Halk TV'de bir ayrılık daha: Remziye Demirkol istifa etti

Halk TV'de son dönemde yaşanan istifalara bir yenisi daha eklendi. Remziye Demirkol kanaldan ayrıldığını açıkladı.

Halk TV'de bir ayrılık daha: Remziye Demirkol istifa etti

GAZETE PENCERE - Halk TV sunucusu Remziye Demirkol istifa ettiğini duyurdu.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Remziye Demirkol, "Yayını kapatırken Pazartesi günü görüşürüz demiştim ne yazık ki bu sözü tutamayacağım, buradan vedamı etmiş olayım, istifamı verdim bu sabah itibariyle… Halk TV’de çalışan tüm arkadaşlarıma emekleri ve dostlukları için teşekkür ediyorum ve tabii sizlere de…" ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU?

Seda Selek, 30 Nisan'da Halk TV'den ayrıldığını açıklamıştı.

Selek'in istifasının ardından yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle baskı gördüğünü belirten Sorel Dağıstanlı, 8 Mayıs'ta "5 yıldır görev yaptığım Halk TV’den ayrılmış bulunmaktayım. Nedeni, bir süre önce arkadaşım Seda Selek'in ayrılığı ile ilgili yaptığım sosyal medya paylaşımı" açıklamasıyla istifasını duyurmuştu.

9 Mayıs'ta Buket Güler Ozan, 10 Mayıs'ta da Gözde Şeker, Halk TV'den istifa etmişti.

CAFER MAHİROĞLU:MAAŞLI TROLLER GÖREVİNİ YAPIYOR

9 Mayıs Cumartesi akşamı yazılı açıklama yapan Halk TV'nin sahibi Cafer Mahiroğlu, "Halk TV’nin muhaliflerin izlediği tek haber kanalı olması, doğal olarak birçok sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Bu durumun getirilerini nasıl sahipleniyorsak, götürülerini de sahiplenmek benim sorumluluğumdadır" dedi.

Kanalda yayınlara katılamayan kişilerin Halk TV'ye saldırdığını savunan Mahiroğlu, "Öncelikle dışarıdan yazanlara birkaç şey söylemek istiyorum: Kendilerini muhalif kesime tanıtmak ve önemli hissetmek isteyenler, editoryal. nedenlerle Halk TV’ye çıkamayınca doğal olarak bize saldırıyorlar. Ekranda yer bulamadıkları ve şöhret peşinde koştukları için bu kampanyaya katılmalarını anlıyorum. Muhalif gazeteci görünümlü maaşlı troller de görevlerini yapıyorlar çünkü aldıkları paranın hakkını veriyorlar. En çok da anları anlıyorum" ifadelerini kullandı.

"ORGANİZE SALDIRI TESADÜF DEĞİL"

"Yola çıkarken nasıl bir yükün altına girdiğimin, nelerle karşılaşabileceğimin ve ne tür saldırılara maruz kalabileceğimin farkındaydım. Bunun nasıl bir mücadele olacağını da biliyordum" diyen Mahiroğlu, "Bu dönemde bana yönelik bir anda düğmeye basılmışçasına başlayan organize saldırının tesadüf olmadığını da biliyorum" şeklinde konuştu.

"EMEK SÖMÜRÜSÜ İDDİASI GERÇEĞİ YANSITMIYOR"

Düşük maaş eleştirilerini reddeden Cafer Mahiroğlu, şöyle devam etti.

"Üzücü olan bu operasyona arkadaşlarımızın da katılması. Neyin içinde olduklarını bildiklerine emin değilim ama emek sömürüsü konusunda söyleyeceklerim var… İddialar gerçeği yansıtmıyor, zaten niyet de gerçekleri konuşmak değil anladığım kadarıyla. Madem burada konuşuldu söyleyeyim: Ayrılan arkadaşlar geleceğimize hizmet eden bir bilim insanının, hayat kurtaran bir doktorun, çocuklarımızı yetiştiren profesörlerin aldığı maaşı alıyorlardı.

Dünden beri devam eden saldırı ne ilk ne de son olacak ama ne olursa olsun Halk TV, halkın gerçek haberlere ulaşması için mücadeleye aynı kararlılıkla devam edecek. Üstlendiğim tarihi misyonu 3-5 troll ve şöhret sevdalısı için terk edeceğimi sananlar yanılıyorlar."

TGS: İTİRAZINIZI GERİ ÇEKİN MASAYA OTURUN

Türkiye Gazeteciler Sendikası'ndan (TGS) 9 Mayıs'ta yapılan açıklamada, gazetecilerin ekonomik ve sosyal hakları için yürütülen mücadelenin sürdüğünü belirtildi.

Açıklamada, "Yayın baskısına ve basın özgürlüğü ihlallerine direnen gazeteciler, ekonomik ve sosyal hakları için de mücadele ediyorlar. Kamuoyuna gerçeği anlatma çabası, kira, faturalar ve çocuklarının geleceğiyle ilgili endişelerle yarışıyor" ifadeleri kullanıldı.

Makul ücret artışı, adil çalışma düzeni ve Basın İş Kanunu'ndan çalışma taleplerinin her seferinde reddedildiği aktarılan açıklamada, "Bireysel müzakerelerle elde edemediğimiz hakları sendika çatısı altında toplu olarak talep ettiğimizde ise yanıt genellikle aynı oluyor. Sendikayla masaya oturmak istemeyen işverenler, otorite itirazları ve sendikasızlaştırma uygulamalarıyla mücadeleyi sekteye uğratmaya çalışıyorlar" denildi.

TGS'nin 2021 yılında Halk TV'de çoğunluğu sağlamasına karşın Cafer Mahiroğlu'nun itirazlarıyla sürecin uzatıldığını aktarılan açıklamada "İşverenin davayı uzatma yönündeki kasıtlı çabaları nedeniyle, yetkilendirme dosyamız bir sonuca ulaşamıyor. Gelin, bu adaletsizliğe son verin, yetkilendirme itirazınızı geri çekin ve sendikamızla masaya oturun" ifadelerine yer verildi.

BASIN-İŞ: HALK TV İŞÇİ CEHENNEMİNE DÖNÜŞTÜ

DİSK Basın-İş sendikası da 9 Mayıs'taki açıklamasında hem işverene hem de yayınlara katılan konuklara seslendi.

Halk TV'da çalışma şartları her gün daha da ağırlaştığı belirtilen açıklamada, "Ekran önündeki sunucusundan rejideki teknik ekibe, mutfaktaki aşçısından servis şoförüne kadar tüm çalışanlar; ya tazminatsız işten çıkarılmak için mobbing ile istifaya zorlanıyor ya da hiçbir gerekçe gösterilmeksizin kapı önüne konuluyor. Halk TV, dışarıdan 'demokrasi ve adalet' vaat eden ancak içeride işçi cehennemine dönüşen bir yapı haline gelmiştir" denildi.

Cafer Mahiroğlu'na, taleplerini ileten çalışanları işsizlikle tehdit etme suçlamasının yöneltildiği açıklamada, "Kanalın patronu Cafer Mahiroğlu, arkasına aldığı muhalif kamuoyu desteğine güvenerek eşine az rastlanır bir pervasızlık ve işçi düşmanlığı sergilemektedir. Bu patron; itiraz eden her emekçiye 'Kapı orada, nasıl olsa sizi çalıştıracak başka yer yok, dönüp dolaşıp buraya geleceksiniz' diyecek kadar cüretkâr, işçinin kıdem tazminatı birikmesin diye kadroları sürekli farklı şirketlere aktaracak kadar hesapçıdır. Türkiye medya tarihinin gördüğü bu en karanlık çalışma düzenine karşı ses çıkarma vakti gelmiştir. Gazetecilerin sırtına basarak yükselen, onlara hak etmedikleri bir 'itibar' sağlayan bu düzene sessiz kalmak, suça ortak olmaktır" ifadelerini kullanıldı.

Halk TV yayınlarına konuk olanlara, "Halk TV ekranlarına çıkarak bu sömürü düzenine meşruiyet kazandırmayın! Pervasız patron Cafer Mahiroğlu’na prim vermeyin, Halk TV ekranına çıkmayın" çağrısı yapılan açıklamada, çalışanların talepleri şu şekilde sıralandı:

  • Tüm çalışanlara 212 Sayılı Basın İş Kanunu’na tabi çalışma hakkı derhal verilmelidir. Basın kartı ve yıpranma payı gibi yasal hakların gaspına son verilmelidir.
  • Açlık sınırı altındaki maaşlar, insanca yaşam standartlarına çekilmeli; ödenmeyen kıdem tazminatları ve fazla mesai ücretleri derhal yatırılmalıdır.
  • Geri alınan servis hakkı iade edilmeli, sağlıksız yemek dayatması yerine yemek kartı uygulamasına geçilmelidir.
  • Reji ekibinin 6 saati aşan molasız mesaileri sonlandırılmalı, iptal edilen özel sağlık sigortaları yeniden başlatılmalıdır.
  • Sendikalaşma hakkı üzerindeki baskılar durdurulmalı, işçilerin temsilcileriyle masaya oturulmalıdır.
  • Dayanışma gösterdiği için işten atılan veya mobbing ile uzaklaştırılan tüm çalışanların hakları istisnasız teslim edilmelidir.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar