Suriye politikasında u dönüşü
Türkiye’nin 2016 yılında Suriye topraklarına girme gerekçesini, “Zalim Esed’in hükümranlığına son vermek” olarak açıklayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 6 yıl sonra Suriye ile diplomatik temasın kurulması noktasına...
Türkiye’nin 2016 yılında Suriye topraklarına girme gerekçesini, “Zalim Esed’in hükümranlığına son vermek” olarak açıklayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 6 yıl sonra Suriye ile diplomatik temasın kurulması noktasına geldi. Erdoğan, bu durumu da “Siyasette kırgınlık olmaz” diyerek açıkladı.
Erdoğan, Ukrayna'ya yaptığı ziyaret sonrası uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la ilişkilerin geliştirilmesi, Suriye yönetimiyle diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edilmesi konularında da konuşan Erdoğan, “Siyasette dargınlık olmaz. Her an barış içinde olacaksın. Her an görüşebilme imkânı yakalayacaksın” dedi.

Suriye gibi Mısır ile de ilişkileri yeniden kurmaya çalışan Erdoğan, bu ülke ile ilişkilerin şu anda istenilen düzeyde olmamasından yakındı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
DİPLAMASİ KESİP ATILAMAZ
"Suriye ile daha ileri seviyede adımları temin etmemiz gerekiyor. Bu adımları atmak suretiyle, tüm bölgede yani İslam dünyasının bizim komşularımızla olan bu bölgesinde inşallah birçok oyunu biz bozarız.
Şunu bir defa bilmemiz, kabullenmemiz gerekir. Devletlerin arasında hiçbir zaman siyasi diyalog veya diplomasi kesip atılamaz. Her zaman her an bu tür diyaloglar olur, olmalıdır. Hatta bir söz var; ‘İplikle de olsa bağı koparmayın, o bağ devam etsin. Gün olur lazım olur.’ Diplomasiyi tamamen devre dışı bırakamazsınız. Diplomasiye ne denli ihtiyacımız olduğunu bütün dünya gördü. Biz her zaman çözümün parçası olduk. Suriye sorununu çözmekle ilgili elimizi taşın altına biz koyduk. Hedefimiz, bölgesel barış oldu, ülkemizi bu krizin ağır tehditlerinden risklerinden korumak oldu.”
ESED’İ YENMEK, YENMEMEK GİBİ DERDİĞİMİZ YOK
Erdoğan, Şam yönetimiyle görüşmelere dair gelen sorulara, Rusya’nın da işbirliğiyle Suriye’nin kuzeyinde Halk Savunma Birlikleri’nde (YPG) yönelik operasyon düzenlenebileceğini; Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu söyledi ve “Bizim Esed’i yenmek, yenmemek gibi bir derdimiz yok ki. Bizim şu anda Suriye’de attığımız bütün adımlarla, özellikle Suriye’nin kuzeyinde Fırat’ın doğusu ve batısından Akdeniz’e kadar olan o bölgede Ruslarla yürüttüğümüz çalışmalarda terörle bir mücadele vardı” dedi.

Erdoğan, bu sözlerinin ardından Rusya’nın Şam yönetimiyle yakın ilişkisini hatırlattı, YPG’nin kontrolündeki bölgelerden çıkarılan kaynağın da Şam yönetimi tarafından satın alındığını ifade etti:
SÜRECİ FAZLA UZATMAYALIM
“Biz istiyoruz ki buradaki süreci daha fazla uzatmayalım. Bizim Suriye’nin topraklarında gözümüz yok. Onların topraklarının bütünlüğü bizim için önem arz ediyor. Rejim bunun idraki içinde olmalı. Rusya rejimle bir dayanışma içinde. Kendileriyle bu yaptığım ziyarette bu konuları da görüştük. ‘Bunu artık bir yere oturtmamız lazım’ dedim. Rusya ile öyle bir dayanışma yapalım ki Suriye’de, özellikle Suriye’nin kuzeyinde, doğusu batısı fark etmez, buralarda terörle bir mücadele gerçekleştirelim.”
“ZALİM ESED”
Erdoğan'ın Suriye ile diplomatik temas kurulmasına ilişkin açıklamasından sonra 2016 yılında, Türkiye'nin Suriye'ye girmesine ilişkin yaptığı, "Zalim Esed'in hükümranlığına son vermek için biz oraya girdik" açıklaması gündem oldu.
2016 yılında ‘Parlamentolararası Kudüs Platformu: Kudüs ve Sürecin Problemleri Sempozyumu’nda konuşan Erdoğan, "“Bizim Suriye’nin topraklarında gözümüz yok. Mesele toprağın gerçek sahipleri topraklarına sahip olsunlar, bunu sağlamak için. Yani orada bir adaletin tesisi için varız. Devlet terörü estiren zalim Esed’in hükümranlığına son vermek için biz oraya girdik, başka bir şey için değil" ifadelerini kullanmıştı.