Mohsen Namjoo ülkesine dönme kararı aldı
Hakkında hapis cezası bulunan İranlı sanatçı Mohsen Namjoo, 20 yılın ardından ülkesine dönme kararı aldı. Bir video yayınlayan Namjo, Pehlevi yanlılarını sert bir dille eleştirdi.
GAZETE PENCERE - Hakkında verilen mahkumiyet kararı sebebiyle fiilen sürgünde bulunan ve İran'a dönemeyen Mohsen Namjoo, 20 yılın ardından ülkesine döndü. 2009 yılından İran'da 5 yıl hapis cezası alan ve bir süredir Kanada'da yaşayan sanatçı Mohsen Namjoo, ülkesine dönmeden önce açıklamalarda bulundu ve Pehlevi yanlılarının sert bir şekilde eleştirdi.
'İSRAİL'İN KIŞKIRTMASIYLA BİR BATAKLIĞA SAPLANDIĞINI GÖRMÜYORSUNUZ'
Dış müdahaleyi "akrep zehrinin panzehiri, yılan zehri içmek değildir!" ifadeleriyle tanımlayan Namjoo, "Ey Şahseverler, meşrutiyetçiler, saltanatçılar... Sizi tüm varlığımla anlamak istiyorum, bana yardım edin. Zihninizde ne dönüyor ki Trump’ınızın, İsrail’in kışkırtmasıyla bir bataklığa saplandığını ve çıkışı olmadığını görmüyorsunuz?" dedi.
Şah yanlılarını eleştiren Namjo’nun söylediklerinden öne çıkanlar şu şekilde: “Eğer savaşı eleştiriyorsan, kesinlikle Ocak ayı katliamlarını (protestoda öldürülenleri) onaylıyorsun demektir!
Eğer bizim 'şehzade' liderimizi beğenmiyorsan, şüphesiz molla rejiminin ajansın! Eğer bugünlerde yerle bir olmuş Tahran fotoğraflarını görüp kahroluyorsan, o halde İslamcı diktatörün kalıcılığını istiyorsun! Bu siyah-beyaz bakış açınızı bu kez aşağılamayacağım. Aksine, gücüm yettiğince sizi anlamaya çalışacağım.
Sahi, sizin zihniniz nasıl çalışıyor? Bir insan, daha bir yıl önce İsfahan’dan Toronto’ya gelmişken, Çehel Sütun Sarayı’nın yıkılma ihtimalini gördüğünde nasıl olur da kılı bile kıpırdamaz?"
TÜRKİYE TURNELERİ İPTAL EDİLMİŞTİ
Namjoo’nın geçtiğimiz yıllarda Türkiye’deki bazı konserleri iptal edilmişti.
Sanatçının 2025 ve 2026 yılındaki Türkiye turnesi ile 2022 yılındaki İstanbul konseri de iptal edilmişti.
'HALKINIZIN YOK EDİLMESİ GURURUNUZA DOKUNMUYOR MU?'
Bir faşistin, başka bir faşisti devirmesi bahanesiyle halkınızın, akrabalarınızın, dostlarınızın, anılarınızın, vatanınızın ve o vatanın içindeki her şeyin aşağılanıp yok edilmesi gururunuza dokunmuyor mu?
Nasıl olur da hem Ocak ayında öldürülen İranlıları kendinizden sayıp sahiplenirken, Minab’da can verenleri görmezden gelirsiniz? Nasıl olur da sokağa çağrı yapıp sonra sorumluluk almayan birine biat edersiniz? Ey Şahseverler, meşrutiyetçiler, saltanatçılar... Sizi tüm varlığımla anlamak istiyorum, bana yardım edin. Zihninizde ne dönüyor ki Trump’ınızın, İsrail’in kışkırtmasıyla bir bataklığa saplandığını ve çıkışı olmadığını görmüyorsunuz? Vurulan o yerler vatanındır, toprağındır, İran’ındır! Aşık olduğun sokaktır, mezun olduğun üniversitedir, atalarının onurunu koruyan mevzilerdir! Altyapılar, ormanlar, yollar, tesisler, rafineriler...
O füze rampasının başındaki gence, o fidan gibi delikanlıya bakıp 'Ölürse ölsün, cehenneme kadar yolu var' diyebilen zihninizde ne dönüyor? Şu basit, apaydınlık gerçeği nasıl anlamazsınız: O genç delikanlı, ne yaparsa yapsın, kimden emir alırsa alsın; kalbi İran için sizinkinden daha hızlı atıyor!"
Kaynak:Haber Merkezi