İBB Davası'nın 75. günü

İBB Davası'nda bugün tahliye talepleri alındı. Mahkeme heyeti, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz ve iş insanı Serkan Öztürk'ün tahliyesine hükmetti. Davada tutuklu sayısı 51'e düştü.

İBB Davası'nın 75. günü

GAZETE PENCERE - İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB davasının ikinci celsesi, bugün 11. gününde Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan yeni duruşma salonunda görüldü.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yürüttüğü davada, tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin dinlenmesine devam edildi.

İkinci celsenin 11'inci gününün en önemli gündemi ise Ekrem İmamoğlu'nun tahliye talebi oldu.

Mütalaasını açıklayan savcı, 53 tutuklunun tamamının tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti 2 kişinin tahliyesi, Ekrem İmamoğlu'nun da arasında olduğu 51 kişinin tutukluluk halinin sürmesine karar verdi.

Dava 7 Eylül Pazartesi gününe ertelendi.

Duruşmada bugün yaşananlar şöyle:

20.11 - KARAR AÇIKLANDI

Ara sona erdi, tutuklu sanıklar ve mahkeme heyeti yerini aldı. Mahkeme heyeti, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz ve iş insanı Serkan Öztürk'ün tahliyesine, 51 kişinin tutukluluk halinin devamına karar verdi.

19.45 - SAVCI, TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINI TALEP ETTİ

Ekrem İmamoğlu sözlerini "Bu davanın millet şahididir, hukuksuzlukların şahidi millet, bize yapılanların şahidi milletimdir. Cumhuriyet, demokrasi, adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edeceğim" diyerek bitirdi.

İmamoğlu'nun beyanlarının ardından savcı mütalaasını verdi ve tutuklu sanıkların tümünün tutukluluk hallerinin devamını talep etti.

19.40 - "İBB YÖNETİCİLERİNİ BIRAKIN, BU İNSANLAR ÜLKENİN EN ÖNEMLİ KURUMLARINA ATANACAK"

Hukuka güvenin önemli olduğunu belirten Ekrem İmamoğlu, "Hukuka güven ortadan kalkarsa bedelini 87 milyon öder. Adalet çökerse devlet çöker. Buradaki insanlardan hangisi kaçacak, hangisi delil karartacak? Bir gün beraat ettiklerinde hesabını kim verecek?" diye sordu.

İmamoğlu ayrıca, "Bu süreci tezgahlayanlar makam, mevki için bu işi yapmıştır. Bu iş için her şeyi göze alanlar tek tek açıklanacak, sorumlular milletin önünde hesap verecek" ifadelerini de kullandı.

"Bu dosyadaki adil yargılanma ihlali giderilmeden benim tahliye talebim olmaz" diyen İmamoğlu, "Bırakın tek suçu milletin oylarıyla seçilmek olan belediye başkanları gitsin işini yapsın. Geçmiş dönem milletvekilini bırakın, çalışmaktan onur duyduğum İBB yöneticilerini bırakın, onlar benim yol arkadaşlarım. Hakkım onlara helal olsun. Bu insanlar Türkiye'deki en önemli kurumlara atanacak kişiler" şeklinde konuştu.

19.30 - "GÜNÜ GELDİĞİNDE YARGILANACAKLAR"

Kullanmadığı ve özel kaleme yönlendirilmiş eski telefonuyla ilgili itirafçı sanık Naim Erol Özgüner'in avukatı Mehmet Yıldırım'ın telefonunun modeline ilişkin yalan söylediğini belirten Ekrem İmamoğlu, "Hepimizin önünde yanıltıcı bilgi verdiğine, yalan söylediğine şahitlik yaptık. Veri sızıntısı, İBB Hanem, VIP liste, rüşvet dediler, tarihler tutmadı. Geriye delillerle kurulmuş bir iddianame değil, çökmüş bir iddianame kaldı" dedi.

"Tek bir delil duruşma salonundaki ekrana yansısın, özür dileyeceğim, cezamı çekeceğim" diyen İmamoğlu, "Tek derdi koltuğunu korumak olan zihniyet, diplomamı iptal edip beni hücreye attı. Sesimi, yüzümü, fotoğrafımı engelledi. Kitabım tutuklandı" şeklinde konuştu.

Soruşturma ve yargılama sürecinde açıkça anayasayı ihlal suçunun işlendiğini belirten İmamoğlu, "Günü geldiğinde yargılanacaklardır" ifadelerini kullandı.

19.20 - İMAMOĞLU: BİZ SUSSAK TARİH SUSMAYACAK

Avukatı Mehmet Pehlivan'ın tutuklanmasının da, kitabının basılmasının engellenmesinin de kendisini susturmaya yönelik olduğuna değinen Ekrem İmamoğlu, "Biz sussak tarih susmayacak. Bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulamayacaklar" dedi.

19.15 - "2024 YENİLGİSİNDEN SONRA BU SORUŞTURMA İÇİN İSTANBUL'A ATANDI"

Eski başsavcı Akın Gürlek'in, Adalet Bakanı olduktan sonra da yargılamayı etkilemeyi sürdürdüğünü söyleyen Ekrem İmamoğlu, "Bu siyasi kişi, AKP'nin 2024 yenilgisinden sonra bizzat bu soruşturmayı yönetmek için İstanbul'a atanmıştır" dedi.

İmamoğlu ayrıca, "Başından itibaren talimat verilmiş, kendisi de talimatla yola çıkmıştır. Silahların eşitliği denir, iddia makamının başı Adalet Bakanı olmuş. Nasreddin Hoca fıkrası gibi bir şeyden bahsediyoruz" diye konuştu.

19.10 - "ALÇAKÇA TASARLANMIŞ BU DÖNEMDE AİLEMİZ, YAKINLARIMIZ AĞIR YALANLARA MARUZ KALDI"

"Büyük bir zulüm içinde olduklarını" söyleyen Ekrem İmamoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu döneme değindi ve şunları söyledi:

"Tarihin gördüğü en büyük cellatlık yapılıyordu. Allah düşmanımın başına vermesin diye değerli bir söz var. Gerçekten alçakça tasarlanmış bu dönemde, ailemiz, yakınlarımız, kadınlarımız ağır yalanlara maruz kaldı."

19.05 - İMAMOĞLU'NDAN AKIN GÜRLEK'E YANIT

"Burada tutsak bulunmayan kıymetli kadın arkadaşlarıma, çalışma arkadaşlarıma bakınca buradan bir örgütün çıkmayacağı görülür" diyen Ekrem İmamoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "Ekrem İmamoğlu duruşmaların hala canlı yayınlanmasını istiyor mudur?" sözlerine atıf yaptı.

İmamoğlu, "Evet istiyorum, hatta geçmiş duruşmalar da yayınlansın. Benim milletimden saklayacak bir şeyim yoktur. Ben hep milletime konuştum, milletim karar versin, millet şahidimdir" dedi.

19.00 - İMAMOĞLU: DEMOKRASİ VE ADALET MÜCADELESİ VERİYORUZ

İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya'nın ardından söz sırası tutuklu İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na geldi.

İmamoğlu, söze "Milletimizin bu topraklara girişinin bininci yılına girerken, huzurun barışın tesis edilmesi gereken bir dönemden geçiyoruz. Demokrasi ve adalet mücadelesi verdiğimiz bir dönemden geçiyoruz" diyerek başladı.

Bulundukları yerin Avrupa'daki en büyük duruşma salonu olduğuna söyleyen İmamoğlu, "Bu kadar büyük bir salon adalete ne kadar ev sahipliği yapıyor? Bunun yanıtını milletimiz verir ve elbette gereğini yapar" dedi.

18.50 - "RÜŞVETE ARACILIK EDEN VAR, ALAN VE VEREN YOK"

Avukat Baran Kaya, müvekkili Fatih Keleş'in Ekrem İmamoğlu adına rüşvete aracılık etmekle suçlandığını belirterek bazı eylemlerde "Her ne kadar eylemi tespit edilememiş olsa bile..." ifadelerinin kullanıldığına dikkati çekti. Kaya, "Rüşvete aracılık eden var, rüşveti alan ve veren yok" dedi.

Avukat Kaya, ayrıca mali suçlara ilişkin bir yargılamada bu kadar uzun bir tutukluluğun görülmediğine değindi ve 19 Mart'ta tutuklananların yarısının hala cezaevinde olduğunu, aradan 17 ayın geçtiğini belirtti.

18.40 - "FATİH KELEŞ'İN BANKA KAYITLARI ORTADA"

Söz sırası tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’e geldi. Keleş’in yerine beyanda bulunan avukatı Baran Kaya, müvekkiline farklı ithamlar olduğunu belirtti.

"Örgütün kasası, ana kasası, Ekrem İmamoğlu’nun kasası, gizli kasası" gibi ithamlara yönelik konuşan Kaya, "Müvekkilin banka kayıtları ortada. Bu çağda herhangi bir dijital iz bırakmaması normal mi?" diye sordu.

16.50 - DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Tahliye talebine ilişkin söz alan Murat Ongun'un avukatı Rahşan Sertkaya, Aziz İhsan Aktaş'ın bahsettiği sistemde Burak Korzay ve Ertan Yıldız'ın olduğunu söyledi.

Aktaş'ın iki kişiyle başlattığı sistemin "ponzi" etkisi yarattığını söyleyen Sertkaya, sokakta yürüyen herkesin sistemden bahsetmeye başladığını ifade etti. Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

16.35 - "MURAT İLBAK İKİNCİ KEZ İFADE VERDİ AMA SAVCILAR BUNU SORMUYOR"

İBB resmi evrakının Kültür ve Medya A.Ş yönetimlerinin kendisine hiyerakşik olarak bağlı olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığını belirttiğini söyleyen Murat Ongun, rüşvet iddiasının İlbak'a sorulmasını istediğini söyledi.

Bu konunun iddianameye konu edilmediğini dile getiren Ongun, "Önce Ertan Yıldız bunu söylüyor sonra Murat İlbak ikinci kez ifade veriyor ama savcılar nedense bunu İlbak'a sormuyor" dedi.

Etkin pişmanlık ifadesi veren Umut Şenol'un "yalan makinesi olduğunun iki soruyla anlaşıldığını" söyleyen Ongun, "Hayatında benimle 3 kere görüştüğünü söyleyen kişi, 2 dakika önce söylediğini unutup sizin sorunuzda telefon ile görüştük dediğini unuttu" ifadelerini kullandı.

16.25 - MURAT ONGUN: İHALESİZ İŞ VERME HAKKIMIZ OLMASINA RAĞMEN İHALE YAPTIK

Gürkan Akgün'ün avukatı Sinem Keleş Akgün'ün ardından Ekrem İmamoğlu’nun İletişim Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun tahliye talebine ilişkin söz aldı.

7 aydır kovuşturma safhasında dosyanın savcılarının çok vahim hatalar yaptığını ifade eden Ongun, "bu soruşturmanın mimari adalet bakanının her toplantısında 'sadece beyan yok, HTS, baz kayıtları var' dediğini ama kendisine yönelik sadece beyanın olduğunu" söyledi.

Yasanın reklam işlerini ihalesiz verme yetkisini tanıdığını ancak yine de ihaleleri davet usulüyle yaptıklarını belirten Ongun, zenginleştiğine dair bir bulgunun olmadığını beyan etti.

Ongun, 2022 yılındaki mal beyanında arabasının olduğunu 2025'de ise arabasının olmadığını ifade etti.

16.00 - GÜRKAN AKGÜN KONUŞTU

Tahliye talebine ilişkin söz alan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün, ihaleye fesat, kamu zararına dolandırıcılık istinadında hile unsurunun ortaya konulmadığını belirtti. Devletin malına, mülküne sahip çıktığını ifade Akgün, hiçbir örgütün çıkarı için eylemde bulunmadığını söyledi. Tahliyesini talep eden Akgün'ün ardından avukatı Sinem Keleş Akgün söz aldı.

12.20 - BUĞRA GÖKCE SAVUNMA YAPTI

sanık kürsüsüne Buğra Gökce geldi. Gökce, "Belediye encümeninin aldığı kararlara imza atmak suç ise, Çankaya'da, İzmir'de de binlerce yıl ceza alacak kadar suç işlemiş olabilirim. Bu suçu Türkiye'de işlememiş bürokrat yoktur. Hatta bazıları şu an bakanlıklarda çalışıyordur" ifadelerini kullandı.

Attığı imzaların örgüt adına olduğuna yönelik iddiaya ilişkin de konuşan Buğra Gökce, "Örgüt adına olması için menfaat sağlamam lazım. Kredi ile aldığım bir evim var, arabam yok. Cezaevinde yattığım sürede de maddi sıkıntı yaşıyorum ve bununla da onur duyuyorum" dedi. Gökce, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olmak için İBB'deki görevinden istifa ettiğini hatırlattı ve "Beni aday yapmadılar, ben nasıl örgüte hizmet etmiş olabilirim" ifadelerini de kullandı.

Sanıklardan kimsenin kendisinden bahsetmediğini, mahkeme başkanının ve duruşma savcısının dahi kendisine soru sormadığını ifade eden Buğra Gökce, Ekrem İmamoğlu'yla arasındaki HTS ve baz kayıtlarına ilişkin, "İBB Başkanı ile telefonda konuşmayıp, belediyede baz vermezsem nasıl çalışacağız" ifadelerini kullandı.

Buğra Gökce kendisinden önce aynı görevi yapan isimlerin daha sonra Ulaştırma Bakanı ve İller Bankası Başkanı olduğuna değindi. Gökce, sözlerini bitirirken “Sizden merhamet istemiyorum, adalet istiyorum” dedi.

11.30 - FATOŞ AYIK TAHLİYE TALEBİNDE BULUNDU

İlk olarak Fatoş Ayık kürsüde tahliye talebini iletti. Ayık savunmasında "burada 5 kadın tutuklu sanık kaldık. Bizi ailelerimize, anne olanları evlatlarına kavuşturmanızı diliyorum" ifadelerini kullandı.

Ayık'ın savunması şöyle:

23 Mart 2023 tarihinde hiçbir somut delil veya tanık, gizli tanık beyanı olmaksızın tutuklanmamın ardından bu zamana tam 1,5 yıl oldu. Ailemden uzak, zor koşullarda, bir Silivri, bir Gebze'ye savruldum 1,5 yıl. Bildiğiniz üzere ben 11 Haziran sizin huzurunuzda savunmamı yaptım. Hem tutuklanma nedenleri olan örgüt üyeliği ve rüşvet suçlamalarına hem de iddianamedeki eylemlere ve istinatlara dair her şeyi ayrıntılı olarak açıklayarak savunmamı yaptım.

Mart ayından beri ve 2 haftadır da tutuksuz sanıklar olmak üzere duruşmayı izliyoruz. Sanıklar birbiri hakkında beyanlarda bulunuyor. Rüşvet verdiğini söyleyenler, rüşvet aldığı iddia edilenler bugün bu dosyada tutuksuz yargılanıyor. Benimle ilgili bu şekilde tek bir iddia, tek bir beyan bulunmuyor. Ama 2019 yılında satın alma personeli iken bir hizmet alım işinde sadece fiyat araştırmasıyla görevlendirildiğim bir işlemden dolayı iddianamede rüşvet almakla suçlanıyorum. ki tutuklanma kararı öncesinde ne emniyette, ne de savcılık ifadem sırasında bu konu ya da haricen başka bir suçlama bulunmuyordu ve sorulmamıştı. Savunmamda belirtmiştim, tekrar ifade etmek isterim ki Medya AŞ'deki maaşım dışında tek bir kuruş tarafıma hiçbir zaman geçmemiştir. MASAK benim hakkımda bir rapor düzenlemedi, hep anne babamla yaşadım, bir evim, bir arabam yoktur. Banka kayıtlarımız sanıyorum incelenmiştir, şüpheli tek bir işleme dair tespit de yoktur. Çıkar amaçlı suç örgütü davasında 1,5 yıldır tutukluyum ama benim tarafıma geçen hiçbir menfaat yoktur, dolayısıyla bir çıkarım da olmamıştır.

15 senedir çalıştığım kurumda amacım, öncelikle kendime saygımdan, işimi düzgün yapmak, iş süreçlerini kamu yararına geliştirmek ve emeğimin karşılığı olan maaşımı hak etmek oldu. Ben hiçbir zaman örgüt üyesi olmadım, hiçbir zaman iddia edilen örgütün varlığından haberdar olmadım, örgütsel faaliyette bulunmadım. görevim, yetkim ve sorumluluklarım kapsamında hukuka aykırı, usulsüz, bir kişiyi ya da kurumu zarara uğratabilecek, bana ya da bir başkasına haksız menfaat sağlayabilecek bir eylemim olmadı. Böyle bir amaç, kast ile hareket etmedim. Benim dahil olduğum, haberdar olduğum bir suç yoktur.

Ayrıca burada 5 kadın tutuklu sanık kaldık. Bizi ailelerimize, anne olanları evlatlarına kavuşturmanızı diliyorum.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar