Migros depo işçilerinin eylemleri sürüyor: Meclis gündemine geldi
Migros depolarında yaşanan iş bırakma eylemleri Meclis gündemine taşındı.
GAZETE PENCERE - Migros depolarında çalışan işçiler düşük ücretler ve sendikal haklar nedeniyle günlerdir eylemlerini sürdürüyor.
Bu süreçte sık sık polis müdahalesi ile karşı karşıya da kalan işçiler haklarını almadan eylemleri kesmeyeceklerini vurgularken Migros yönetimi is işçilere haklarının verildiğini iddia ediyor.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Migros depolarında çalışan işçilerin 23 Ocak 2026’da "insanca yaşam ve güvenceli çalışma" talebiyle başlattıkları direnişi, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Çiçek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.
BASKIYLA SÜREÇ YÖNETİLMEYE ÇALIŞILIYOR
Çiçek, önergesinin gerekçesinde; DGD-SEN çatısı altında örgütlenen işçilerin maaşlara net yüzde 50 zam, depo işkolu değişmeksizin kadrolu çalışma, banka promosyonlarının işçilere ödenmesi ve maaşlardan kesilen vergilerin işveren tarafından karşılanması talepleri için mücadele ettiğini hatırlatarak, “İstanbul Esenyurt’ta başlayan direniş, kısa sürede farklı illerdeki Migros depolarına yayılmış ve 12–14 depoyu kapsayacak şekilde iş bırakma ile yavaşlatma eylemleriyle devam etmektedir. Direnişin genişlemesine paralel olarak, işçilerin sendikal haklarını kullanmaları karşısında Migros yönetimi ve kolluk güçleri eliyle bir baskı süreci devreye sokulmuştur.” dedi.
TERS KELEPÇE EMRİ ALDIK
Migros depolarındaki işçilerin hak arayışlarının yanıtsız bırakılması ve direnen işçilerin işten çıkarıldığına dikkat çeken Çiçek, “30 Ocak 2026 tarihinde SGK kayıtlarına yansıdığı üzere, “görevini yapmamak” gerekçesiyle Kod 49 kullanılarak en az 141 işçi işten çıkarılmıştır. Kod 49 gibi ağır ve damgalayıcı bir fesih gerekçesinin, sendikal faaliyete katılan işçilere karşı toplu biçimde kullanılması, örgütlenme girişimlerinin iş güvencesi ortadan kaldırılarak bastırılmaya çalışıldığını göstermektedir. Baskı süreci yalnızca işten çıkarmalarla sınırlı kalmamış, kolluk şiddeti de devreye sokulmuştur. 31 Ocak 2026 tarihinde Beykoz’da, Migros’un sahibi Tuncay Özilhan’ın konutu önünde gerçekleştirilen eylem sırasında yapılan gözaltı işlemlerinde, herhangi bir mukavemet olmaksızın 100 işçi ve sendika yöneticisine ters kelepçe uygulanmış, bu kişiler darp edilerek gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan işçilerin beyanlarına göre, bu uygulama sırasında kolluk görevlileri “bize gelen emir ters kelepçe yapmamız yönünde” ifadesini kullanmıştır.” ifadelerine yer verdi.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, işten çıkarmalar, gözaltılar ve ters kelepçe uygulamaları birlikte değerlendirildiğinde sendikal örgütlenme özgürlüğünün fiilen ve sistematik biçimde bastırıldığı ve ortaya çıkan bu sürecin Anayasa ile güvence altına alınan sendikal haklar, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü ile işkence ve kötü muamele yasağı bakımından ciddi ve çok yönlü ihlallerin yaşandığını ifade etti.
Çiçek’in Bakan Işıkhan’a yönelttiği sorular şu şekilde:
"1) Anayasal haklarını kullanan ve herhangi bir mukavemet göstermeyen işçilere ters kelepçe uygulanmasının hukuki izahı var mıdır? Gözaltı sırasında ters kelepçe uygulanmasına ilişkin olarak, Migros yönetimi veya Migros’un sahibi Tuncay Özilhan tarafından Valilik, Emniyet birimleri ya da Bakanlığınız nezdinde herhangi bir talep, girişim, temas veya yönlendirme yapılmış mıdır?
2) Migros depolarındaki direnişin 12–14 depoyu kapsayacak şekilde yayılması ve buna paralel olarak işten çıkarma ve kolluk müdahalelerinin devreye sokulması karşısında, Bakanlığınızın sendikal örgütlenme özgürlüğünü korumak yerine bu sürece seyirci kaldığı yönündeki eleştirilere yanıtınız nedir? Bu süreçte, kamuoyunda oluşan geniş toplumsal dayanışma dikkate alınarak Bakanlığınız tarafından işçilerin taleplerine ilişkin herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur?
3) 3.Sendikal faaliyete katılan işçilerin Kod 49 kullanılarak toplu biçimde işten çıkarılmasının, sendikal nedenle fesih yasağına aykırı olduğu açıkken; Bakanlığınız bu fesihler hakkında hangi tarihte, hangi kapsamda denetim ve inceleme başlatmıştır? Başlatılmadıysa, bunun gerekçesi nedir?
4) En az 141 işçinin işten çıkarıldığı ve bazı işçilerin SGK bildirimleri yapılmadan işten çıkarıldığı bilgisi Bakanlığınıza intikal etmiş midir? Bu açık mevzuat ihlali karşısında işveren hakkında hangi yaptırımlar uygulanmıştır?
5) Bakanlığınız, bu süreçte sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işe iadeleri, hak kayıplarının giderilmesi ve sorumlular hakkında işlem yapılması konusunda hangi somut adımları atmıştır? Atılmamışsa, neden?
6) Migros yönetiminin sendikal faaliyete katılan işçilere yönelik işten çıkarma ve baskı uygulamalarının, Türk Ceza Kanunu’nun 117. maddesinde düzenlenen “iş ve çalışma hürriyetinin ihlali” ile 118. maddesinde düzenlenen “sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi” suçlarını oluşturduğu yönünde Bakanlığınız tarafından herhangi bir idari işlem, denetim veya suç duyurusu yapılmış mıdır? Yapılmadıysa, hangi gerekçeyle yapılmamıştır."
Kaynak:Haber Merkezi