Trafik ışığından ABB'ye soruşturma gelir mi?
CHP’li belediyelerin aleyhine şikayet konusu yapılan kent lokantası, kreş gibi hizmetlerin ardından Ankara'da 'ay-yıldız'lı trafik lambası kullanımıyla ilgili de şikayetçi olunduğu ortaya çıktı.
ANKARA - CHP'li belediyelere yönelik adli operasyonların yanı sıra kent lokantası, metro ve kreş gibi hizmetlerde aksaklıklar olduğu iddiasıyla iktidarca tartışma yaratılmaya çalışılmasının ardından Ankara’da sürpriz bir şikayet konusu daha ortaya çıktı.
Mansur Yavaş’ın 2019'da yönetmeye başladığı Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) hakkında metro istasyonlarındaki merdivenlere sabotajlarda bulunulması gibi örneklerle iktidar yanlılarınca hizmetlerde sorunlar olduğu öne sürülüyordu. ABB’nin faaliyetleriyle ilgili de olumsuzluklar arayışıyla Yavaş’ı hedef alacak şekilde soruşturma dosyaları oluşturulması çabası da söz konusu.
Bugün de ABB aleyhine “konser davası” ikinci duruşmasıyla devam edecek. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ABB'nin 2021-2024 yılları arasında düzenlediği 130 konser ve etkinlikle ilgili 2024 yılı sonunda açtığı soruşturma sonucunda hazırladığı iddianamesine dayalı dava gündemde.
Bugünkü dava öncesinde Yeni Şafak, Sabah gibi iktidar medyası organlarınca davayla Yavaş’ı ilişkilendirme amaçlı içerikler yayınlanması dikkat çekerken, Yavaş hakkında İçişleri Bakanlığı’nın izin verdiği iki ayrı soruşturma olduğu açıklandı.
Şimdi de Ankara kulislerinde; Mansur Yavaş’ın “sorumlu Başkan” diye suçlandığı bir başka hizmet şikayeti olduğu ortaya çıktı.
ŞİKAYETİN KONUSU
Gazete Pencere’nin edindiği bilgiye göre, ABB Başkanı Yavaş’a yönelik “2893 sayılı Türk Bayrağı Kanunu’na aykırı davranmak, kanunu çiğnemek” şikayette bulunuldu. İktidar yanlılarınca “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açılmalı” talebiyle Yavaş aleyhine Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) şikayet başvurusu yapıldığı ortaya çıktı.
Yavaş, Anıttepe semtinde Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi mekanı Anıtkabir çevresindeki trafik lambalarında “kırmızı, sarı ve yeşil ışıklandırma” dışında “ay-yıldızlı ışıklandırma” yapması nedeniyle şikayet edildi.
CİMER’e yapılan şikayet başvurusunda, Yavaş’ın Ankara’da Anıtkabir bölgesinde “ay-yıldızlı ışık” ilave ettiği trafik lambalarıyla “2893 sayılı Türk Bayrağı Kanunu’nun ihlal edildiği ve bayrak ölçüleri dışında ay-yıldız kullanımıyla kanunu çiğnemekten soruşturulması gerektiği” iddia edildi.
CİMER ise bu trafik lambası şikayetiyle ilgili ABB’den savunma yanıtı talep ederek, şikayetle ilgili ABB’yle yazışma da yürüttü. Ancak şimdilik bu şikayet sonuçsuz kaldı.
'MANSUR YAVAŞ'I GÜLÜMSETEN ŞİKAYET...'
ABB kaynaklarınca CİMER’e belediye faaliyetleri aleyhine yapılan şikayetler bakımından bu trafik lambası şikayeti ise “Mansur Yavaş’ı gülümseten yegane şikayet konusu ay-yıldızlı lambalarımız oldu” sözleriyle yorumlandı. Kaynaklar, ABB’nin Ankara halkınca ve Anıtkabir’i ziyarete gelen yurttaşlarca büyük bir beğeniyle karşılanan ay-yıldızlı trafik lambalarıyla ilgili herhangi bir geri adım atılmayacağını da vurguladı.
Mansur Yavaş da hakkında şikayetlere ilişkin son açıklamalarından birisinde, "Ankara'da operasyon yapılacaksa kime yapılacağı bellidir. Benim hiçbir korumam yoktur. Yaklaşık 7 yıldır belediye başkanlığı yapıyorum. Önüne gelen herkes, yüzlerce defa hakkımızda şikâyet dilekçesi vermiştir. Bunların hepsi zaman zaman İçişleri Bakanlığı'na iletilmiş, müfettişler gelmiş, soruşturulmuş ve büyük bir oranda ya takipsizlik kararı ya da soruşturmaya gerek olmadığı kararı verilmiştir. Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz" demişti.
ABB KONSER DAVASI’NIN ŞİKAYETÇİLERİ İSE GÖKÇEK AİLESİ
ABB aleyhine Konser Davası meselesi, eski Belediye Başkanı Melih Gökçek'in oğlu Osman Gökçek'in şikâyeti üzerine İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri incelemesiyle tetiklendi. Sonuçta 32 konserde usulsüzlük ve piyasa rayiçlerinin üzerinde ödemeler tespit edildiği belirtilerek toplam 154 milyonluk kamu zararı hesaplandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması, “görevi kötüye kullanma” ve “nitelikli zimmet” suçlamalarına dönüştürüldü.
Sonuçta 8 Ekim 2025'te hazırlanan 59 sayfalık iddianameyi Ekim 2025'te Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kabul etti. İddianamede, belediye bürokratları ve organizasyon şirketleri dahil 14 sanık hakkında 7 yıl 6 aydan 31 yıl 6 aya kadar farklı hapis cezaları isteniyor.
Davanın ilk duruşması 6 Ocak 2026'da görüldü. Mahkeme’nin 8 Ocak'ta 5 tutuklu sanığı yurtdışı çıkış yasağıyla serbest bırakması üzerine savcılık itirazıyla 15 Ocak'ta 3 kişi hakkında yeniden tutuklama kararı çıktı.
Kaynak:Yıldız Yazıcıoğlu
