Berlinale'de 'Mükemmel Günler' başladı: Filistin temalı içeriklere "ayıklama"

Berlin Film Festivali’nin jüri başkanı Wim Wenders, Almanya’nın İsrail’e desteğine dair soruyu “Siyasetin dışında kalmalıyız” diye yanıtladı. Wenders, filmlerin dünyayı değiştirebileceğini ancak sinemacıların siyasetin dışında kalması gerektiğini söyledi

Berlinale'de 'Mükemmel Günler' başladı: Filistin temalı içeriklere "ayıklama"

GAZETE PENCERE - Avrupa’nın en önemli film festivallerinden Berlin Film Festivali, "politik temizlik" ve sansür tartışmalarının gölgesinde açıldı.

"Mükemmel Günler" filmi ile bilinen festivalin jüri başkanı Wim Wenders, basın toplantısında Gazze ile ilgili sorulara verdiği "Siyasetçilerin değil, insanların hikâyesini yapmalıyız" yanıtı ile eleştiri oklarının hedefi oldu.

Filmlerin siyaset alanında değişim yaratıp yaratamayacağı sorulduğunda Alman yönetmen “Filmler dünyayı değiştirebilir” dedi, ancak bunun ‘siyasi bir yolla’ olmayacağının altını çizdi.

Wenders soruyu şöyle yanıtladı:

“Hiçbir film bir siyasetçinin fikrini gerçekten değiştirmedi. Ama insanların hayatlarını nasıl sürdürmesi gerektiğine dair fikirlerini değiştirebiliriz. Bu gezegende kendi hayatını yaşamak isteyenlerle farklı düşünen hükümetler arasında büyük bir uyuşmazlık var. Bence filmler tam da bu uyuşmazlığa bakıyor.”

ALMANYA’NIN İSRAİL’E DESTEĞİ

Jüriye daha sonra Gazze’deki savaş ve festivalin büyük bölümünü finanse eden Alman hükümetinin İsrail’e desteği soruldu.

Wenders, siyasetin dışında kalmak gerektiğini savunarak, “Sinemacılar olarak bizler siyasetin dışında kalmalıyız; çünkü bilinçli bir şekilde siyasi filmler yaparsak, siyasetin alanına girmiş oluruz. Oysa biz siyasetin karşı ağırlığıyız, tersiyiz. Siyasetçilerin işini değil, insana dair olanı yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

80 yaşındaki Alman yönetmen, kariyeri boyunca ‘Paris, Texas‘, ‘Berlin Üzerindeki Gökyüzü’, ‘Perfect Days’ gibi önemli birçok filme imza attı.

FİLİSTİNLİ YÖNETMENLER ANA YARIŞMADAN UZAK TUTULDU

Festivalin bu yılki seçkisinde Filistinli sanatçıların ve Gazze’deki yıkımı konu alan filmlerin ana yarışmadan uzak tutularak yan bölümlere (Forum ve Panorama) hapsedilmesi, sinema çevrelerinde "kurumsal sansür" tartışmalarını alevlendirdi.

Film Workers for Palestine" (Filistin İçin Sinema Emekçileri) ile Filistin İçin İsrail'e Akademik ve Kültürel Boykot Girişimi (PACBI), Berlinale'nin Alman hükümetinin İsrail yanlısı politikalarına boyun eğdiğini savunarak boykot çağrısında bulunmuştu.

Filistin konulu filmlerin ana yarışma (Altın Ayı için yarışan bölüm) dışına itilmesi üzerine birçok yönetmen boykot kararına destek vermişti.

EMİN ALPER ÇAĞRILARA SESSİZ KALDI

Filistinli sinemacıların boykot çağrısına Türkiye'deki sinemacılar sessiz kalmayı tercih etti. Festivalin ana yarışma seçkisinde İlker Çatak “Sarı Zarflar”, Emin Alper ise “Kurtuluş” filmiyle Altın Ayı için yarışacak.

Kendisine yönelik eleştiriler karşısında sessizliğini koruyan Emin Alper, 2025 yılında İsrail ordusuyla bağlantılı şirketlere yatırım yapan Sequoia Capital'den 100 milyon dolarlık yatırım alan MUBI'nin bu desteği kabul etmesini kınayan ortak bildiriye imza atmıştı.

Festivalin farklı bölümlerinde ise Türkiye’den üç yönetmenin filmi daha yer alıyor. Dalya Keleş’in “Yerçekimi” filmi Generation Kplus’ta, Banu Sıvacı’nın “Hear the Yellow”u Forum’da, Burak Çevik’in “İki Laborantın Yorgun Saatleri” filmi ise Forum Expanded bölümünde gösterilecek.

İlgili Haberler

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar