Şanlıurfa depremi acı gerçeği ortaya çıkardı
Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem paniğe yol açtı. Deprem bazı yapılarda hasara yol açarken uzmanlar Bozova Fayı’na, kentin eski yapı stokuna dikkat çekti: Acil yapı envanteri çıkarılmalı.
GAZETE PENCERE - Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde dün saat 10.40'ta 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) verilerine göre yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem, Urfa'nın yanı sıra Diyarbakır, Antep, Adıyaman, Malatya, Mardin, Batman ve çevre kentlerde de hissedildi. Depremin ardından yurttaşlar panikle ev ve işyerlerinden çıkarak açık alanlara yöneldi. Bazı ev ve ahırlarda hasar meydana geldi, panik nedeniyle 40 yurttaş sağlık kurumlarına başvurdu. Uzmanlar Bozova Fayı'na ve bölgedeki yapı stokuna dikkat çekerek artçıların yanı sıra heyelan, kaya düşmesi ve Atatürk Barajı gibi ikincil tehlikelere karşı da hazırlık yapılması gerektiğine dikkat çekti.
AFAD'ın ilk açıklamasında olumsuz bir durum bulunmadığı belirtilirken ekipler bölgede saha taraması başlattı.
EVLERDE HASAR OLUŞTU
Urfa'da dün eğitim kurumlarında da bir günlük ara verildi. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, ilk incelemelerde yıkılan bina bulunmadığını, ancak panik nedeniyle yaklaşık 40 kişinin sağlık kuruluşlarına başvurduğunu açıkladı. Hasar ihbarlarının bulunduğu bölgelerde ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Depremin merkez üssüne yakın kırsal Pınarbaşı Mahallesi'nde bazı ev ve ahırlarda hasar meydana geldi. Bazı yapılarda duvarlarda derin çatlaklar ve kısmi çökmeler oluşurken, ekiplerin hasar tespit çalışmaları başlattığı bildirildi. Mahalle sakinleri deprem sırasında büyük panik yaşadıklarını aktarırken bazı evlerin köşelerinde yıkılmalar ve çatlaklar oluştuğunu söyledi.

YAPI STOKU ÇIKARILMALI
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Şanlıurfa İl Temsilcisi Ahmet Melik, BirGün’den Sibel Bahçetepe’ye yaptığı açıklamada depremin kentteki yapı stokunun durumunun yeniden gündeme alınması açısından önemli olduğunu belirtti. Kentte özellikle Bahçelievler ve Yenişehir gibi bölgelerde 40-45 yıl önce inşa edilmiş çok sayıda yapı bulunduğuna dikkat çeken Melik, eski yapılardaki beton ve donatıların ciddi sorun oluşturabileceğini söyledi. Melik, eski yapıların önemli bölümünde günümüz deprem yönetmeliklerinin bulunmadığını vurgulayarak "Çoğu yerde kolon kirişe binmiyor. Kalıp çok kötü, insanlar kendi projesini uydurmuş. Beton artık kendi kendine dökülüyor. Demir zaten 50 yıl öncenin koşullarında, deprem yönetmeliği de yok" dedi. Kentte çoğunlukla beş-altı katlı, bazı bölgelerde ise sekiz kata ulaşan yapıların bulunduğunu aktaran Melik, eski yapıların olası daha büyük bir deprem karşısında risk oluşturabileceğini ifade etti. "Bu deprem bir uyarı olarak değerlendirilmeli" diyen Melik, kentin yapı stokunun kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini vurguladı. Melik, "Acil olarak yapı envanteri çıkarılması gerekiyor. İnsanların deprem sonrasında sığınabileceği güvenli alanlar da yeterli değil"diye konuştu. YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da depremin ardından yaptığı açıklamada kentin afetlere karşı dirençli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Tanal "Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Valilik, bakanlıklar ve tüm kamu kurumları depreme dayanıklı konutlar ve dirençli bir şehir için birlikte çalışmalıdır. Özellikle Şehir Hastanesi karşısında özelleştirme kapsamına alınan DSİ arazisi konusunda uyarıyorum: Yakınından büyük bir sulama kanalı geçen bu alanda, gelecekteki olası bir depremin kanalda çatlaklara yol açması ve bunun su baskını riski doğurması ihtimali önceden bilimsel olarak incelenmelidir. Bu riskler göz ardı edilerek arazi yapılaşmaya açılmamalıdır. Şanlıurfa’nın güvenliği, bugünden alınacak kararlara bağlıdır. Kamu arazisini ve insan hayatını korumak hepimizin sorumluluğudur" dedi.
BOZOVA FAYI’NA DİKKAT
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, deprem sonrasında yaptığı değerlendirmede bölgedeki fay sistemlerine dikkat çekti. Görür, Urfa'nın Doğu Anadolu Fayı ve Bozova Fayı’na yakınlığına işaret ederek bölgedeki enerji birikimine vurgu yaptı. Prof. Dr. Okan Tüysüz ise depremin sığ olması nedeniyle yüzeyde güçlü hissedildiğini, ancak bu büyüklükteki bir depremin genel olarak ağır hasar oluşturmasının beklenmediğini söyledi. Tüysüz, özellikle kötü durumdaki yapılarda hasar oluşabileceğine dikkat çekerek, bu tür yapılara yetkililer tarafından inceleme yapılmadan girilmemesi gerektiğini belirtti. Tüysüz ayrıca Bozova Fayı’nın geçmişte de deprem üretmiş aktif bir fay sistemi olduğunu, ancak bundan hareketle yakın zamanda daha büyük bir deprem olacağı sonucunun çıkarılamayacağını ifade etti. Depremin ardından gündeme gelen bir diğer konu ise Atatürk Barajı ve bölgedeki ikincil tehlikeler oldu. Jeofizik Mühendisi Doç. Dr. Savaş Karabulut, bölgede yalnızca depremin kendisine değil, deprem sonrasında ortaya çıkabilecek tehlikelere de hazırlık yapılması gerektiğini belirterek "Alınmayan önlemlerin sorumlusu almayanlardır" ifadelerini kullandı. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir de depremin sürpriz olmadığını belirterek "Bozova Fayı 2026 yılında güncellenen Türkiye Diri Fay haritasında 55 kilometre uzunluğunda sağ yanal bir doğrultu atımlı diri fay olarak tanımlanmış durumda. Dolayısıyla bu deprem sürpriz değil. Elimizdeki bilgiler Bozova Fayı'nın 7 büyüklüğüne varan deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ve uzun dönemden beri suskun bir fay olduğu biliniyor. Bu deprem Bozova Fayı'nın diri bir fay olduğunu göstermesi bakımından da ayrı bir önem taşıyor. Fayın 7 büyüklüğünde bir deprem üretmesi durumunda Atatürk Barajı'na etkisinin de araştırılması gerekiyor" dedi.
Kaynak:Haber Merkezi