TBB'den CHP'ye ziyaret: Mutlak butlan kararı çok partili demokrasinin sonu demek

Mutlak butlan kararının ardından CHP'yi ziyaret eden TBB Başkanı Erinç Sağkan, "Artık yargı eliyle başkalarının belirleyebileceğine ilişkin bir algıyı ortaya koymak istiyorlar. Bu aslında çok partili demokrasinin sonu demektir" dedi.

TBB'den CHP'ye ziyaret: Mutlak butlan kararı çok partili demokrasinin sonu demek

ANKARA - CHP'nin 38. Olağan Kurultay ile ilgili davada, 21 Mayıs günü kararını açıklayan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) kararı verdi.

Mahkeme, Genel Başkan Özgür Özel'i görevden alıp, önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu göreve getirdi.

Kararı tanımayan CHP yönetimi, parti genel merkezini terk etmeyeceğini açıklamıştı. Yaşananlara tepki gösteren siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri, destek ziyaretlerini sürdürüyor.

CHP Parti Meclisi toplantısına ara verildiği sırada Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gazetecilere açıklama yaptı.

ozgur-ozel-erinc-sagkan

İlk konuşmayı yapan Özgür Özel, "Parti Meclisi toplantımız devam edecek ancak önce Türk Tabipleri Birliği dayanışma ziyaretinde bulundu. Ardından da Erinç Sağkan ve TBB'nin değerli yöneticileri ziyarette bulundular. Bu hukuksuz süreç başladığı andan itibaren 60'ın üzerinde baronun bir ortak açıklamada birleşmeleri ve TBB'nin yaptığı değerlendirmeler çok kıymetliydi. Ankara'ya döner dönmez de bu ziyareti gerçekleştirmeleri çok anlamlı. Sağkan'ın şahsında TBB ve bağlı baroları, savunma mesleği yapan çok değerli avukatları saygıyla selamlıyorum" dedi.

TBB Başkanı Erinç Sağkan ise "Bu dayanışma ziyaretini çok önemsiyorum çünkü Türkiye maalesef hukuk devleti ilkesinden hızla uzaklaşılan bir süreci yaşıyor. Türkiye, hukukun üstünlüğü ilkesinin tamamen üstünlerin hukukuna dönüştüğü bir iklimin içerisine hızla sürükleniyor" diye konuştu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını hatırlatan Sağkan, şunları söyledi:

"Aslında çok uzun zamandır özellik Anayasa Mahkeme kararlarının, Can Atalay ve Tayfun Kahraman lehinde verilen kararların uygulanmaması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala kararlarının uygulanmaması, Türkiye'yi hukuk devleti çizgisinden uzaklaştırmakla birlikte özellikle İstanbul'da belediye başkanlarına yönelik operasyonlar, seçme ve seçilme hakkını ihlal eden yargısal uygulamalar, soruşturma süreçlerindeki ağır hak ihlalleri gibi çok olumsuz bir tablonun içerisindeyiz.

Bu olumsuz tablo maalesef yargı eliyle siyasetin dizayn edilme çabasını tüm Türkiye'ye göstermektedir. Kamuoyunda hukuka olan güveni tamamen yok etmektedir. Bizler temel hak ve özgürlüklerimizin korunması konusunda yargıya güvenmek durumundayken, maalesef yargının bu hak ve özgürlükleri sınırlandırdığı bir iklimin içerisinde yaşıyoruz.

Şimdi buna Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu olan CHP'ye yargı eliyle müdahale süreci eklendi. Bu süreç, bizim hukuksal tartışmalarla değerlendirebileceğimiz bir süreç değil. Seçim hukukun uygulanması, seçim kurullarının denetleme ve gözetleme kurulları olarak yaptığı kurultaylarla ilgili olarak asliye mahkemelerinin görevli olması vesaire gibi tartışmaların çok daha ötesinde bir soruna dikkat çekmek istiyorum.

Bu partilerin seçilmiş delegelerinin kendi oylarıyla belirledikleri genel başkanlarını artık yargı eliyle başkalarının belirleyebileceğine ilişkin bir algıyı ortaya koymak istiyorlar. Bu aslında çok partili demokrasinin sonu demektir. Bu, demokratik sistemin dibine dinamit koymakla eş değer bir süreçtir. Buna demokrasiye inanan herkesin ama herkesin hangi görüşten olursa olsun karşı çıkması en temel sorumluluğudur. Biz o sorumluluğumuzu yerine getirmek üzere buradaydık. Biz bu ülkenin evlatlarıyız ve bu ülke sahipsiz değil."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar