontumu da verdim" desem ne yapabilirsiniz? Kendinizi nasıl aklayacaksınız? Bu insanlar, almadıkları rüşvetle birilerinin iftirasına uğruyorlar başkanım. Ayıptır, yazıktır, günahtır. Savcılık makamı bu kadar mı düştü? Bu kararı bu kadar mı saptırdılar? Bu hak mıdır, bu adalet midir?
"MÜVEKKİLİMİM HAKKINDA RÜŞVET İDDİASI BİLE YOK AMA RÜŞVETTEN TUTUKLU"
Benim müvekkilim rüşvetten yargılanmıyor; hakkında rüşvet iddiası bile yok. Peki, benim müvekkilim rüşvetten dolayı niye tutuklandı? Ayıptır, gerçekten ayıptır; böyle şey olmaz. HTS ve baz kayıtlarıyla bunu çözemezsiniz. Verdik işte dekontu... Vallahi de billahi de merak ediyorum; kendinizi nasıl aklayacaksınız? "Almadım" dersiniz, almadığınızı biliyorum; vermedim çünkü. Tahliye de olmadı zaten. Eğer olsaydı, Yargıtay'dan bozularak gelirdi kararlarınız, bilginiz olsun. Almadınız ama ben size bu şekilde iftira atsam ne yapacaksınız? Adam "Almadım" diyor; siz ne diyorsunuz? "Almadığını ispatla." O, "Yok" diyor, siz ise "Var, baz kaydım var" diyorsunuz. Sizinle baz kaydım var.
Başkanım, şimdi ben sabah sizinle bir yerde karşılaşsam ve üzerimde 2 tane telefon olsa ne olacak? "2 defa rüşvet verdim" mi diyeceğim? Bu mudur? Bu dosyada tam olarak bu yapılıyor. Siz insanları şu an bu şekilde yargılıyorsunuz; insanlar bu şekilde yargılanıyor. Biri çıkıp "Para verdim" diyor ama ispatı yok. Nasıl aklayacaksınız kendinizi? Aklayamazsınız; çünkü bu insanlar aklayamadı.
"SUÇLASAM SAVCI KENDİNİ NASIL AKLAYACAK, ÇAĞLAYAN'DA HERGÜN BAZ KAYDIM VAR"
O zaman deriz ki: "E, bunlar da aynı şeyi söylüyordu, aklayamadılar. Siz de aklayamazsınız." Bizim yargı sistemimizde işte bu yüzden şüpheden savcı yararlanıyor. Ben savcının adını henüz geçmedim çünkü kendisini ilk defa bu duruşma vesilesiyle görüyorum. Ben desem ki; "Savcının odasında rüşvet verdim", savcı kendisini nasıl aklayacak? Aklayamaz ki! Çağlayan'da her gün baz kaydım var benim. Diyelim ki adliyeye gittim; baz istasyonu savcının odasının üzerinden geçiyor, çantam da burada... Nasıl olacak bu iş? Olmaz. Böyle delil mi olur? Baz kayıtlarından delil üretiyorlar.
Şimdi net bir örnek vereceğim, meslektaşlarımın alanına da girmek zorundayım. Ali Nuhoğlu diye biri var; 3 kere beyan veriyor. 6. beyanda müdahale etmem ama... Yani kendi müvekkiliniz dışındaki her yere değiniyorsunuz ama dosya siyasi; bakın rüşvet örneği verdim. Sizi siyasetle tanımlamaya çalışmıyorum. Bu şekildeki soruşturma bütün dosyayı hala etkiliyor. Tekrar söylüyorum; bunları anlatmadan siyasi boyutu anlatamam. Müvekkilimle ilgili rüşvet anlatıyorsunuz; 13. ve 16. eylemden yargılanan müvekkilim hakkında da iddialar bu şekilde.
"KÜRSEDE YER ALDIĞINIZ, BAZ VERDİĞİNİZ İNSANLAR FETÖ'CÜ ÇIKTI"
Baz kaydından delil üretiyorlar. Biri diyor ki; isim vermeyeceğim, "Şu şahsa şurada para verdim." Sadece isim var. Sonra 2. kez gidiyor, bu sefer isim soy-isim veriyor. "Ben 25 Temmuz'da para çektim" diyor; bakıyorsunuz para çekilmiş, dekontu da gösteriyor. "Para bende kaldı, 1 hafta sonra verdim" diyor. Ben ne bileyim 1 hafta sonra parayı ne yaptığını? Sonra şoförü geliyor, "Biz 25 Temmuz'da verdik" diyor. EDS kayıtlarını çıkarmışlar; yolda denk gelmişler. 23 Temmuz'da ise başka bir denk geliş yok. Savcılık ne yapıyor peki? "Tarihler karışabilir" diyor. Ya, savunmaya bu kadar mı güveniyorlar? "Tarihler karışabilir, bu durum çok normaldir; insanlar karıştırabilir, önemli olan olaydır" diyorlar ve insanlar tutuklanıyor.
Yani diyorum ki; siz baz kaydı ile hiçbir yere varamazsınız. Bazı oraya, bunu buraya bağlayamazsınız. Sizin yıllarca kürsü arkadaşlığı yaptığınız insanlar FETÖ'cü çıktı. Hepsiyle baz kaydınız vardı; bu durum sizi FETÖ'cü mü yapar? Yapmaz. Bu insanlar aynı yerde çalıştıkları için gelip diyorlar ki: "Sen niye 2 bin defa baz verdin?" Verecek tabii 2 bin defa bazı; aynı yerde çalışıyor. Siz de verdiniz. Bu sizi bir şey yapar mı? Yapmaz.
"TEMMUZDA BAZ SAPMA YAPABİLİR DİYEN SAVCI BURADA NİYE AYNISINI YAZMADI"
Görsel 7'yi açar mısınız? Diyor ki: "Baz istasyonları; çıkış güçleri ve hedefledikleri kapsama alanları nedeniyle büyük çaplı istasyonlar, mikro istasyonlar ve piko istasyonlar olarak 3 sınıfa ayrılırlar. Anten yüksekliği, coğrafi koşullar ve istasyon çıkış gücüne bağlı olarak 0-35 kilometre aralığındaki alana servis verirler." Yani diyor ki: "Bazlar 35 kilometreye kadar olan çevreyi kapsar." Devamında anlatıyor, anlatıyor ve en sonunda diyor ki: "GSM hatlarının sinyal aldığı baz istasyonları; çekim kapasitesi, abone yoğunluğu, coğrafi koşullar, cam ekranlı binalar vesaire nedenlerle özellikle atlama veya sapma yapabilir."
Hepinizin göremediği yazı bu. Sizden rica ediyorum, en son sayfayı açar mısınız? En son sayfaya bir gelin, savcı kısmını büyütün. Kim yazmış iddianameyi? Bu dosyanın savcısı. Bu dosyada insanlar niye suçlanıyorlar? Bazla suçlanıyorlar. Bakın, 22 Temmuz 2025'te bunu yazan savcı; 6 Kasım 2025'te yazmış olduğu iddianamede kendisinin imzası var ve bu sefer bazlara dayanıyor. Allah'tan benim o dosyada vekaletim var da bu çelişkiyi yakaladım. Ne değişti Başkanım? Ne değişti? 3.5 aylık süreçte ne değişti de bazla ilgili yorum değişti? Bunu yazan savcı, bu dosyadaki iddianameye niye aynısını yazmadı? Yazamazlar çünkü; olmaz.
Kaynak:Haber Merkezi