Mehmet Şandır

Mehmet Şandır

Orta Doğu yanıyor

Çevremizde yangın var; aman dikkat!

Sınırlarımıza dayanmış orman yangınlarını kastetmiyorum ancak onlara da dikkat edelim. Yangın; hudut, ülke tanımaz; yeterince yangınımız zaten var.

Orta Doğu komşularımızda son on günden bu yana bir hareketlenme yaşanıyor. Yanardağ yeniden fokurdamaya başladı; aman dikkat!

Geçen hafta Irak’ın Kerkük şehrinde Araplar, Türkmenler ve Kürtler arasında ölümlü çatışmalar çıktı; olayların büyüme ihtimaline karşı sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 2017 yılında zor sağlanan istikrar ortamının aniden bozulması Irak’ta ve çevre ülkelerde tedirginliğe sebep oldu.

Kerkük, merkezi hükümete bağlıdır. Aslında Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı bölgenin merkezidir. Kerkük, Irak Türklüğünün tarihi merkezidir. Kandil ile Sincar arasında PKK’nın geçiş bölgesidir. 2017 yılında Kuzey Irak Kürt Yönetimi’ne ait Peşmergeler buradan çıkarıldıktan sonra kurulan Ortak Operasyonlar Komutanlığı’na tahsis edilen binanın KDP’ye devredilmek istenmesi Kerkük’te yaşayan toplumlara eski günleri ve niyetleri hatırlatmış olmalı ki yeniden karşı karşıya geldiler. Aralık ayında yapılacak olan yerel seçimler öncesinde bu olayların çıkışı ve gelişmesinde PKK ve İranlı grupların parmağı olduğu iddia edilmektedir. 

Irak’ta yaşanacak kaos; İran, ABD, İsrail gibi ülkelerin ve PKK, Haşdi Şabi, IŞİD gibi terör örgütlerinin yeniden sahneye çıkmasına fırsat verecektir. Bir başka yönüyle “dış güçler” harekete geçti demektir. 

Suriye’de geçen hafta başlayan olaylar, asla tesadüf değil; Irak’ta yaşananların ve bölgede yaşanacakların işaret fişeği niteliğindedir.

Suriye’nin güneyinde Suveyda ve El Dera kentlerinde Dürzi aşiretleri Esad rejimine karşı protesto gösterileri yapmaya başladı.

Suveyda’daki protesto gösterileri ikinci haftasına girdi; önce hayat şartlarının iyileştirilmesi talebiyle başladı, ardından rejimin değişmesi ve Birleşmiş Milletler’in (BM) 2254 sayılı kararının uygulanmasını talep eden sloganlarla mahiyet değiştirdi. Aynı gün şehrin 42 noktasında büyük kalabalıklarla isyana dönüştü. Özellikle kadınların oturma eylemleri etkiliydi. Gösterilerde “Limanları, havaalanlarını ve arazileri geri istiyoruz” şeklinde atılan sloganlar dikkat çekiciydi. Protestocuların, Suriye hükümetinin geçtiğimiz yıllarda, müttefikleri Rusya ve İran ile Suriye limanları, havaalanları ve arazi yatırımlarına ilişkin imzaladığı anlaşmaların iptalini istemeleri olayların masumiyetini tartışılır kılmaktadır.

Rejim olaylara bugüne kadar bir müdahalede bulunmadı. Yerel basın kaynakları, Suveyda ve Dera’da Esad rejimine bağlı bütün resmi kurumların kapatıldığını ve Baas Partisi’nin Suveyda şubesine ise Dürzi bayrakları asıldığını yazıyor.

Suwayda24 adlı internet haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni Raayan Maruf’a göre, “Bu, Dürzi topluluğunun ve dini liderlerinin büyük bir kesiminin geniş toplumsal desteğine sahip daha önce hiç yaşanmamış bir sivil ayaklanma.” 

Malum; Dürzi topluluğu Suriye iç savaşında Esad Rejimi’nden yana duruş sergilemişti veya muhaliflere destek vermemişti. Tarih boyunca İngiltere’nin desteğinde varlığını sürdürmüş Dürzilerin ayaklanması özel anlam taşır ve çarpan etkisi olacaktır.

Bu olayların Şam ve Deyrizor’a sıçraması yeni bir “Suriye İç Savaşı” ihtimalini gündeme getirecektir. Suriye’nin kuzey kentlerine özellikle de İdlib’e taşması Türkiye açısından bir felakete dönüşecektir; Aman dikkat!

Ayrıca, Suriye’nin kuzey doğusunda Deyrizor kenti kırsalında Sünni Arap aşiretleri ile YPG/PKK güçleri arasında çatışmalar 10 gündür devam etmektedir. Çatışmalarda 52 kişinin öldüğü 70 kişinin yaralandığı bildiriliyor. Arap aşiretlerinin 25 köyü YPG’den temizlediği haberleri geliyor. ABD’nin desteğindeki Suriye Demokratik Güçleri örgütünün çözülmesi bölgede dengeleri toptan değiştirecektir. SDG ve Arap aşiretleri arasındaki çatışmalar, Fırat’ın doğusundaki Tabiye kasabası yakınlarında bulunan Conoco doğal gaz sahasında yaşandı. Burada aynı zamanda ABD’nin öncülük ettiği IŞİD’le mücadele için kurulan Uluslararası Koalisyona bağlı birlikler de konuşlu olması konuyu hızla uluslararası bir mesele haline dönüştürecektir. Esad yönetimi, güneydeki gösterilerle meşgulken kuzeydoğuda yaşanan bu çatışmalara müdahale etme gücünü bulamayacak; özellikle İran güçlerine fırsat doğacaktır. ABD’nin, bölgedeki İran birliklerinin bulunduğu alanları havadan bombaladığı haberleri uluslararası haber ajanslarına düşmektedir. 

Son günlerin bir flaş haberi de ABD’nin 6. Filo’su ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Doğu Akdeniz’de yaptığı özel tatbikat haberleridir. 6. Filo’nun amiral gemisi USS Mount Whitney’in İstanbul’u ziyaret etmesinden üç gün sonra ABD’nin en yeni, en büyük ve savaş yetenekleri en yüksek uçak gemisi USS Gerald Ford, Türk Deniz ve Hava Kuvvetleri ile geçen hafta Doğu Akdeniz’de tatbikat yaptı. Bu çok uzun yıllar olmamıştı. Eniştem beni niye öptü(!)

BENCE

Aman dikkat; bölgemizde yeniden yeni bir oyun kuruluyor.

Suriye’de 2011 yılı mart ayında düştüğümüz yanlışa bir daha düşmeyelim! 

Irak’ta Türkmenlerin arkasında duralım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Şandır Arşivi