'Şimşek Erdoğan'dan yetki alıyor' demişlerdi: MASAK Yeni Şafak'ı yalanladı
Yeni Şafak, Mehmet Şimşek'i hedef alan bir manşetle çıktı. Erdoğan'ın yetkilerinin istendiği iddia edildi MASAK açıklama yaparak gazetenin haberini yalanladı.
GAZETE PENCERE - Ekonomi yönetiminin başında bulunan Mehmet Şimşek’i sık sık hedef alan Yeni Şafak yine Şimşek’i hedef alan bir manşetle çıktı.
Gazetenin bugünkü manşetine Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in istediği yetkiyitaşıdı
Gazete "Şimşek bu yetkiyi niye istiyor?" manşetiyle çıktı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) haberin hemen ardından açıklama yaptı.
Gazete, hazırlanan kanun taslağının 15. maddesiyle Cumhurbaşkanı’na ait olan "mal varlığı dondurma" yetkisinin fiilen Hazine ve Maliye Bakanı’na verildiğini öne sürdü.
Habere göre, Bakan Şimşek Birleşmiş Milletler (BMGK) kararlarını hemen uygulayacağı için Cumhurbaşkanı'nın bu kararlar üzerinde değerlendirme yapma imkanı kalmayacak.
Haberde başkanlık sisteminde bu yetkinin Cumhurbaşkanı’nda olması gerektiği, bakanlara devrinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddia edildi.
Düzenlemenin, "Cumhurbaşkanı kararları geciktiriyor" gibi bir algı yaratarak makamı hedef aldığı savunuldu.
MASAK JET HIZIYLA YANIT VERDİ
MASAK, söz konusu değişikliğin bir "yetki gaspı" değil, uluslararası bir zorunluluk (FATF 5. Değerlendirme Turu) olduğunu vurguladı:
24 Saat Kuralı: FATF tavsiyeleri, BMGK kararlarının 24 saat içinde uygulanmasını şart koşuyor.
"Cumhurbaşkanı Yurt Dışındayken Gecikme Olabiliyor": MASAK, Cumhurbaşkanı’nın seyahatleri gibi nedenlerle Resmi Gazete sürecinin uzayabildiğini, bu boşlukta finansal sistemin istismar edilmemesi için Bakan’a "en fazla 15 günlük geçici dondurma" yetkisi verildiğini açıkladı.
Nihai Karar Yine Cumhurbaşkanı’nda: Açıklamada, Bakanlığın alacağı kararın geçici olduğu, BMGK kararının iç hukuka kalıcı yansımasında son sözün her halükarda Sayın Cumhurbaşkanı’na ait olduğu belirtildi.
Açıklamanın tamamı şöyle:
"Yeni Şafak gazetesinin bugün manşetten duyurduğu ve Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun koordinasyonunda halen devam etmekte olan FATF (Financial Action Task Force – Mali Eylem Görev Gücü) 5. Değerlendirme Turu sürecinin bir gereği olarak gündeme gelen kanun değişiklikleri ile ilgili haberde bahsedilen hususlarda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması zaruri olmuştur:
Terörizmin finansmanıyla mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanının önlenmesi Bakanlığımızın en önemli öncelikleri arasında yer almaktadır. Bu kapsamdaki tedbirlerden “malvarlığı dondurma” uygulamaları, 6 ve 7 numaralı FATF Tavsiyeleri ile belirlenmiş olup, bu Tavsiyeler ülkelerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından alınan malvarlığı dondurma kararlarını gecikmeksizin, 24 saat içinde uygulamaya koymasını zorunlu tutmaktadır.
Uygulamada Sayın Cumhurbaşkanımızın ülke dışında olması gibi nedenlerle BMGK tarafından alınan malvarlığı dondurma kararlarının Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmesi bu süreden uzun zamanlarda gerçekleşebilmektedir.
Habere konu kanun değişikliği önerileri başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere ilgili kurumlarımızla görüş birliği içinde hazırlanmıştır.
TBMM’nin takdirinin bu yönde gerçekleşmesi halinde yürürlüğe girecek bu değişikliklerle Sayın Cumhurbaşkanımızın yetkisi hiçbir şekilde etkisiz hale getirilmemektedir. Çünkü Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından bahsedilen BMGK Kararlarına istinaden alınacak geçici malvarlığı dondurma kararları her halükarda Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlarla koordinasyon içinde gerçekleştirilecektir.
BMGK Kararının iç hukuka yansıtılmasında nihai karar her halükarda Sayın Cumhurbaşkanımıza aittir. Söz konusu düzenleme ile aciliyet kesp eden durumlarda, Ülkemiz finansal sisteminin ve kuruluşlarının terörizmin ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı amacıyla istismar edilmelerinin önüne geçilmesi amacıyla, geçici olarak ve en önemlisi de Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından konuya ilişkin nihai bir karar verilinceye kadar önleyici tedbir alınmasının önü açılmaktadır Bu sürecin hızlandırılması, ülkemizin uluslararası yükümlülüklerine ve taahhütlerine bağlılığının bir gereği ve göstergesidir."
Kaynak:Haber Merkezi