Sisli Vadi soruşturması: Hakkında 150 yıl istenen bürokrat görevinin başında

Sisli Vadi'de yaşanan sel felaketi sonrası açılan soruşturmada hakkında 150 yıl hapis istenen Kırklareli Valiliği İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu görevine devam ediyor

Sisli Vadi soruşturması: Hakkında 150 yıl istenen bürokrat görevinin başında

GAZETE PENCERE - Kırklareli’nde Sisli Vadi (Foggy Valley) adlı tesiste yaşanan sel felaketinde yakınlarını kaybedenlerin yürüttüğü adalet mücadelesi halen devam ediyor.

T24’ten Tolga Şardan’ın yazısına göre; Kırklareli Valiliği İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu ve kendisine bağlı dört kamu görevlisi hakkında, savcılıkça "bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan daha ağır cezası bulunan “olası kastla ölüme sebebiyet vermek” iddiasıyla soruşturma yürütüldü.

Savcılıkça tamamlanan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu’nun da aralarında olduğu sanıklar hakkında “olası kast ile ölüme sebebiyet verme” iddiasıyla 150 yıla, “kasten yaralama” iddiasından da 8 yıl 6 aya kadar ceza istendi.

150 YIL İSTENİYOR GÖREVİ BAŞINDA

Hakkında “görevi ihmalden kaynaklanan olası kastla ölüme sebebiyet vermek”ten 150 yıl hapis cezasıyla dava açılan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu, halen görevinin başında!

Oysa, olası kastla ölüme sebep olmaktan daha hafif cezayla yargılanan tesisi sahibi Bülent Bayrak halen cezaevinde.

Kuşoğlu’ndan sorumlu olan ve bizzat yaşananları yakından takip eden Kırklareli Valisi Uğur Turan da durumu izliyor.

Mağdur ailelerin avukatları: Kuşoğlu tutuklanmalı

Mağdur aile yakınlarından Yaşa Ailesi’nin avukatları, Kuşoğlu ve beraberindeki sanıkların “tutuklanması” istemiyle mahkemeye başvurdu. Avukatlar, beş sanığın tutuksuz yargılanmasının yasa hükmü ışığında “hayatın olağan akışına aykırı” olduğunu dilekçede vurguladı. Dilekçede, yaşananların hukuk ve ceza yargılaması mevzuatı ile yerleşik içtihatlara aykırı olduğu hatırlatıldı.

Savcılıktan istinaf kararına itiraz

Ancak bu kez de Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı, istinafın kararına 20 Ocak’ta itiraz etti.

Savcılık itirazında şu görüşe yer verdi:

“(…) Dosya kapsamına göre söz konusu bungalov evlerinin tarla vasfı arsa üzerinde eski dere yatağında inşa edildiği, bungalov evlerinin inşası sırasında herhangi bir statik, mühendislik ve yapıların dere yatağında yapılmasına rağmen jeolojik bir destekle izin almaksızın işletmelerde çalışan işçilere taban kod üstünden taş duvar örerek, taş duvar üzerine donatısız ince beton döküp yeterli bağlantı yapılmaksızın basit bir şekilde ahşap olarak yapıldığı,

Olay tarihinde meydana gelen yağışla sel sularının belli bir seviyeye ulaşması üzerine bungalov evlerinin yıkılmasına bağlı olarak gelen sel suları ve sel suları içerisinde bulunan kütüklerin vücutlarına isabet etmesi sonucu maktullerin hayatını kaybettiği, müdahillerin yaralandıkları,

Şüphelilerin söz konusu bungalov evlerini basit bir şekilde dere yatağında yaparak hiçbir önlem almadıkları, daha önce de bungalovların bulunduğu yerleri su basması ve söz konusu yerin dere yatağı olduğu göz önünde bulundurulduğunda sel olayının açıkça ön görülebilir bir durum olduğu, sanıkların hiçbir önlem almayarak söz konusu tesisi işleterek misafir kabul ettikleri,

Bazı tanık beyanları ve dosya kapsamında göre Sisli Vadi işletmesinin bulunduğu yerde 2004, 2007 ve 2014 yıllarında da sel olayları yaşandığını beyan etmeleri, olay günü saat 06:00 civarında ‘kalkın su geliyor’ şeklinde bağrışmalar üzerine tesiste bulunanların sağa sola kaçarak canlarını kurtarmaya çalıştıkları,

İşletme görevlilerinin saat 07:00 civarında işletmeyi terk etmeleri hususunda uyarıda bulundukları, aradan geçen 1 saat içerisinde işletmede konaklayanları sel konusunda uyarmadıkları gibi herhangi bir kurtarma faaliyetine de girişmedikleri hususu göz önünde bulundurulduğunda, sanıkların kasten öldürme ve kasten yaralama tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini ön görmesine rağmen neticenin gerçekleşmesini kabullenerek olayın meydana gelmemesi için herhangi bir çaba göstermedikleri, gerek yapının yapılısı sırasında gerekse sel olayı ile ilgili davranışlarıyla söz konusu neticenin meydana gelmesini adeta kabullenerek herhangi bir önlem almadıkları, (…)”

Başsavcılık, BAM’a gönderdiği itirazında, onanan kararın sanıklar aleyhine bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını talep etti. Başsavcılığın, oluşan gerekçelerle Tekirdağ BAM 1. Ceza Dairesi’nin kararının “usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğunu” vurgulaması dikkati çekti.

VALİLİERİN DOSYALARI AÇIK

Bu gelişmelerin yanında merakla beklenen bir konu başlığı daha var; Kırklareli eski valileri Osman Bilgin ile Birol Ekici hakkında Kırklareli Adliyesi’nde devam eden soruşturma.

Her iki valinin dosyası halen açık. Savcılık soruşturması devam ettiği kaynaklarca ifade ediliyor. Soruşturma sonucuna göre iddianame hazırlanması halinde Bilgin ve Ekici, mevzuat gereğince Yargıtay’da yargılanacaklar.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar