İmamoğlu ve Şahan'dan Madımak mesajı: Madımak utanç müzesi olmalı

Madımak Katliamı'nda katledilen 33 aydın, sanatçı ve yazar anılıyor. Ekrem İmamoğlu ve Resul Emrah Şahan yaptıkları açıklama ile adalet talebinde bulundu.

İmamoğlu ve Şahan'dan Madımak mesajı: Madımak utanç müzesi olmalı

GAZETE PENCERE - Sivas’ta 2 Temmuz’da katledilen aydınlar, yazarlar ve halk sanatçıları anılıyor. Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada katliamda hayatını kaybeden kişileri andı.

İmamoğlu’nun paylaştığı metinde şu ifadeleri kullandı:

2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak'ta yaşanan katliamda hayatını kaybeden bütün canları rahmetle anıyorum. Bu ülkenin yaşadığı derin acılar bize bir yol gösteriyor; asla ve asla kör karanlık akılların ürettiği nefretin ülkemizi sarmasına izin vermeyeceğiz. Birliğimizden, beraberliğimizden vazgeçmeyeceğiz.

Resul Emrah Şahan ise yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

2 Temmuz 2026

Basın Bülteni

Resul Emrah Şahan; Madımak Utanç Müzesi Olmalıdır. Ayrımcılıkla Mücadele Yasası çıkmalı, eşit yurttaşlık güvence altına alınmalıdır.

Silivri cezaevinde tutuklu bulunan seçilmiş Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan 2 Temmuz Sivas Katliamı’nın yıl dönümünde avukatları aracılığıyla anma mesajı paylaştı. Şahan paylaştığı mesajında; “Barışı konuştuğumuz bu günlerde, mecliste grubu bulunan partiler ve Türkiye’nin tüm demokratları ortak irade sergilemeli ve Madımak Utanç Müzesi olmalıdır. Ayrıca ayrımcılık ve nefret söylemine karşı güçlü bir yasal çerçeve oluşturulmalı, eşit yurttaşlık güvence altına alınmalıdır” dedi.

Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan kendi anısından hareketler paylaştığı mesajında şu ifadelere yer verdi:

“2 Temmuz 1993, televizyonlardan canlı yayında çaresizlikle izlediğimiz; benim ise küçük bir çocuk olarak, Madımak’tan kurtulup dönenlerin aile evimize gelişiyle hafızama kazınan büyük acıdır. Türkiye’nin ortak hafızasında olduğu kadar benim çocukluğumda da silinmeyecek bir yaradır.

Aradan geçen yıllar acıyı dindirmedi. Çünkü böyle acılar zamanla değil, yüzleşmeyle hafifler.

Toplumun ortak acısı olması gereken bu ağır yükün büyük ölçüde Alevilerin omuzlarına bırakılmış olması da hepimizin sorumluluğudur.

Otuz üçüncü yılda, 33 canımızın anısına geleceğe kalıcı iki eser bırakmanın zamanı gelmiştir. Her şeye rağmen barışı konuştuğumuz bugünlerde, Türkiye’nin bütün demokratları bu iki konuda ortak irade göstermelidir.

İlk olarak, Madımak kesinlikle ve vakit kaybetmeden bir Utanç Müzesine dönüştürülmelidir.

Uzun yıllardır dile getirilen bu talep, yaşamını yitiren canlara duyulan saygının ve toplumsal hafızanın korunmasının bir gereğidir.

Dünyanın birçok ülkesinde insanlığa karşı işlenmiş suçların yaşandığı mekânlar unutturulmaz. Korunur, yaşayan hafıza mekânlarına dönüştürülür ve gelecek kuşaklara emanet edilir. Çünkü geçmişi hatırlamak, benzer acıların bir daha yaşanmamasının en güçlü güvencesidir.

“Utanç Müzesi” ifadesi son derece önemlidir. Çünkü utanç, bir toplumun kendi karanlık sayfalarına bakabilme cesaretidir. Suçun değil, yüzleşmenin dilidir. Aynı kötülüğün bir daha yaşanmaması için verilmiş ortak sözdür.

İkinci olarak, ayrımcılık ve nefret söylemine karşı güçlü bir yasal çerçeve oluşturulmalıdır.

Eşit yurttaşlığın teminatı olacak bir Ayrımcılıkla Mücadele Yasası gecikmeden TBMM gündemine alınmalıdır. Türk’ün, Kürt’ün, Alevi’nin, Sünni’nin, Müslüman’ın, Gayrimüslim’in; bu ülkenin her yurttaşının hukuk önünde eşitliğini güvence altına alan böyle bir düzenleme, Türkiye’nin demokrasi meselesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Barışı, milli birlik ve bütünlüğü, ülkede güvenin yeniden tesis edilmesini konuştuğumuz bugünlerde, böylesi bir adım en güçlü samimiyet göstergesi olacaktır.

Barış, ancak hukuki güvenceyle ve ortak toplumsal hafızayla inşa edilir. Acıları tanıdığımızda, eşit yurttaşlığı güvence altına aldığımızda ve vicdanı kamusal hayatın temeline yerleştirdiğimizde kalıcılaşır.

Bu vesileyle TBMM çatısı altındaki bütün siyasi partilere ve Türkiye’nin siyasi liderlerine çağrıda bulunuyorum.

Madımak Oteli’nin Madımak Utanç Müzesi’ne dönüştürülmesi konusunda ortak irade gösterelim.

Ayrımcılıkla Mücadele Yasası’nı TBMM gündemine taşıyalım ve eşit yurttaşlığın hukuki güvencelerini birlikte kuralım.

Sivas Katliamı başta olmak üzere tarihimizde utanç vesilesi olarak hatırladığımız bütün katliamlar ve nefret suçları devletin resmî hafızasının bir parçası olmalı; devlet törenleriyle anılmalı ve açık biçimde lanetlenmelidir.

Bu adımlar geçmişi değiştirmeyecektir. Ama geleceği değiştirme iradesini gösterecektir. Türkiye’nin demokrasiye, toplumsal barışa ve ortak geleceğe olan inancını güçlendirecektir.

Çünkü ortak gelecek, ortak geçmişle yüzleşme cesareti gösteren toplumlar tarafından kurulur.

Madımak’ın utancı, geleceğe karşı sorumluluğumuzu hatırlatmaktadır.

2 Temmuz’da yitirdiğimiz tüm canlarımızı saygıyla, özlemle ve minnetle anıyorum.”

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar