Kirli su, kalabalık koğuşlar, sağlık krizi: Bakırköy Kadın Hapishanesi raporu
İstanbul Barosu raporu, Bakırköy Kadın Hapishanesi’nde denetimli serbestliğin keyfi engellendiğini, disiplin cezalarının hukuksuz uygulandığını, kirli su, aşırı kalabalık ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarının yaşamı tehdit ettiğini ortaya koydu.
GAZETE PENCERE - İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi Hapishane Alt Çalışma Grubu’nun hazırladığı rapor, Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde sistematik hak ihlallerini gözler önüne serdi. Raporda, denetimli serbestliğin keyfi biçimde engellendiği, disiplin cezalarının hukuksuz uygulandığı, kirli su, aşırı kalabalık ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarının mahpusların yaşamını doğrudan tehdit ettiği vurgulandı.
İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi Hapishane Alt Çalışma Grubu tarafından hazırlanan rapor, görüşülen mahpuslardan alınan bilgiler doğrultusunda Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde temel hak ve özgürlüklerin ciddi biçimde ihlal edildiğini ortaya koydu. Raporda, ihlallerin tespitiyle birlikte kamu makamlarının sorumluluklarının hatırlatılması ve suç teşkil eden uygulamalar hakkında etkin soruşturma yürütülmesi çağrısı yapıldı.
Raporda, hapishanelerdeki hak ihlallerinin artmasının, bağımsız bir yargının yokluğu nedeniyle tutuklu sayısındaki artışla doğrudan bağlantılı olduğu belirtildi. Basına yansıyan ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’deki tutuklu ve hükümlü sayısı 1 Aralık 2025 itibarıyla 35 ilin nüfusunu aşmış durumda. Bu tablo, Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde kronik sorunları daha da derinleştirdi.
DENETİMLİ SERBESTLİK KEYFİ BİÇİMDE ENGELLENİYOR
Raporda, İdare ve Gözlem Kurulu’nun mevzuata aykırı şekilde oluşturulduğu ve çalıştırıldığına dikkat çekildi. Denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme değerlendirmelerinde, infazı tamamlanmış eski disiplin cezalarının gerekçe gösterilmesiyle mahpusların haklarının engellendiği, bunun hukuka aykırı biçimde “çifte cezalandırma” anlamına geldiği vurgulandı.
DİSİPLİN CEZALARINA ETKİLİ İTİRAZ YOLU YOK
Mahpuslara verilen disiplin cezalarına karşı etkili bir hukuk yolunun bulunmadığı belirtilen raporda, infaz hâkimlikleri ve ağır ceza mahkemelerinin gerekçesiz kararlar verdiği, bunun adil yargılanma hakkını ihlal ettiği ifade edildi. Bir kişinin eylemi nedeniyle tüm koğuşun cezalandırılmasının ise cezaların şahsiliği ilkesini açıkça ihlal ettiği kaydedildi.
KİRLİ SU, KALABALIK KOĞUŞLAR, SAĞLIĞA ERİŞİM SORUNU
Raporda, Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde görüşülen tüm mahpusların suların kirli aktığını dile getirdiği, bunun sağlık hakkını ciddi biçimde riske attığı belirtildi. Kantin sularının ücretli olması nedeniyle yoksul mahpusların daha büyük risk altında olduğu vurgulandı. Aşırı kalabalık koğuşlar, yetersiz tuvalet ve banyo sayısı ile haşere sorunu da raporda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Sağlığa erişim hakkının mahpusların en yakıcı sorunlarından biri olduğu belirtilerek, hapishanede yeterli sayıda hekim ve sağlık personeli bulunmadığı, hasta ve yaşlı mahpusların tedaviye erişimde ciddi engellerle karşılaştığı ifade edildi. Muayenelerde kelepçenin çıkarılmamasının ise hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.
KADIN MAHPUSLARA AYRIMCI UYGULAMALAR
Arama uygulamalarında özel hayatın gizliliğini ihlal eden ve manevi ıstıraba yol açan yöntemlerin kullanıldığı belirtilen raporda, kadın mahpuslara yönelik ayrımcı ve cinsiyetçi uygulamalara son verilmesi çağrısı yapıldı.
İSTANBUL BAROSU’NDAN YETKİLİLERE ÇAĞRI
Raporda, özgürlüğünden yoksun bırakılan herkesin insan onuruna uygun muamele görmesinin devletin mutlak yükümlülüğü olduğu vurgulanarak, tespit edilen ihlallerin giderilmesi ve benzer hak ihlallerinin önlenmesi için tüm yetkili kurumlar hukukun üstünlüğü ve insan hakları temelinde derhal ve etkili önlemler almaya davet edildi.
Kaynak:Haber Merkezi