Oğuz Kaan Salıcı ve Engin Altay CHP yönetimini eleştirdi: Gürlek'in mal varlığı açıklanmadı ama...
Mehmet Ali Yüksel ve 30 ilçe başkanı partiden ihraç edildi. CHP'li Oğuz Kaan Salıcı, Akın Gürlek'in mal varlığının açıklanmadığı ve ihraçların olduğunu söyleyerek CHP yönetimini eleştirdi. CHP'li Engin Altay'dan da yaşanan olaylara ilişkin açıklama geldi.
GAZETE PENCERE - CHP'de “arınma” çağrısı içeren bildirinin ardından eski Kağıthane İlçe Başkanı Mehmet Ali Yüksel ve 30 ilçe başkanının partiden ihraç edildi.
CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ihraç kararını “parti içi demokrasiye vurulmuş bir darbe” olarak nitelendirdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetimine eleştirilerde bulunan CHP Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, “Parti içi eleştiri hakkı, daimi yol göstericimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet Halk Partililere mirasıdır. Atatürk’ün koltuğu üstün bir makamdır. O koltukta oturan herkesin bu ilkeleri bilmesi ve benimsemesinde fayda vardır" ifadelerini kullandı.
“PARTİ İÇİ DEMOKRASİYE DARBEDİR”
CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı’nın eski Kağıthane İlçe Başkanı Mehmet Ali Yüksel ve 30 ilçe başkanının partiden ihraç edilmesi hakkında X hesabından yaptığı açıklama şöyle:
“Sayın Genel Başkanımızın Adalet Bakanı’nın malvarlığını açıklama sözü hem parti hem de ülke kamuoyunda güçlü bir beklenti yaratmıştır.
Kamuoyu Sayın Genel Başkanımızdan söz konusu iddiaları duymak isterken geçmişte ilçe başkanlığını yapmış arkadaşlarımızın partimizden ihraç edilmeleri, Cumhuriyet Halk Partisi’nin en müstesna zenginliklerinden parti içi demokrasiye vurulmuş bir darbedir.
Partimizin siyasi rakibi kendi üyeleri değil, ülkeyi yöneten iktidardır.
Sokakta demokrasiden, çoğulculuktan ve ifade özgürlüğünden söz ederken, bu ilkeleri evimizin içinde uygulamamak tutarsızlıktır. Kaldı ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapısının, “ortak cumhurbaşkanı adayımıza oy vermemekle” övünenlere dahi açıldığı bir dönemde, Partimizin en zor görevlerinden ilçe başkanlığını üstlenen arkadaşlarımıza kapatılması izahı güç bir durumdur.
Kuşkusuz, parti disiplini kurumsal işleyişin temelidir. Ancak gençlik kollarında çalışmış, Partimize emek vermiş insanların derdini dinlemek ve sesini duymak da parti disiplininin bir parçasıdır.
ELEŞTİRİ HAKKI
Parti içinde, herhangi bir hakarete başvurmadan, fikir temelinde ve ifade özgürlüğü sınırları içinde eleştiri dile getirmek bir haktır. Yüksek Disiplin Kurulu’nun eleştirilere tahammülsüz davranması; tweet atana, yazı yazana, haber yapana, karikatür çizene dava açılan bir ortamda partimizin ahlaki üstünlüğünü de zedelemektedir.
Parti içi eleştiri hakkı, daimi yol göstericimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet Halk Partililere mirasıdır.
Atatürk’ün koltuğu üstün bir makamdır. O koltukta oturan herkesin bu ilkeleri bilmesi ve benimsemesinde fayda vardır.”
ENGİN ALTAY: PARTİLİLERİMİZİN DIŞLANMASI BİRLİĞİMİZİ ZAYIFLATIR
CHP İstanbul Milletvekili Engin Altay da yaşanan gelişmelere ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
Eleştirinin tehdit değil, kurumsal aklı güçlendiren bir imkân olduğunu savunan Altay, "Yıllarca emek vermiş partililerimizin düşünceleri nedeniyle dışlanması; birliğimizi güçlendirmez, zayıflatır. İktidara yürüyen partimiz önce kendi içinde demokrasiyi, çoğulculuğu ve ortak aklı hâkim kılmalıdır" dedi.
Altay'ın paylaşımı şöyle:
"Erdoğan rejiminin yargıyı siyasal aparata dönüştürerek Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere, çok sayıda Belediye Başkanımızı siyasi rehine alarak Silivri zindanına doldurmasını salt partimize değil demokrasimize de bir darbe olarak değerlendirirken; Öteden beri çok seslilik ve demokrasiye bağlılıkla bir asrı aşkın ayakta kalmış partimizin ilke ve prensiplerini hep birlikte koruyabilmeliyiz.
Bizim mücadelemiz yalnızca iktidarın baskılarına karşı değildir; aynı zamanda demokrasi kültürünü her zeminde savunma mücadelesidir. Dışarıda hukuksuzluğa itiraz ederken içeride eleştirel düşünceyi cezalandıran bir anlayış parti kültürümüzle bağdaşmamaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi, korkuyla değil fikir özgürlüğüyle büyümüştür.
Eleştiri tehdit değil, kurumsal aklı güçlendiren bir imkândır. Yıllarca emek vermiş partililerimizin düşünceleri nedeniyle dışlanması; birliğimizi güçlendirmez, zayıflatır. İktidara yürüyen partimiz önce kendi içinde demokrasiyi, çoğulculuğu ve ortak aklı hâkim kılmalıdır. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz! Bu mücadele; hiçbir yol arkadaşımızı dışlamadan, fire vermeden, büyük bir birlik ve kardeşlik ruhuyla zafere ulaşacaktır."
SON KARARI YÜKSEK DİSİPLİN KURULU VERECEK
İhraç edilen ilçe başkanlarının ise karara itiraz etme hakları bulunuyor. İlçe başkanlarını itirazı durumunda son kararı yüksek disiplin kurulu verecek.
Kaynak:Haber Merkezi