Salman Rushdie’den “Don Kişot”a günümüz yorumu: “Kişot” raflarda
Salman Rushdie’nin Cervantes’e selam duran romanı “Kişot” Can Yayınları etiketiyle okurla buluştu. Kimlik, göç, aşk ve hikâye anlatmanın gücü etrafında kurulan roman, bir yandan uzun yol hikâyesi anlatıyor bir yandan da “anlatı nedir?” sorusunu kurcalıyor
GAZETE PENCERE - Salman Rushdie bu kez Cervantes’in gölgesinden yürüyerek günümüze geliyor. “Kişot”, Don Kişot’un ruhunu bugünün dünyasına taşıyan, katman katman açılan bir roman. Can Yayınları’ndan çıkan kitap, hem çağdaş bir yol hikâyesi gibi ilerliyor hem de romanın kendisini roman yapan şeye, yani anlatının gücüne göz kırpıyor.
Rushdie’nin kurduğu dünyada klasik bir “kahraman” beklemeyin. Televizyonda izlediği bir sunucuya saplantılı bir aşkla bağlanan Kişot var. Bir de onun yanında, bir anda arabada beliriveren Sanço… Üstelik hikâye sadece onların yolculuğundan ibaret değil: Kendi yaşamıyla Kişot’un öyküsünü üst üste bindiren bir yazar, konuşan bir tabanca, hatta Hans Christian Andersen’in konuşan heykeli bile var.
Roman bir noktadan sonra “yolda olmak”la “hikâye anlatmak” arasındaki çizgiyi iyice silikleştiriyor. Rushdie, hem günümüz dünyasının kimlik ve göç meselelerine dokunuyor hem de okuru oyunlu bir anlatının içine çekiyor.

SALMAN RUSHDİE KİMDİR?
Çağdaş edebiyatın en güçlü kalemlerinden Salman Rushdie, 13 romanın yanı sıra öykü ve kurmaca dışı eserleriyle de biliniyor. En çok ses getiren romanlarından “Geceyarısı Çocukları” 1981’de Booker Ödülü’nü kazanmış, ilerleyen yıllarda Booker’ın özel ödüllerine de değer görülmüştü. Rushdie, edebiyata katkıları nedeniyle 2007 yılında “Şövalye” unvanı aldı.
Kaynak:Haber Merkezi