İddianamede yer aldı: Şarkıcı Güllü nasıl öldü?
Şarkıcı Güllü'nün ölümü ile ilgili iddianamede; şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter 1 numaralı sanık, arkadaşı Sultan Nur Ulu 2 numaralık sanık olarak yer aldı. İddianamede Güllü’nün ölümünün ayrıntıları da yer aldı.
GAZETE PENCERE - Yalova'da 6'ncı kattaki evinin penceresinden düşen şarkıcı Güllü'nün (52) ölümüyle ilgili soruşturma tamamlandı.
Hazırlanan iddianamede 1 numaralı sanık olarak yer alan, şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede, Güllü’nün kızı Tuğyan’a ait odanın penceresinden düştüğü, 18,17 metre yükseklikten beton zemine çarptığı, kafatası ve omur kırıkları ile çok sayıda iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği kaydedildi.
Toksikoloji incelemesinde; Gül Tut’un kanında 3,53 promil alkol tespit edildiği, kullanılan ilaçların toksik seviyede olmadığı ve zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı ifadesine de yer verildi.
İDDİANAMEDEN DETAYLAR
Tuğyan Ülkem Gülter’in olay gecesi arkadaşı Sultan Nur Ulu'dan annesinin çok sevdiği 'Malkata' isimli roman havasını açmasını istediği, şarkının, Güllü banyodan çıktığı sırada cep telefonundan başlatıldığı belirlendi.
Müziği duyan Gül Tut'un 'O ne lan?' diyerek kızının odasına geldiği, odadakilerle birlikte müziğe eşlik ettiği ve bir süre roman havası oynadığı kaydedildi.
Savcılık, şarkının özellikle Gül Tut'u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığını ve bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğunu belirtti.
"PENCEREDEN AŞAĞI ATTI"
İddianamede, olay anına ait kamera ses kayıtları üzerinde İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından ayrıntılı inceleme yapıldığı belirtildi. Bilirkişi raporunda, düşmenin hemen öncesinde genç bir kadın sesi tarafından alaycı ve neşeli bir tonla 'Hadi görüşürüz' denildiğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatine vardı.
İddianamede; şüphelinin bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı belirtildi.
Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu’nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut’un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği, ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı belirtildi.
Sultan Nur Ulu’nun, Gül Tut’un yüzü pencereye dönük halde bulunduğu sırada Tuğyan’ın annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını belirttiği ifadesi de iddianamede yer aldı. Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde de Tuğyan’ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespit edildi. Savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirdi.
"BİR GÜN CAMDAN ATIP ÖLDÜRECEĞİM"
İddianamede; Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğini gösterdiği ileri sürülen çok sayıda mesaj ve tanık anlatımına yer verildi. Üç tanık, Tuğyan’ın kendilerine annesini 'Bir gün camdan atıp öldüreceğini' söylediğini öne sürdü. Bir başka tanık ise şüphelinin annesi veya kendisinden birinin öleceği yönünde sözler sarf ettiğini anlattı. Şüphelinin eski sevgilisi K.E. ile yakınlarına gönderdiği mesajlarda 'Bıktım bu annemden', 'Gebersin', 'Bu kadın ölsün', 'Ölmüyor, ne zaman?' ve 'Ona büyük bir şey yapacağım' şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi.
"ZİHİNSEL OLARAK EYLEME HAZIRLANMIŞ"
Tuğyan’ın olaydan yaklaşık 2 ay önce eski erkek arkadaşı K.E.'ye 'Annem birazdan kendini atıyor' şeklinde mesaj gönderdiği de iddianamede yer aldı. Savcılık, bu mesajı şüphelinin eylemine ilişkin 'zihinsel hazırlık süreci'nin göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.
3 DARBE SESİ VE 7 SANİYELİK SESSİZLİK
Evde bulunan kamera kayıtlarının ham halinde, Gül Tut’un yere düşmesinden önce kısa aralıklarla 3 farklı çarpma ve darbe sesinin duyulduğu tespit edildi. Bilirkişi değerlendirmesinde; ikinci ve üçüncü çarpma sesi arasındaki yaklaşık 1,9 saniyelik sürenin Gül Tut’un pencereden çıkışıyla beton zemine çarpması arasında geçen süreyle büyük ölçüde örtüştüğü belirtildi.
Gül Tut’un odada bulunan Tuğyan ve Sultan’a yaklaşık bir metre mesafede olduğu, ancak ilk darbe sesinden sonra yaklaşık 7 saniye boyunca iki kişiden de herhangi bir bağırma veya kurtarma refleksi duyulmadığı ifade edildi. Savcılık, bu durumun Tuğyan ve Sultan’ın düşme olayını gördüklerine ve olayın anlatıldığı gibi ani bir kaza olmadığına işaret ettiğini kaydetti.
BAŞSAVCILIK: ÖNCEDEN TASARLAMIŞ
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı; mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini önceden tasarlayarak öldürdüğünü kaydetti. İddianamede tutuklu şüphelinin 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianamede; 2’nci sanık olarak yer alan Sultan Nur Ulu’nun ise ‘Yalan tanıklık’ suçundan 4 yıla kadar hapsi istendi.
Kaynak:Haber Merkezi