Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in mesajları: Kumpas mı kuruldu?

Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'e ait olduğu iddia edilen mesajlar için ailesi ve avukatı açıklama yaptı. Mesajların daha önce ortaya çıktığını ve yapay zeka ürünü olduğunu ifade ettiler.

Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in mesajları: Kumpas mı kuruldu?

GAZETE PENCERE - Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in gözaltına alınmasının ardından ona ait olduğu iddia edilen WhatsApp yazışmaları servis edildi.

Sosyal medyada yayılan, rüşvet iddiaları ve özel hayata ilişkin ifadelerin yer aldığı ekran görüntüleri hakkında Çiçek cephesinden ilk açıklama geldi. Söz konusu yazışmaların yaklaşık aylar önce bilinmeyen bir numaradan İlkay Çiçek'in eşi Melek Çiçek'e gönderildiği ortaya çıktı.

Çiçek ailesi, sahte olduğunu savunduğu yazışmalar üzerinden şantaj, tehdit ve iftiraya maruz kaldıkları gerekçesiyle 19 Haziran'da İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Ancak bu başvuruya ilişkin soruşturma henüz sonuçlanmaz, yazışmaları gönderen kişi ya da kişiler tespit edilemezken; aynı görüntülerin Menderes Belediyesine yönelik operasyonun ardından yeniden gündeme getirilmesi ve mevcut soruşturmayla ilişkilendirilmesi dikkat çekti.

whatsapp-image-2026-08-06-at-12-xcty

AİLEDEN AÇIKLAMA

İlkay Çiçek'in eşi Melek Çiçek de yazışmaların gerçek olmadığını savunarak yapay zekâ ve dijital montaj yöntemleriyle hazırlandığını söyledi.

Melek Çiçek, sosyal medyada yayılan içeriklerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Ben öncelikle bir anneyim ve eşim. Sosyal medya üzerinden yapay zekâyla hazırlanan yalan yanlış haberlerin son bulmasını istiyorum. Elinizi vicdanınıza koyun. İki tane evladım var. Onları düşünün. Adaletin yerini bulmasını istiyorum, eşime güvenim sonsuz" dedi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Menderes Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltındakilerin İzmir İl Jandarma Komutanlığındaki işlemleri sürerken Çiçek'in eşi Melek Çiçek ve avukatı Atalay Aksay açıklama yaptı.

HAZİRAN'DA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMUŞ

Çiçek'in avukatı tarafından yapılan yazılı açıklamada, 4 Ağustos'ta başlatılan gözaltı işleminin rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında uygulandığı belirtildi. Dosyada kısıtlama kararı bulunduğu, Çiçek'in henüz ifadesinin alınmadığı ve hakkında iddianame düzenlenmediği kaydedildi. Açıklamada, sosyal medyada yayılan WhatsApp görüntülerinin ise yürütülen soruşturmadan tamamen ayrı olduğu savunuldu. Söz konusu görüntüler nedeniyle 19 Haziran'da İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu bildirildi. Başvurunun, kimliği belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından dijital montajla üretildiği öne sürülen yazışmalar ile Irak ülke koduna sahip bir telefon numarasından gönderilen şantaj, tehdit, hakaret ve iftira içerikli mesajlara ilişkin olduğu ifade edildi.

"461 MESAJ AYNI GÜN OLUŞTURULDU"

Avukatlık açıklamasında, ekran görüntülerinde tarih olarak yalnızca “bugün” ifadesinin yer aldığı belirtildi. Karşılıklı olduğu iddia edilen 461 mesajın tamamının aynı gün içinde yazıldığı ve görüntülerin de o gün kaydedildiği savunuldu.

AYNI YAZIM HATALARI

Yazışmaların iki tarafında da aynı yazım yanlışlarının bulunduğu ileri sürüldü. “Mahf ederim” ifadesinin her iki tarafta da aynı şekilde yazıldığı, “de” ve “da” bağlaçları ile soru eklerinin benzer biçimde hatalı kullanıldığı belirtildi. Bu ayrıntıların, içeriklerin tek kişi tarafından hazırlandığını gösterdiği iddia edildi.

SORUŞTURMA DAYANAĞI GİBİ SUNULDU

Çiçek'in henüz ifadesi alınmadan suçlu ilan edildiği belirtilen açıklamada, yayımlanan içeriklerin ailesi ve iki küçük çocuğu üzerinde geri döndürülemez etkiler bırakabileceği ifade edildi. Çiçek'in avukatı Atalay Aksay'ın 19 Haziran'da yaptığı suç duyurusunda, içeriklerin Çiçek'in siyasi ve toplumsal itibarını zedelemek, aile birliğini sarsmak ve baskı ortamı oluşturmak amacıyla hazırlandığı öne sürüldü. Başvuruda, mesajları gönderen telefon hattının kullanıcılarının belirlenmesi için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan HTS, baz istasyonu, IP ve IMEI kayıtlarının istenmesi talep edildi. Şüphelilerin tespit edilmesi, dijital materyallerine el konulması ve görüntülerin üretildiği cihazlarda adli bilişim incelemesi yapılması istendi. Çiçek'in 2 ay önce yaptığı suç duyurusunda başsavcılık makamından talep ettiği hususlar da şöyle:

"Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve resen gözetilecek hususlar ışığında; +964 751 714 73 06 numaralı GSM hattının kullanıcısı/kullanıcılarının tespiti amacıyla ivedilikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK) müzekkere yazılarak HTS, baz istasyonu, IP ve IMEI kayıtlarının celbine, 1.İlgili şüpheli veya şüphelilerin kimliklerinin tespiti ile yakalanarak ifadelerinin alınmasına, 2.Şüphelilere ait dijital materyallere el konulmasına ve kurgu/montaj içeriklerin üretildiği cihazların tespiti için adli bilişim incelemesi yapılmasına, 3.Yürütülecek etkin soruşturma neticesinde şüpheli/şüpheliler hakkında yazılı suçlar ve Savcılığınızca re'sen tespit edilecek suçlar yönünden iddianame düzenlenerek kamu davası açılmasına karar verilmesini talep ederiz."

İlkay Çiçek'in avukatının yazılı açıklaması şöyle:

"Müvekkilimiz Menderes Belediye Başkanı Sn. İlkay Çiçek hakkında 04.08.2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında gözaltı işlemi uygulanmıştır. Bu dosya kolluk ve savcılık nezdinde devam etmekte olup dosya hakkında kısıtlama kararı alınmıştır. Müvekkilin henüz ifadesi alınmamıştır, hakkında bir iddianame düzenlenmemiştir, herhangi bir mahkûmiyet kararı verilmemiştir. Bundan tamamen ayrı olarak, 19.06.2026 tarihinde müvekkilimiz adına, kimliği belirsiz kişi/kişilerce dijital montaj yöntemleriyle üretilen sahte WhatsApp yazışmaları üzerinden müvekkilimize +964 751 714 73 06 numaralı telefon üzerinden yapılan şantaj, tehdit, hakaret ve iftira içerikli mesajlar nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuş olup bu dosyada şüpheli/şüpheliler henüz tespit edilebilmiş değildir. Basitçe, bir uzman olmaksızın mesajlar incelendiğinde zaman olarak sadece “bugün” yazılıdır. Başkaca bir zaman birimi mevcut değildir. Yani iki taraflı yazılan aynı gün içerisinde 461 adet yazışma yapılmış olup, tüm kayıtlar mesajların çekildiği gün alınmıştır. Ayrıca karşılıklı yapıldığı iddia edilen bu gerçeğe aykırı yazışmalarda aynı yerlerde, aynı yazım hataları her iki tarafça yapılmıştır. (Her iki taraf da “mahf ederim” şeklinde hatalı yerden ayırarak kelime kullanmakta, “de, da” bağlaçları ile “mısın”, musun” soru eklerini ayırmadan kullanmaktadır) Anlaşılacağı üzere yazışmaları bir kişi oluşturmuş, oluşturduğu gün kayda almış, bekleyip whatsapp’ın tarih zaman damgası basmasına bile sabredememiştir.

Gerçek soruşturma süreciyle hiçbir ilgisi bulunmayan, tamamen kurgu bir materyalin bu şekilde haber malzemesi haline getirilmesi, kamuoyu algısını yönlendirmek amacıyla kullanılan açık bir dezenformasyon örneğidir ve kabul edilemez. Müvekkilim evli, iki küçük çocuğu olan herkes gibi bu ülkede namusu ve şerefi için yaşayan, mahalleli ile, komşusu ile iletişim kuran, anne ve babası hayatta olan mütevazi bir hayat yaşayan başkanlık görevinden önce bir vatandaştır. Bu görevi gelip geçicidir, ailesi, akrabaları, arkadaşları, komşuları yaşamının geri kalanı özgürlüğü ile birlikte elinden alınmıştır. Müvekkilimiz hakkında henüz ifade dahi alınmamış, iddianame düzenlenmemişken; kendisinin peşinen suçlu ilan edilircesine, kamuoyu önünde "yargılanmış" hatta "infaz edilmiştir. Kaldı ki yürütülen soruşturmanın sonucu ne olursa olsun, kamuoyuna bu şekilde sunulan asılsız ve kurgu içeriklerin oluşturduğu itibar kaybı, müvekkilimizin ailesi ve küçük yaştaki çocukları üzerinde geri döndürülemez olumsuz bir etki bırakmaktadır. Bu açıklama, sürecin bir tarafı olmayan ve hiçbir sorumluluğu bulunmayan çocukların ve ailenin bu durumdan zarar görmemesi gerektiğini kamuoyuna hatırlatmak amacıyla da yapılmaktadır. Zaten biri dört diğeri on bir yaşındaki bu güçlü çocuklar, hayatlarının sonuna kadar şafak operasyonu ile evlerinin darmadağın edilişini, babalarının gözlerinin önünde gözaltına alındığı gerçeği ve travması ile yaşayacaktır. Bu doğrultuda; basın-yayın organlarını, doğruluğu adli makamlarca teyit edilmemiş içerikleri haber kaynağı olarak kullanmaktan kaçınmaya, sahte yazışmaların gerçek soruşturmayla ilişkilendirildiği yayınları düzeltmeye davet ediyor; Basın Kanunu'nun 14. maddesi ve ilgili mevzuat kapsamındaki tekzip ve düzeltme haklarımızın saklı olduğunu, sahte içerikleri üreten ve yayan kişi/kişilere yönelik soruşturmanın etkin biçimde sürdürülmesini talep ettiğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar