Özgür Özel, Osmaniye'de: “Bir danışman Saray’da demiş ki, ‘Orduyu kışladan çıkarmak kolaydır, geriye sokmak zordur"

CHP lideri Özgür Özel, Osmaniye’de yaptığı açıklamada 6 Şubat depremlerinde “Bir danışman Saray’da demiş ki, ‘Orduyu kışladan çıkarmak kolaydır, geriye sokmak zordur.’ Bu anlayışın bedelini on binlerce insan hayatıyla ödedi” diye konuştu.

Özgür Özel, Osmaniye'de: “Bir danışman Saray’da demiş ki, ‘Orduyu kışladan çıkarmak kolaydır, geriye sokmak zordur"

GAZETE PENCERE - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Osmaniye’de partisinin İl Başkanlığı’nı ziyaretinin ardından gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, 6 Şubat 2023 depremlerine dair çarpıcı iddialar ortaya koyarak, yaşanan can kayıplarının artmasında ilk günlerde alınmayan kararların etkili olduğunu söyledi.

osmaniye

Deprem sürecinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne üç gün boyunca emir verilmediğini söyleyen Özel, bu durumun arama kurtarma çalışmalarını geciktirdiğini ifade etti. Özel, “Bir danışman Saray’da demiş ki, ‘Orduyu kışladan çıkarmak kolaydır, geriye sokmak zordur.’ Bu anlayışın bedelini on binlerce insan hayatıyla ödedi” diye konuştu.

Özel'in açıklamalarından öne çıkan kısımlar şöyle:

Biz bu felakete daha yeni iktidara gelmiş bir hükümetle yakalanmadık. Öyle olsaydı bazı şeylerin mazereti olabilirdi. O günkü hükümet 21 yıldır iktidardaydı. Tek başına mazeretsiz olarak iktidardaydı. O günkü hükümet 23 yılda 3 trilyon dolar vergi toplamış. 21 yılda 40 milyar dolar deprem vergisi toplamış" dedi. 8 ayrı imar affından da iktidarın vergi topladığını söyleyen Özel, "Asla kabul edilemeyecek şekilde Osmaniye'mizi de 10 güzel şehrimizi de hazırlıksız yakalattı" diye konuştu. Özel deprem döneminde TSK'nın 3 gün boyunca sahaya sunulmadığını hatırlatarak, "Bir danışman Saray'da demiş ki 'Ordu'yu kışladan çıkarmak kolaydır geriye sokmak zordur' demiş. 21 yıldır iktidarda olacaksın. Ordu elinde kamyonuyla kazmasıyla yiğit evlatlarıyla hazır olacak, sen çıkarlarsa darbe yaparlar diye korkacaksın. Yazıklar olsun”

"O deprem konutunun temelinden çatısında kadar kim varsa Allah onlardan razı olsun. Sanki deprem konutunu kendi cebinden yapmış gibi... Sanki yıllarca toplanan vergileri zamanında yapmış da yaptığı evler yıkılmamış gibi... Yıkılanların yerine yapılanları milletin parasıyla devletin parasıyla yapılanları kendi eseriymiş gibi anlatıyor”

"KIZILAY'IN ÇADIR SATTIĞINI GÖRDÜK"

"Öyle acılar yaşadık ki o acı unutulmaz. Depremde evi yıkılmış, elinde cep telefonu, şarjı bitti bitecek... O cep telefonuyla hayata tutunan depremzedenin telefonuna iban attılar. Depremzedelere yardım etmek istiyorsan şu numaraya para yolla diye enkaz altındakilere iban attılar. Soğuk vardı, yağmur vardı, çadır yoktu. Kızılay'ın çadır sattığını gördük.

Bu iktidar depremin öncesinde tüm kaynaklara rağmen hazırlıkları yapmayan, deprem sırasında üç gün boyunca yapmayan, depremden sonra da iyileştirme faaliyetlerini yapmayan bir iktidardır. Ben depremi duyduğu anda grup başkanvekili olarak Adana'nın eski havalimanına çağrı yapan, çünkü o gün Hatay, Kahramanmaraş ve Hatay'ın pistleri tahrip olmuştu, onları illere göre paylaştıran, depremin üzerinden 12 saat geçtikten itibaren bütün bölgeye dağıtan ve ilk akşam da deprem bölgesine gelen, uyumayan, su içmeyen ve 45 gün boyunca deprem bölgesinde kalan bir kardeşinizim. Biz depremden siyaset çıkarmadık. Bugün İBB Başkanı depremden sonra Hatay'daydı. Sayın Mansur Yavaş depremin ertesi günü Kahramanmaraş'taydı ve bütün süreç boyunca oradaydı. Bugün cezaevinde olan Antalya'nın belediye başkanının vekili burada. Eskişehir'in o dönemki belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, deprem sırasında Osmaniye'den sorumluydular. Bunları hiç konuşmadık. Ne zamana kadar? Tayyip Erdoğan çıkıp 'Siz deprem bölgesinde yoktunuz, bir işin ucundan tutmadınız' diyene kadar... Geçtiğimiz günlerde 'Depremden sonra neredeydin?' dedi bana.

"BELKİ ATTIĞIN YALANDAN UTANIRSIN"

Erdoğan, depremden sonra deprem illerine toplam 38 kez gitmiş. Özgür Özel ise grup başkanvekili olarak 26 kez, 23'ü de genel başkan olduktan sonra toplam 49 kez gitmiş, bugün 50'ncidir. Sayın Erdoğan iki kere iki dörttür dese dönüp kontrol edin. Ne zaman bir iddiada bulunsa dönüp kontrol ederim. Devletin bütün imkanlarıyla... Dünyanın en değerli 10 makam aracından ikisi bunda. 13 uçak var, bütün helikopterler emrinde. Jandarma emrinde, polis emrinde. Deprem bölgesine üç senede 38 kere gelen Erdoğan, aha 50'nci kez buradayım, belki attığın yalandan utanırsın. Benim görevim millet adına söylemek, uyarmak... Senin görevin depreme hazırlamak, enkazı kaldırmak, orduyu harekete geçirmekti. Sen bu görevleri yapmadın, şimdi dönmüş yaptığın deprem konutlarıyla övünüyorsun.

"DRON İNİNCE BAKIYORSUN, ÖN TARAFINI BRANDALAMIŞLAR"

Bir yılında sonunda bitecek dediği evlerin yüzde 2,7'si bitmişti. İki yılın bittiği gün buradaydık, bitecek dediği evlerin yüzde 30'u bitmişti. Üç yıl doluyor ve daha bitmedi, konteynerda kalan var. 11 elimizde toplam 270 bin kişi konteynerda kalıyor. Önce şehitliğe kabristana gidip duamı yapacak, sonra o konteynera gidip bütün Türkiye'ye göstereceğim. Özel sıcak salon siyaseti yapmıyor senin gibi, buradayım.

Deprem bölgesi tarihimizin en büyük göçünü verdi. Dron havalanıyor, bakıyorsun evler tamam. Dron inince bakıyorsun, ön tarafını brandalamışlar. Ayrıca depremzede ev sahibi değil kiracıysa onu unuttun, perişan ettin, bu gerçeği de milletten saklayamayacaksın.

Konutların depremzedeye kaça mal olacağını söylemiyorlar. Önüne senet sürüyorlar depremzedenin, boş senede imza attırıyorlar. Afet kanununda afetzededen vergi alınmaz diyor.

Faiz, tüfe, memur maaş artışı dahil hiçbir fiyat farkı alınmayacak dersen bu hafta deprem bölgesine müjde olur. Ama tutar belli değil, faiz belli değil, at imzayı...

"NE YAPTIĞIMIZ AFAD'IN KAYITLARINDA MEVCUT"

Normalde Hatay'da nisan sonu mayısta miting yapacaktım. Biliyorsunuz Erdoğan gitti; branda siyaseti yaptı, olmuş gibi yolları asfaltlatıp, arka sokakları örtüp Hatay'a her şeyiniz halloldu dedi. Hatay'da meydanda büyük bir kalabalığa miting yaptım. Gördük ki sorunlar büyük. Üstüne düşeni yapmayan bu hazımsız yalanı doğru gibi söyleyen, gerçeği çarpıtan... Bize gelip 'Fotoğraf çektirmek dışında ne yaptınız?' dedi.

Faiz, tüfe, memur maaş artışı dahil hiçbir fiyat farkı alınmayacak dersen bu hafta deprem bölgesine müjde olur. Ama tutar belli değil, faiz belli değil, at imzayı...

Normalde Hatay'da nisan sonu mayısta miting yapacaktım. Biliyorsunuz Erdoğan gitti; branda siyaseti yaptı, olmuş gibi yolları asfaltlatıp, arka sokakları örtüp Hatay'a her şeyiniz halloldu dedi. Hatay'da meydanda büyük bir kalabalığa miting yaptım. Gördük ki sorunlar büyük. Üstüne düşeni yapmayan bu hazımsız yalanı doğru gibi söyleyen, gerçeği çarpıtan... Bize gelip 'Fotoğraf çektirmek dışında ne yaptınız?' dedi. Ne yaptığımız AFAD'ın kayıtlarında mevcut.

"KONTEYNERDEKİ ESNAFTAN VERGİ, SGK PRİMİ İSTİYORLAR"

Depreme gelen koşan hangi belediyeden olursa olsun tüm siyasetçileri bir kez daha yürekten tebrik ediyoruz. Bu işin siyaseti olmaz. Bugüne kadar gelip şunu yaptık, bunu yaptık demedik. Ama inkar ediyor adam. Malatya'da bu iş bitene kadar bu gerçekleri konuşacağız. Bakalım Tayyip Bey özür dileyecek mi? Ben diyorum ki kim taş üstüne taş koyduysa Allah razı olsun. CHP'li ve bu bölgede çalışan 28 bin 521 emekçimizin hakkı için diyorum, kul hakkı bu. Onlara bir Allah razı olsun diyecek misin yoksa CHP'li diye yine onları görmezden mi geleceksin?

Teslim edilmeyen konutlar var, teslim edilse de tadilat isteyen, para olmadığı için geçilemeyen konut var. Teslim edilmiş konut ama gidip içine oturmak için eşya almak lazım, bu para yok. Konuta geçersen aidat başlıyor, aidat ödeyecek imkan yok, gelir yok. Doğal gaz, elektrik nasıl ödenecek? Bunun için konutlara geçenlere kişi sabit gelir alabilene kadar suyun, elektriğin doğal gazın ücretsiz verilmesi, destek olunması lazım.

AK Parti konteyner esnafının peşine düşmüş. Biliyorsunuz mücbir sebep, verginin alınmamasına imkan sağlayan bir kanun. O kanunun 30 Kasım'da süresi kaldı ve uzatmadılar. Konteynerdeki esnaftan vergi, SGK primi istiyorlar. Esnaf kredi istiyor, vergi borcun, SGK borcun var diyorlar. Depremde ezilmiş esnafın borcu yoktur. Ondan bu vergiyi isteyenin vicdanı yoktur.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar