Kerem Kırçuval

Kerem Kırçuval

On iki kızgın adam yahut seçimlerden çıkarılacak 12 ders

Memleketimiz mayıs ayını seçimle geçirdi. Ahali ilk turda kimseye inanmadı ‘bir tur daha yapalım’ dedi, Meclis’i seçmesine rağmen. Ayın sonunda reyini kullandı, “Ben böyle istiyorum” dedi.

Milli irade. Saygıda kusur yok. İtirazlar edildi, bir türlü kurumayan ıslak imzalı tutanaklar kontrol edildi, yurt dışından gelen, yurt dışından yerleşen reyler sayıldı. Sonuç değişmedi.

O zaman koca mayıs ayını seçimler geçiren Türkiye’nin çıkaracağı, seçmenin “Peki neden sonuç böyle çıktı?” sorusuna da yanıt veren dersler çıkarması gerekmiyor mu?

Gerekiyor.

Ders Bir: Sayın muhalefetin kadrosu, genel başkan yardımcılarından, il, ilçe gençlik kolları başkanlarına, partilerinin çaycısına kadar herkes aynı hataya düştü. Rüzgârın bora gibi estiği düşünüldü, seçim gününe sahip çıkılmadı. Üstelik bu, ilk tur sonrası Meclis çoğunluğu kaybedilince bile yapılmadı.

Ders İki: Altılı Masa toplantılarının çok ve uzun olması, ahaliye “Siz hepiniz bu masadasınız. Hiç eksiğiniz yok, sizin yeriniz burası” fikrini sağlam yerleştirmekti. Olmadı. Bir süre sonra masanın verdiği görüntü, bekletme, ahaliye “Galiba eski yerimiz daha güzeldi. Bir şey aksamıyor. Bizimkiler bayramdan bayrama görüşüyor ve hızlı sonuç alınıyor” dedirtti.

Ders Üç: Cumhur İttifakı’nın oyuna talip olan sayın muhalefet, Bay Kemal’in ustalıkla götürdüğü gündem belirme enerjisi konusunda tuzağa düştü. Bay Kemal, maaşlarda, ikramiyelerde, emeklilikle yaşa takılanlarda, ÖTV’de, TÜİK’te, Merkez Bankası’nda, Milli Eğitim’de gösterdiği performansı sürdüremedi. Çünkü ortaklarının kibrinden yeterince destek görmedi. Dolayısıyla gündem belirleme yeniden Cumhur İttifakı’na bile değil, sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a geçti. Artık onun gündeminin peşinden koşulur oldu.

Ders Dört: Ahalimizin en can alıcı olaylarda bile kısa ve net sözleri dikkate alınmadı. İki ittifak da 6’şar partiden oluşmasına rağmen, “Nerede çokluk…” sözü Millet İttifakı için kullanıldı. 4 partinin birden CHP örgütünün paçasına yapışması, İYİ Parti’nin mahcup halleri milletin gözünden kaçmadı. Bay Kemal aday olmak için ‘sınırsız taviz verdi’ dendi. Densin ama yazık olan Bay Kemal’in projelerinden ziyade ‘Tek dert Erdoğan’ı devirmek’ meselesine döndü.

Ders Beş: Bunca yıldır hiç seçim zaferi yaşamamış yankı odalarının kahramanlarının gazına çok gelindi. Bay Kemal dışında millete üstenci bakıldı, kibirli davranıldı. “Asacağız, keseceğiz, yargılayacağız, süründüreceğiz, süreceğiz, atacağız” fiilleri ahalinin çoğunluğunda Bay Kemal’in sevgi dilini hapsettirdi, duyulmaz hale getirdi ve korku yarattı.

Ders Altı: Masadaki partilerin örgütleri 21 senedir iktidarı her yönüyle yaşayan AK Parti örgütü kadar diri, kaybedecekleri olan, sürdürecekleri bulananlar gibi davranmadı. Aksine “Nasılsa kazanıyoruz” afyonuyla seçime gitti. İlk turun sonucu onları ayıltmadı.

Ders Yedi: Masanın ortakları hiçbir noktada yine Bay Kemal hariç, fedakârlık, tevazu yarışına girmedi. Aksine istedikçe istedi. Oysa Cumhur İttifakı’nda tek kelime ki pazarlık olmasına rağmen, milletin diline düşmedi. 7 cumhurbaşkanı yardımcılığı, millete “Bunların derdi koltuk” dedirtti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “pazarlık yapmadan, talep etmeden” yönetmeyi başarması ahalide birbirine örnek gösterildi. Ayrıca Bahçeli’nin gocunmadan her fırsatta “Adayımız da cumhurbaşkanımız da sonuna kadar Erdoğan” sözü, masanın ortaklarına örnek olamadı.

Ders Sekiz: Adayın açıklanmasında geç kalındı. Başta İYİ Parti’nin Sayın Genel Başkanı Meral Akşener’in bir pazarlık yapıyor gibi “Kazanacak aday” sözleri “Bay Kemal kazanamaz” olarak zihinlere kazındı. Aday erken açıklanmalı ve iktidarı değiştirmeyi sahiden isteyenler o adaya göre bir programın etrafında birleşmeli idi. Popülaritesi yüksek belediye başkanları sahaya ‘Cumhurbaşkanı Yardımcısı’ olarak değil, “Biz de elimizi taşın altına sokuyoruz. Liderimizi Cumhurbaşkanı olmalı” diye çıkmalıydı. Kafalar karıştırılmamalıydı.

Ders Dokuz: Deprem felaketinde iktidarın çaresiz kalması karşında CHP’li belediyelerin özverili çalışmaları yeterince anlatılamadı. Deprem felaketini yaşayan iller tümüyle kazanılmışken, teker teker kaybedildi. Nedeni araştırılmadı. Oysa 6 liderin en az dördünün seçim boyunca, haftada en az iki kez de Bay Kemal’in bölgede yaşaması gerekiyordu.

Ders On: Siyasetin tüm renklerini aynı masada toplayan Bay Kemal hem zarafetinden hem devlet adamlığından yapmadı belki ama orkestrayı yönetememesi soru işareti yarattı.

Ders On Bir: En acı ders bu. Reyini kullananlar aşağılandı. Sandığa gitmeyenler oturdukları yerde koltuk bekleyenler tarafından küçümsendi. Son dakika politika değişikliği inandırıcı bulunmadı. Milleti aptal yerine koyan, cahil diye yaftalayan, küçümseyen o dile gerekli ders verilmedi.

Ders On İki: Terörle mücadele, HDP meselesi konusunda mahcup davranıldı. Türkiye’nin başına en büyük terör örgütü FETÖ’nün TBMM’yi bombalaması bile anlatılamadı. Kararlılıkla “PKK da FETÖ de aynıdır. İkisiyle de iş tutan bellidir” denmedi. Masa terörün masasına dönüştürülmesi izlendi.

En az 12 ders daha var. Yazı işleri kızmadan noktalayayım. Olan tüm iyi niyeti, devlet adamlığı, samimiliği, hakikiliğiyle, milletin gerçek adamı Bay Kemal’e oldu.

Şimdi Bay Kemal’den ziyade, Bay Kemal bu dersleri çıkarmayıp kaybettirenler düşünsün. Bence en çok kaybedenler onlar ve milletimiz oldu.

Memlekette gizli oy açık sayım var. Dokuz ay sonra yeniden sandığa gideceğiz. Umarım ders çıkarılır. Yarısı düzeltilse faydası olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Kerem Kırçuval Arşivi